ŞAİRHANE: Hazırlayan Hüseyin Eroğlu (Bu Hafta; Ruhi Aldemir)

Bugün Edremit’li bir şairimizi tanıtıyoruz. Ruhi Aldemir. Ben kimim? ‘’1938 yılında Edremit’te doğdum. Tahsilimi ancak orta bire kadar yapabildim. Gençliğimde 9 Eylül futbol takımında oynadım. 17 yaşından itibaren bende şiir tutkusu başladı. 1959 yılında Sivas’ta vatani görevimi yaparken 15 tane şiirimi kaleme aldım. Çocukluğum Edremit’in Cennetayağı mevkindeki, meşhur Hasan Kara’nın meyve bahçesinde geçti. 15 senede […]

ŞAİRHANE: Hazırlayan Hüseyin Eroğlu (Bu Hafta; Ruhi Aldemir)

Bugün Edremit’li bir şairimizi tanıtıyoruz. Ruhi Aldemir.

Ben kimim? ‘’1938 yılında Edremit’te doğdum. Tahsilimi ancak orta bire kadar yapabildim. Gençliğimde 9 Eylül futbol takımında oynadım. 17 yaşından itibaren bende şiir tutkusu başladı. 1959 yılında Sivas’ta vatani görevimi yaparken 15 tane şiirimi kaleme aldım. Çocukluğum Edremit’in Cennetayağı mevkindeki, meşhur Hasan Kara’nın meyve bahçesinde geçti. 15 senede Kaz Dağı’nda avcılık yaptım. Bende doğa sevgisi gelişti ve şiirlerime konu oldu. Edremit’teki yerel radyolarda ve gazetelerde şiirlerim yayınlandı. Geçen yıl Akçay’da yapılan ‘’Geleneksel Şairler ve Bestekarlar Yarışması’’na katıldım. Ancak Profosyoneller arasında dereceye giremedim. Şiirlerim Türkiye genelinde yayınlanan ‘’ANA’’ isimli dergi de çıkmaktadır. Körfez halkına saygılarımla.

 

Şiirlerinden bazıları:

ZEYTİN GÖZLÜM

Uykusuz gecelerde seni arıyorum

Sana sarılıp düş görüp yatıyorum

Ay denize vurmuş seni bana anlatıyor

Sen anlamıyorsun bana gülüyorsun

 

Seni sevmiyeni seviyorsun aldanıyorsun

Sabah olunca kuşlar cıvıl, cıvıl öter

Sevda şarkıları söylerler, sevişirler

Dinlersen, bakarsan, sende aşık olursun

 

Zeytin gözlüm, rakımı zeytinle içiyorum.

Her kadehte zeytini ısırdığın gibi dişliyorum.

Akçay’da kordun, seni bana anlatıyor.

 

Ebe kuşağı aşk kuşağı olmuş renk, renk

Saçını anlatıyor elbiseni hatırlatıyor.

Oturduğun yerlerde, yeller esiyor.

Zeytin gözlüm sen yoksun, sen yoksun.

———

OTOBÜS DURAĞI

Güneş gözlüğü takarsın

Biliyorum sende bakarsın

Ara sıra bana göz atarsın

Kalbimi hasta yaparsın

 

Otobüs Akçay’a gider

Yollarda iz, iz eder

Her durakta yolcu iner

Yolcu biner

 

Kırmızı puanlı elbisen

Kadınları hasta eder

Erkekleri deli divane eder

Çalan bant aşkımızı söyler

 

Rüzgar saçlarını sever.

Herkes seni över

Durakta sigara yakarsın

Gözlüğü takıp herkese bakarsın.

——————-

DOĞUŞ

Güzel Türkiye’min üzerini

Kara bulutlar kaplamıştı.

Bu bulutların arkasından

Doğuş- yapan MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Gök gibi gürledi

Şimşek gibi çaktı

Kaşlarını çattı

Etrafına baktı

 

Doğuş:  Yapan MUSTAFA KEMAL  sarı zeybekti

Karda, yağmurda, çamurda, yattı

Tepelerden, vadilerden bize baktı

Doğuştan bizi öksüz bırakmadı

 

Şimdi soruyorum kimdi bu komutanlar

Atatürk ve arkadaşları dedelerimizidi

Onlar dolma, tüfek, tırpan, baltayla savaştı

Bir ekmeği, bir zeytinle paylaştı

 

İnledi o gün gökyüzü titredi bu yerler

Bize demir bilekli tunç yürekli

Atatürk’ün askerleri derler

Göz yaşı aktı sel oldu, yandı içimiz.

 

Bugüm (10 Kasım) renk, renk Kasımpatılar

Boynunu bükmüş, bizim gibi hüzünlü

Bir gün veya iki gün sonra solacaklar

Fakat;  Kalbimdeki sevgi çiçeği solmayacak

 

Ne mutlu Türk topraklarını sevene

Ne mutlu Türk bayrağını sevene

Ne mutlu Atatürk öğretmenlerine

Ne mutlu Türk’üm diyene

Yorumlar

yorum