" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,4887
EURO
4,1849
ALTIN
147,1069

İBRAHİM KIZILER KÖŞE YAZISI; ALEVİLERDE HIZIR VE HIZIR ORUCU

Hızır: Sözlük anlamı, içenlere ölümsüzlük veren “Âbı hayât”ı içmiş bulunan ve kul sıkıştığı zaman imdadına yetişen meşhur nebidir. Halk arasındaki rivayetlere göre, Âbı Hayatı, Hızır ve İlyas Peygamberler bulup içmiştir ve ölümsüzlüğe kavuşmuşlardır. Böylece Hızır karada, İlyas, denizde darda kalanların yardımına koşan kimseler olarak bilinirler. Tasavvufta ise Âb-ı Hayat, mânevi feyze, neşeye, zevke işarettir. Kuran’ı […]

İBRAHİM KIZILER KÖŞE YAZISI; ALEVİLERDE HIZIR VE HIZIR ORUCU
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Hızır: Sözlük anlamı, içenlere ölümsüzlük veren “Âbı hayât”ı içmiş bulunan ve kul sıkıştığı zaman imdadına yetişen meşhur nebidir. Halk arasındaki rivayetlere göre, Âbı Hayatı, Hızır ve İlyas Peygamberler bulup içmiştir ve ölümsüzlüğe kavuşmuşlardır. Böylece Hızır karada, İlyas, denizde darda kalanların yardımına koşan kimseler olarak bilinirler. Tasavvufta ise Âb-ı Hayat, mânevi feyze, neşeye, zevke işarettir. Kuran’ı Kerim’in Kehf Suresi, 60-82. ayetleri, Musa Peygamber ile kendisine Tanrı tarafından ilim verilmiş olan genç arkadaşı arasında geçenler anlatılır.Musa Peygamber ile kullardan bir kul olarak bildirilen bu genç kimse, “Hızır” dır ve Allah tarafından Musa’yı irşat etmek için görevlendirilmiştir. Hızır, aslında bir velidir. Bilindiği gibi, Tanrı buyrukları peygamberlere, Cebrail adlı bir melek tarafından “vahiy” olarak, velilere ise ilham olarak ulaştırılır. Ancak Allah, bazı seçilmiş veli kullarına, kendi buyruklarını “vahiy” olarak bildirir ki, bu veliler, “Hızır”dır. Hızır göreviyle görevlendirilen bu velilere, Tanrı buyruklarını ilham olarak değil de vahiy olarak aldıkları için, “Hızır Nebi” denir. Hızır, Allah tarafından Musa Peygamber’i irşat etmek üzere görevlendirilmiştir. Kendisine Tanrı tarafından ilim verilmiş olan Hızır, Musa’ya bâtın ilmini öğretti. Demek ki, peygamber dahi olsa, bir kulun bir rehbere ihtiyacı vardır.
ALEVİLER’DE HIZIR ORUCU VE CEMİ
Anadolu’daki Aleviler de anlatılan rivayetlerde, Hızır ve İlyas peygamber mertebesinde iki kardestirler. Kutsal kitaplarda anlatıldığı üzere; Nuh peygamber Tanrı’ya seslenerek “Yarabbi kullarının bana ne yaptığını görüyor musun bunlara hidayet ver, doğru yolu göster. Hidayetten nasipleri yoksa bana sabır ver. Bunların içinde imana gelecek kimse var ise bana bildir.’’ diye yalvardı.
Allahtan bir vahiy geldi ve : “Bir gemi yap! İmana gelenleri o gemiye al. Tufan kopacak, sana inanmayanlar ve Allaha iman etmeyenler helak olacaklar.’’ dendi. Bir rivayete göre de kendisine inanmayan Kenan adındaki oğlu ve annesi bu gemiye binmediler ve tufanda boğuldular. Tufan zamanı gemi su üzerinde bir süre dolaştıkdan sonra bir afat başladı. Fırtınaya ve dalgalara tutulan gemideki halk feryat ve figan ederek ’’ Yetiş Ya Hızır, sen bizi kurtar!’’ diye dua ettiler. Üç gün üç gece fırtına devam etti. Gemi her taraftan su almaya başladı ve battı batacak derken, bu sırada bir yeşil el gelip gemiyi batmaktan kurtardı. Bu olaydan sonra sular sakinleşti, fırtına durdu. İşte o zamandan beri insanlar, Dergah-ı Hakk’a üç gün oruç sözü vermişlerdir. Böylece her yıl üç gün Aleviler (Şubat ayının ortasında üçüncü günü mutlaka Perşembe gününe gelecek şekilde) oruç tutarak Hızır nebi’nin yardımını dilerler. Hızır orucu 2016 yılı için 09-10-11 şubat (Salı-Çarşamba-Perşembe) günlerinde tutulacaktır. Anadolu’daki Alevilerde anlatılan rivayetlerde, Hızır ve İlyas peygamber mertebesinde iki kardeştirler. Bunlardan Hızır karada İlyas deryada zorda ve darda kalanların imdadına koşarlar ve ikisi de ölümsüzdürler. Abı hayat çeşmesinden su içtiklerine, abı hayat ölümsüzlük çeşmesinden su içenlerin yanlız bu iki kutsal kişinin olduğuna, hep yaşadıklarına, her yerde hazır ve nazır olduklarına inanılır. Onlar yürekten aşk ile çağıran herkesin imdadına erişirler.
Hızır Aleyhisselam bizim inancımızda ak sakallı, nur yüzlü, boz bir ata binip dağda ve deryada dolaşır. Onun için halk dilinde(Bozatlı Hızır) diye çağrılır ve hakkında binlerce hikaye vardır.
Genellikle mevsim itibarıyla kışın Hızır orucu tutulduğundan, insanlar Anadolu’daki küçük yerleşim birimlerinde akşamları Saz eşliğinde nefes ve deyişler söyleyerek Hızır Nebi ile ilgili menkıbeler anlatılır. Orucun üçüncü günü buğday taneleri sacda kavrularak taştan yapılmış el değirmenlerinde öğütülür. El değirmeninde öğütülen buğday unu, irmik gibi olur. Elenerek, tepsi veya temiz bir bez üzerine toplanır, hiç dokunmadan o gece bekletilir. Genç kızlar ve oğlanlar, hane halkı niyet tutar ve uyurlar.Ertesi sabah irmiğin üzerinde iz olup olmadığına bakılır. Şayet iz varsa Hızır’ın uğradığına inanılır ve dua edilir. Bu irmik oruç sonunda pişirilip içine tereyağı dökülerek tüm komşularla birlikte dua edilerek yenir. Oruç sonunda Hızır cemi yapılır, varlıklı aileler Kurbanda keserler.
Boz altı Hızır darda kalan tüm insanların yardımcısı ve bekçisi olsun.
İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.