Zeytin

    Dünya bir döngü içinde sürer gider. Her yıl bahar geldi mi ağaçlar çiçek açar,kuşlar gelir yuva yaparlar ve yavru çıkarırlar.Yaz geldi mi havalar ısınır ve bitkiler meyvelerini verirler.Sonbahar da ise ağaçlar yapraklarını dökerler ve yağmurlar yağmaya başlar.Sonbahar mevsimi geldi mi yöremizde de ayrı bir hareketlilik başlar.Zeytinliklerin altlarının otları kesilip temizlenir.Bunlar hasada hazırlıktır.Ekim ayı […]

Zeytin

 

 

Dünya bir döngü içinde sürer gider. Her yıl bahar geldi mi ağaçlar çiçek açar,kuşlar gelir yuva yaparlar ve yavru çıkarırlar.Yaz geldi mi havalar ısınır ve bitkiler meyvelerini verirler.Sonbahar da ise ağaçlar yapraklarını dökerler ve yağmurlar yağmaya başlar.Sonbahar mevsimi geldi mi yöremizde de ayrı bir hareketlilik başlar.Zeytinliklerin altlarının otları kesilip temizlenir.Bunlar hasada hazırlıktır.Ekim ayı içinde baklalar ekilir,sarımsak ile soğanlar da ekilirler.Ayvalar ile narlar toplanır.Mandalinalar ilk olarak koparılır.Kasım ayı başında zeytinlerden  kırmalık zeytinler toplanır ve kırma zeytin  yapılır.Bu ay içinde yeşil zeytin için zeytinlerden sıyırmalar da başlar.Büyük üreticiler tayfalarla zeytinliklerde yeşil zeytin toplatır.Toplanan yeşil zeytinlerden elek altında kalanları fabrikalarda çıkartılır.Sezonun ilk yağları bunlardır.Bu ayın sonuna doğru asıl hasat başlar ve toplanan zeytinler sıkılarak yağ elde edilir.Sezon Ocak ayı sonuna kadar sürer.Büyük üreticiler en son hasadı bitirenlerdir.Küçük üreticiler Aralık ayı içinde  hasatlarını bitirirler.İlk yeni yağlar eve gelince köylerde bu yağlardan bişi denilen lokmalar dökülür ve konu komşuya dağıtılır.Bu elde edilen yeni yağın bereketli olması dileği içindir.Hasat sırasında köylüler birbirleriyle badaşırlar.Yani anlaşarak beraber hasat yaparlar.Yöreye zeytin toplamaya genellikle İvrindi’nin köyleri ile Havran’ın köylerinden işçiler gelirler.Bu işçiler arabalar ile gelip akşam köylerine dönerler.Bazı işçiler ise yatılı gelirler ki bunlar geldiklerinde bir yerde kalırlar.Sezon süresince orada barınırlar.Bunlara yatılı tayfa adı verilir.

Zeytin insanlığın kültüre ettiği en eski bitkilerden birisidir. Bazı kaynaklara göre M.Ö.4000 yıllarında kültüre edilmiştir.İzmir Değirmendere’de antik çağlardan kalma zeytin işleme tesisleri bulunmuştur.Zeytin mitolojide zeka tanrıçası Athena’nın kutsal ağacı olarak görülür.Gerçekten de zeytin çekirdeğinden zeytin çıkmaz.Zeytin yabani zeytin denilen Delice ağacının aşılanması ile elde edilir.Bundan dolayı Edremit Zeytin Araştırma istasyonunda zeytin fidanları çelikleme ile elde edilirler.

Bir rivayete göre İonlar yeni kuracakları bir kent için bir yarışma açmışlar. Bu yarışmaya Posedion at yetiştirme ile katılmış.Athena ise zeytin yetiştirme ile katılmış ve yarışmayı Athena kazanmış.Bunun için İonlar yeni kurdukları kente Athena’nın adını vermişler.Bu kent bugün Yunanistan’ın başkenti olan Atina’dır.Atina adını Athena’dan almaktadır.Halikarnas Balıkçısı bu efsaneye dayanarak zeytin üretiminin Anadolu’dan Yunanistan’a gittiğini ileri sürer.Zeytin Akdeniz ikliminin nazlı ağacıdır.Zeytin ağacı olan her yerde mutlaka Akdeniz iklimi görülür.Yurdumuzda Artvin yakınında Çoruh nehri vadisinde,Orta Sakarya vadisinde,İzmit,Yalova,Erdek,Mudanya,İznik,Çanakkale,Ezine,Ayvacık,Edremit,Havran,Burhaniye,Ayvalık,İzmir,Aydın,Muğla,Antalya,Mersin,Adana,Gaziantap,Urfa çevresinde zeytinlikler bulunur.Siirt dolaylarında da zeytin vardır.Mardin Derik,Kızıltepe ve Nusaybin çevresinde de zeytin yetiştirilmeye başlanmıştır.Cudi Dağı yükseltilerinde de yıllanmış  zeytin ağaçlarına rastlandı.

Zeytin Ege Bölgesinde uygarlığın başlamasına neden olan iki bitkiden birisidir. Bu bitkilerden diğeri ise asmadır. Her iki bitkinin de ürünleri hem sıvı hem de katıdır.Zeytin yağı ile sıvıdır.Siyan zeytini ile katıdır.Ayrıca odunu ile yakacak sağlar.Asma da üzümü ile katıdır,Şarabı ile sıvıdır.Zeytinin yağını elde etmek için yörede taş işçiliği gelişmiştir.Bugünkü zeytini kırma ve presleme o yıllarda bulunmuştur.Arşimet vidası ile ilk presler elde edilmiştir.Bu preslerde vida ağaçtan yapılmıştır.Bu örnekleri gerek Adatepe Zeytinyağı Müzesinde gerekse Sabit Ertür Zeytinyağı Aletleri Galerisinde görebilirsiniz.Elde edilen zeytinyağı ile şarapların nakledilmesi ve saklanması da bir problem olarak insanların karşısına çıkmıştır.Bunu çözmek için ise küp üretim ortaya çıkmış,hem büyük küpler hem de amfora denilen testiler üretilmiştir.Menemen ve Ezine çömlekçilik bakımından ileri gitmişlerdir.Antik çağda batmış gemilerden çıkarılan amforalar denizaltı müzelerinde görülebilir.Bu amforalar ile gerek sıvı olan yağlar veya şaraplar,gerekse katı olan zeytin,hülasa,buğday veya üzüm taşınmıştır.Amforaların ağızları ise bal mumları ile kapatılmıştır.Hazırlanan mallar yapılan gemilere doldurularak adadan adaya taşınmış ve böylece deniz taşımacılığı başlamıştır.

Filistin çevresinde eski çağlarda kaliteli yağların yeri ayrıdır. Bir kral kral olunca krallığını ilan etmek için vücudunu yağlardı.Davut peygamber de krallığını vücudunu zeytin yağı ile yağlayarak ilan etmiştir.Hz.İsa’ya kaliteli bir yağ getirdiklerinde bunu saklayın demiş ve yağlanmamıştır.Zeytinyağı yöremizde kışın grip tedavisinde de kullanılır.Hasta kişinin sırtı ısıtılmış ve içine baharat konulmuş zeytinyağı ile ovulur ve hasta hemen yatırılır.Sabah büyük ölçüde hasta iyileşmiş olur.Nacizane fakirde bu şekilde çok tedavi oldu.Hala oluyor.

Son yıllarda yöremizde zeytinlikler üzerinde imar baskısı vardır. İmara açılan zeytinlikler kesilerek yerlerine konut yapılmaktadır. Bu ise bu kıymetli ağacın yok olmasına neden olmaktadır.Unutmayalım zeytinlikleri konut alanlarına çevirmek kolay ama konutları zeytinliğe çevirmesi zordur.Nüfusumuz arttıkça zeytinyağına olan ihtiyacımız da artacaktır.Onun için zeytinliklerimizi koruyalım.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum