SALTANATIN SONU

Bu hafta sizlerle son Osmanlı padişahı Vahdettin’in ülkeden kaçışı üzerine sohbet edeceğim.1.Kasım.1922 tarihinde TBMM’de saltanatın kaldırılması ile Osmanlı saltanatı sona ermişti. Vahdettin 17.Kasım’da da ülkeyi terk etti. Şimdi saltanatın kısa tarihçesine bakalım. Türk tarihinde İslamiyet’in kabulünden önce devletler boy teşkilatları üzerine kuruluyordu. Şahıs hanedanlıkları yoktu. İslamiyet’in kabulünden sonra şahıs hanedanlıkları ortaya çıktı ve devletler kuran […]

SALTANATIN SONU

Sinan KahyaoğluBu hafta sizlerle son Osmanlı padişahı Vahdettin’in ülkeden kaçışı üzerine sohbet edeceğim.1.Kasım.1922 tarihinde TBMM’de saltanatın kaldırılması ile Osmanlı saltanatı sona ermişti. Vahdettin 17.Kasım’da da ülkeyi terk etti. Şimdi saltanatın kısa tarihçesine bakalım.

Türk tarihinde İslamiyet’in kabulünden önce devletler boy teşkilatları üzerine kuruluyordu. Şahıs hanedanlıkları yoktu. İslamiyet’in kabulünden sonra şahıs hanedanlıkları ortaya çıktı ve devletler kuran kişinin adı ile anılır oldu. Devletleri de kuran kişinin çocukları yönetiyordu. Bu çocuklara şehzade denir ve bir eyalette devlet yönetimine alıştırıldı.Padişah veya sultanın ölümünden sonra çocuklar arasında şiddetli bir taht kavgası başlardı.Kim kazanırsa o tahta çıkardı.Tahta çıkan şehzade diğer kardeşlerini öldürürdü.

Osmanlı saltanatı 1300 yılında Osman Bey ile başlamıştır. Devlette adını Osman Bey’den almıştır. Bazı kaynaklara göre Osman Bey’in adı aslen Otman Bey’dir.Daha sonraki yıllarda Osman’a dönmüştür.Osman Bey’den sonra tahta oğlu Orhan Bey geçmiştir.Ondan sonra onun çocukları tahta geçmiş ve hanedanlık kurulmuştur.1922 yılına kadar Osmanlı tahtına 36 padişah çıkmıştır.Bunlardan bazıları birkaç ay tahta kalırken,bazıları ise yıllarca hüküm sürmüştür.Aralarında çok zeki ve iyi niyetlileri varken,aptal ve kötü niyetlileri de olmuştur.İsimleri olarak en fazla Mehmet ile Murat kullanılmıştır.Yükselme dönemlerinde pasif padişahların hataları örtülebilirken gerileme ve dağılma dönemlerinde iyi niyetli ve çalışkan padişahların artıları da yok olmuştur.Devlet zaman zaman  kendini yenilemek zorunda kalmış ve bunu toplumun ve Avrupalı devletlerin zorlamaları ile yapmıştır.Tüm yenilikler askeriyeden başlamıştır.Çünkü Osmanlı’nın asıl derdi savaşlarda galip gelmektir.Toplumun uyanması ve üretmesi çok önemli değildir.16.y.y.an itibaren devlet skolastik düşünceye saplanmış ve aydınlanmayı yaşayan Avrupa ülkeleri karşısında gerilemeye de başlamıştır.19.y.y.da başında büyük bir değişim geçirmiştir.2.Mahmut devleti yeniden dizayn etmiştir.1876 yılında Meşrutiyet ilan edilmiş ve padişahın yetkileri kısıtlanmıştır.Fakat Osmanlı bünyesinde ayrılık tohumları yeşermeye başladığından başarılı olamamıştır.1918 yılında Birinci Dünya savaşının sona erdiği yıl Mehmet Reşat vefat etmiş ve yerine Vahdettin geçmiştir.Mondros Ateşkes anlaşmasını Vahdettin imzalamıştır.Vahdettin’in politikası İtilaf devletlerini özellikle İngiltere’yi kızdırmamaktır.Amacı İngiltere’nin merhametine sığınmaktır.Bunun için Yunan ordusunun İzmir’i işgaline karşı çıkmamıştır.Karşı çıkılmaması içinde ferman yayınlamıştır.Bundan dolayı Yunan ordusuna ordu bazında karşı çıkılmamıştır.Ulu Önder Mustafa Kemal’i de Samsun’a, Rum çetelerine karşı çıkan Türk çetelerini yola getirip Rumlar lehine asayişi sağlamak için göndermiştir.Mustafa Kemal Amasya genelgesini yayınlayınca onu geri çağırmıştır.Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşına karşı çıkmıştır.Bunun için Hilafet ordusu hazırlamış ve İzmit üzerinden Kuvayı Milliyecilerin üzerine göndermiştir.Yer yer de Ankara hükümetine karşı isyanlar tertiplemiştir.1918 yılında süresi dolduğundan Meclisi Mebusan’ı dağıtmış ve yeni seçimlere gitmemiştir.Ankara hareketinin baskısı üzerine seçimler yapılmış ve yeni meclis Ocak-1920 tarihinde toplanmıştır.Bu meclis Misak-ı Milli’yi kabul edince İngiltere İstanbul’a asker çıkararak işgal etmiştir.Meclisi basmış ve yakaladığı mebuslar ile komutanları Malta’ya sürmüştür.Kaçabilen mebuslar Anadolu’ya geçmişler ve Ankara’ya gelmişlerdir.Bunun üzerine 23.Nisan.1920 tarihinde Ankara’da TBMM açılmıştır.TBMM’si Mustafa Kemal’i kendine başkan seçmiştir.Bu meclis hızla yeni düzenli ordu kurmaya başlamış ve çıkan isyanları da eldeki milis kuvvetler ile bastırmıştır.Kurtuluş Savaşı İzmir’in kurtarılması ile sona ermiştir.Ardından 30.Eylül.1922 tarihinde Mudanya Ateşkes anlaşması imzalanmış ve Trakya kurşun atmadan kurtarılmıştır.Ne İstanbul’un işgaline,ne meclisin dağıtılmasına karşı çıkan padişah Vahdettin,Ankara hükümetinin her yaptığına karşı çıkmıştır.Ekim ayı içinde barış görüşmeleri için Lozan’da toplanılması kararlaştırılmış ve İtilaf devletleri tarafından Ankara hükümetine davetiye gönderilmiştir.Bu arada Lozan’da Ankara hükümetinin pazarlık gücünü azaltmak için İstanbul hükümetini de Lozan’a davet etmişlerdir.Bu durum Ankara’yı kızdırmıştır.İstanbul hükümeti ile padişah bu davete sevinçle karşılık vermiştir.Bunun üzerine 1.Kasım.1922 tarihinde TBMM’de görüşülerek saltanat kaldırılmıştır.Halife’liğe de Abdülmecit Efendi seçilmiştir.Saltanatın kaldırılması ile Vahdettin şoka girmiştir.10.Kasım günü son defa Cuma selamlığına çıkmış ve ardında kaçma hesapları yapmaya başlamıştır.Sonra İstanbul’u işgal eden İngiltere’ye ,İstanbul’da hayatının tehlikede olduğunu söyleyerek sığınmıştır.İngiltere Vahdettin’i Malta’ya götürerek bırakmıştır.Kendi ifadesine göre hicret etmiştir.Malta’dan Cidde’ye geçmiş ve orada kendisini Mekke şerifi Hüseyin hoş karşılamamıştır. Bunun üzerine İtalya’ya gitmiştir. İtalya ona Osmanlı’yı paylaşma görüşmelerinin yapıldığı San Rome’da oturma izni vermiştir. Buraya yerleşen Vahdettin elindeki serveti kısa bir süre içinde bitirmiştir.Ardından Atatürk’ten parasal yardım istemiştir.Atatürk’te bu isteği ret etmiştir.1926 yılında San Rome’de yoksulluk içinde vefat etmiştir.Naaşı hastanede parasızlık nedeniyle rehin kalmıştır.Yakınları naaşını kaçırmışlar ve sonra Müslümanlığı akıllarına gelip onu Şam’a götürüp defnetmişlerdir.Bugün mezarı Şam’dadır. Daha sonra halifelikte kaldırılmış ve Osmanlı hanedanı ülke topraklarından dışarı çıkarılmıştır.

Geçen gün Fransa’da yapılan terör eylemlerinde ölenlere Tanrı’dan rahmet diliyorum. Umarım bu terör eylemleri Avrupalı devletlere ders olur da çifte standartlarından vazgeçerler. Ortadoğu’daki terör örgütlerini silahlarıyla desteklemezler. Onların yaşadığını Ortadoğu ülkeleri ve ülkemiz yıllardır yaşıyor. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum