“Kadına Seçme Ve seçilme hakkının Verilmesi “ kanunu 85 yaşında

“Türk Kadının Kaderi Cumhuriyet ile değişti” Burhaniye Belediyesi Konseyi tarafından düzenlenen Kadına Seçme Seçilme Hakkının verilmesi hakkındaki panel Reha Yurdakul salonunda yapıldı. Burhaniye Belediyesi Başkan yardımcısı Cemal Akkılıç, Burhaniye Kent Konseyi Başkanı Necmi Şengider, Genel sekreter Uğur Baykent, CHP Kadın Kolları başkanı Pervin Köle’nin de katıldığı panelde Avukat Ayten Tuna ve   Avukat Filiz Sonsuz ile […]

“Kadına Seçme Ve seçilme hakkının Verilmesi “ kanunu 85 yaşında

“Türk Kadının Kaderi Cumhuriyet ile değişti”

Burhaniye Belediyesi Konseyi tarafından düzenlenen Kadına Seçme Seçilme Hakkının verilmesi hakkındaki panel Reha Yurdakul salonunda yapıldı. Burhaniye Belediyesi Başkan yardımcısı Cemal Akkılıç, Burhaniye Kent Konseyi Başkanı Necmi Şengider, Genel sekreter Uğur Baykent, CHP Kadın Kolları başkanı Pervin Köle’nin de katıldığı panelde Avukat Ayten Tuna ve   Avukat Filiz Sonsuz ile Kent Konseyi kadın Meclisi başkanı Ülkü Çiftçi, panele katılanlara seslendi.   1930 yılında kadına verilen seçme seçilme hakkının, Türk kadınını nereden nereye getirdiği tartışılırken, Konuşmacılardan Avukat Filiz Sonsuz, “ ülkemizde Sağlık, eğitim, gelir dağılımı gibi pek çok alanda kadınlarımız aleyhine eşitsizlik var. Erkeklerin egemen olduğu siyasette eşitsizlik çok daha bariz. Kadının siyasal yaşama katılımı, toplumda kadının yeri, kadın algısı, aile içi rol paylaşımı, kadının üretim ilişkisi  içindeki yeri, kadının eğitim düzeyi, ekonomik durumu, toplumda kadın hareketinin gücü, toplumda demokrasi düzeyi, iktidar partisi yada partilerin kadın politikaları, geleneksel, dini inancın ne kadar belirleyici olduğu, seçim sistemi gibi pek çok faktöre bağlı. Dünyada ilk kez bir kadın parlamentoda, 1924 yılında Danimarka’da görev alıyor. Danimarka’da kadına seçme ve seçilme hakkı 5 Haziran 1915 yılında verilmişti. İlk kadın devlet başkanının da Sri Lanka’da seçildiği söyleyen Avukat Filiz Sonsuz, Avrupa’da ise ilk kadın başkanın 1979 yılında İngiltere’de Margaret Theatcher   olduğunu söyledi. Avukat Ayten Tuna ise, Erkekler ile bu dünyayı şimdiye değin hiç eşit koşullarda kullanmadık. Oysa kadına doğanın, Allah’ın bahşettiği bir biyolojik farklılık ve öndelik var. Bizler hiçbir şey yapmasak bile hep hayatın içerisindeyiz. Hayatı yaşıyoruz. Bir kadın belediye başkanı düşünün, onun su kesilmesine karşı bakış açısı bir erkekten ne kadar farklıdır. Bir çocuk parkının önünden geçerken kırık salıncağı hemen fark eder ve çocuk için onun ne demek olduğunu bilir. Önlemini alır. Bunun gibi her olaya pratik, onarıcı, yapıcı çözümler bulur ve uygular. En basit şekliyle anlattıklarımız bu örnekler gibi pek çok nedenle kadın siyasetin içerisinde olmalıdır. Türk Kadınının kaderini Cumhuriyet devri değiştirdi. Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet aydınları kadın haklarına saygı gösterdiler ve bir dizi radikal reform gerçekleştirdiler. 3 Mart 1924’de kabul edilen Tevhidi Tedrisat Yasası’yla kız çocukları da eşit eğitim hakkına kavuştu. 1924 Anayasasının 87,  maddesi ile de ilk öğretim kız-erkek herkese zorunlu hale getirilerek kız çocuklarının okutulması Anayasal zorunluluk haline getirilmiştir. Sosyal alanda kadın erkek eşitliğinin sağlanması ise 1926’da Medeni  Kanunun kabulü ile gerçekleştirilmiştir. Medeni Kanun ile “Medeni Nikah” sistemi koyulmuş ve çok eşlilik yerine tek eşlilik düzeni getirilmiştir. Evlenme, Boşanma, miras gibi alanlardaki kadın ve erkek eşitliği sağlanmıştır. Mahkeme önünde kadın ve erkeğin eşit şahitliği kabul edilmiştir. Kadınlara istediği işte çalışma hakkı tanınmıştır. Gerçi Türk kadınlarının kanunen sahip olduğu hakları kullanabilmesi  ve sosyal yaşamda daha görünür hale gelebilmesi uzun bir süreç gerektiren bir olgudur. Türk kadını Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar büyük bir toplumsal değişim yaşayarak günümüzde sosyal alanda daha etkin rol oynamayı başarmıştır” dedi. Burhaniye Kent Konseyi kadın Komisyonu başkanı  Ülkü Çiftçi ise yaptığı konuşmada, 1930 yılından itibaren bir dizi yasa ile önce belediye seçimlerine katılım, sonra köylerde muhtar olma, ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınlarımız millet vekili seçme ve seçilme hakkı ise 5 Aralık 1934 yılında Anayasa ve kanunda yapılan değişiklik ile tanındı. Kadınlar milletvekili seçilmek için ilk adımlarını 1923’te atmışlardı. Bu adım, kadınların 1923 yılında Nezihe Muhiddin önderliğinde ilk kadın partisi olan “ Kadınlar Halk Fırkası” nı kurma isteğidir. Fakat 1909 seçim kanunu nedeniyle bu parti girişimi “ Türk Kadınlar Birliği” adlı derneği dönüşmesiyle sonuçlanmıştı” dedi.

Şenol TORLAK

Yorumlar

yorum