Eğitim sen Edremit temsilciliği; İŞ GÜVENCEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

    Eğitim sen Edremit temsilciliği Kamuda esnek, performansa dayalı ve güvencesiz çalışma ile ilgili iş güvencesine yazılı basın açıklaması ile dikkat çekti. Eğitim sen Edremit temsilciliğince yapılan yazılı açıklamada; “Kamuda esnek, performansa dayalı ve güvencesiz çalışma ile ilgili gerekli alt yapı geçtiğimiz yıllarda hazırlanıp, kamu hizmetleri büyük ölçüde ticarileştirildikçe, kamu istihdamının sağladığı iş güvencesi […]

Eğitim sen Edremit temsilciliği;  İŞ GÜVENCEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!

 

 

Eğitim sen Edremit temsilciliği Kamuda esnek, performansa dayalı ve güvencesiz çalışma ile ilgili iş güvencesine yazılı basın açıklaması ile dikkat çekti.

Eğitim sen Edremit temsilciliğince yapılan yazılı açıklamada; “Kamuda esnek, performansa dayalı ve güvencesiz çalışma ile ilgili gerekli alt yapı geçtiğimiz yıllarda hazırlanıp, kamu hizmetleri büyük ölçüde ticarileştirildikçe, kamu istihdamının sağladığı iş güvencesi ve bu güvenceye sahip olan kamu emekçileri yeni hedef haline geldi.

Hükümetin personel sistemini istediği gibi değiştirmesi için hem koşullar hem de aktörler hazır bekliyorlar. 1 Kasım seçimlerinin hemen ardından “Başkanlık sistemi” tartışmalarına paralel olarak konunun yeniden gündeme getirilip tartışmaya açılması, AKP’nin en bildik taktik manevralarından birisi. Kamuoyunun tepkisini ölçüp ona göre saldırının içeriği ve şiddetini belirleyecekler. AKP, pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da “stratejik hedefini” belirlemiş ve gerekli adımları atmak için uygun zamanı bekliyor.

Esnek çalışma biçimlerinin kamu istihdamı içine fiilen taşınması, statü rejimine tabi kamu istihdam ilişkilerini ve onun sağladığı avantajları tamamen tasfiye etmeyi amaçlarken, yerine güvencesizliği esas alan istihdam biçimlerine geçilmesinin planları yapılıyor.

Kamu hizmetleri hızla ticarileştirilip, özelleştirilirken bu hizmetleri sunanların statülerinin eskisi gibi kalması elbette mümkün değil. Bu açıdan bakıldığında neden kamu personel sistemi değiştirilmek isteniyor? Sorusuna verilmesi gereken ilk yanıt kuşkusuz kamu emekçilerinin devlet tarafından ciddi bir “maliyet kalemi” oluşturması olacaktır. Hükümet yetkililerinin dönem dönem personel giderlerinin fazlalığından şikâyet etmesi ve bunun aşılması için daha esnek bir istihdam yapısının oluşturulmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulamaları bu nedenle boşuna değil.

 

Bugüne kadar kamu personel sistemi ile ilgili olarak gündeme getirilen yasa tasarılarını, esnek ve güvencesiz çalışma uygulamalarını göz önünde bulunduracak olursak önümüzdeki dönemde kamu emekçilerini hangi tehlikelerin beklediğini bugünden görebilmek mümkündür;

 

Her bir kamu emekçisinden hali hazırda yaptığı iş dışında, başka ve değişik işler yapabilmesi sağlanacak. Bugün pek çok işkolunda fiilen uygulanan bu durum yasal hale geldikten sonra, iş yükü en az iki kat artacak. Kamuda verimlilik esas olacağından kamu yönetimi, daha az kişi ile daha çok iş yapmayı hedefleyecek ve bu hedefler, tıpkı fabrikalarda olduğu gibi performans değerlendirme uygulaması ile sürekli artacak.

Bulunduğu yerdeki görev tanımına uygun işleri yapan kamu emekçileri, tanımlanmış görevlerinin dışındaki işlere de kaydırılarak, tıpkı “ödünç işçilik” uygulamasında olduğu gibi kurumlar arasında “ödünç” alınıp verilebilecek. Böylece kamu emekçileri üzerinden hem işlevsel esneklik (bir kişiye birden çok iş yaptırma), hem de sayısal esneklik (daha az kişi ile daha çok iş yapmak) söz konusu olacak.

İş güvencesi açısından memur sayısı asker, polis, hakim ve savcı ile sınırlı tutulurken, kamu istihdamında güvencesizlik esas hale gelecek. Mevcut kamu emekçilerinin ödev, hak, yetki ve sorumlulukları, göreve alınma, hizmet şartları ve şekilleri, mali ve sosyal hakları zaman içinde yavaş yavaş sınırlandırılacak. Zaman içinde kamuda kadrolu çalışma istisna, güvencesiz çalışma kural haline gelecek, kamu emekçilerinin büyük bir kısmı iş güvencesiz ve sözleşmeli olarak istihdam edilecek.

Sözleşmeli ya da ücretli olarak çalışanların aylık ücretlerinde ve sigorta primi ödemelerindeki azalmalar nedeniyle emeklilik hayal bile edilemeyecek. Çalışması tam zamanlı olarak kabul edilmeyen çok sayıda kamu emekçisinin, mevcut ekonomik ve özlük hak kayıplarının yanı sıra, sigorta, sağlık ve sosyal güvenlik kazanımlarında da ciddi kayıplar söz konusu olacak.

Bugüne kadar kamu istihdamında adım adım hayata geçirilen değişikliklerin ortaya çıkardığı en temel sonuç, önümüzdeki dönemde kamu personel sisteminin iç örgütlenmesini örgütlü, sosyal ve özlük hakları olan, iş güvencesine sahip kamu emekçileri ile sürdürülmek istenmediğini gösteriyor.

Artık kamu istihdamında daha esnek, savunmasız, iş güvencesi gösterdiği bireysel performansa bağlı olan, istendiği zaman “en az maliyetle” kolaylıkla kapı önüne konulabilecek iktidarın uygulamalarına itiraz etmeyen “itaatkâr memur” tipi yaratmak.

Kamu personel sisteminde yaşanacak muhtemel değişiklikleri sadece kamu emekçilerini değil, kamu hizmetinden yararlanan milyonlarca yurttaşı da yakından ilgilendiriyor. Bu noktada sendikaların kurulduğu ilk günden bu yana savunduğu kamu hizmetlerinin herkese eşit ve parasız olarak ulaştırılması için kamu hizmetini yürütenlerin ve bu hizmetten yararlananların ortak tepkisini örgütlemek için bütün imkanların seferber edilmesi gerekiyor.

Önümüzdeki dönemde hayata geçirilmek istenen ve iş güvencemizi ortadan kaldırmaya yönelik girişimleri sadece basit bir “yasa değişikliği” olarak görmeden, kamu hizmetini sunanlar ile bu hizmetten yararlanan geniş halk kesimlerinin ortak mücadelesi örgütlenmek zorunda.

Kamu emekçilerinin kazanılmış haklarını elinden almayı hedefleyen tüm girişimlere son verilmeli, taşeron, sözleşmeli ve geçici istihdam biçimleri yasaklanmalıdır. Herkese iş ve güvenceli çalışma ortamı sağlanmalıdır.

En temel haklarımıza yönelik olarak başlatılan saldırılar karşısında sessiz kalmayacağımızı, iş güvencemizi hedef alan tüm saldırılara karşı tüm gücümüzle direneceğimiz bilinmelidir.”ifadelerine yer verildi.Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum