YERLİ MALI HAFTASI

  Geçen hafta Yerli Malları Haftası idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz yerli malları üzerine olacaktır. Dünyada üretilen her şey insan içindir.Her üretilen mal bir insan tarafından tüketilir ve hayatı rahatlar.Bundan dolayı bol miktarda mal üreten toplumlar ürettikleri malları başka ülkelere satarak zengin olmuşlardır.Eski dünyanın ticaret yolları olan İpek ve Baharat yolları Osmanlı İmparatorluğu’nun […]

YERLİ MALI HAFTASI

 

Geçen hafta Yerli Malları Haftası idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz yerli malları üzerine olacaktır. Dünyada üretilen her şey insan içindir.Her üretilen mal bir insan tarafından tüketilir ve hayatı rahatlar.Bundan dolayı bol miktarda mal üreten toplumlar ürettikleri malları başka ülkelere satarak zengin olmuşlardır.Eski dünyanın ticaret yolları olan İpek ve Baharat yolları Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarından geçiyordu.Bunun için Osmanlı topraklarında da yerli üretim çok artmıştı.Örneğin Denizli,Buldan dokumaları ile ünlenmişti.Büyük Coğrafi keşifler sonucunda Amerika kıtasının bulunması ve dünya ticaret yollarının yavaş yavaş kuzey Atlantik üzerine kayması sonucu İpek ve Baharat yolları önemini kaybetmeye başladı.Bu durum Anadolu’daki ekonomik yaşamı olumsuz etkiledi.19.y.y.başında İngiltere’de büyük sanayi devriminin bulunmasından sonra ise başta İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerinde fabrikasyon üretim arttı.Bu durum fabrikaları ortaya çıkardı.Fabrikalar ise hammadde ve pazar ihtiyacını ortaya çıkardı.Ucuz üretim Osmanlı topraklarına girince yerli üretim iflas etti ve üretim yerleri bir bir kapandı.Osmanlı topraklarını ucuz sanayi malları işgal ederken Osmanlı topraklarından bol miktarda hammadde götürülmeye başlandı.Bu durum ise Osmanlı’nın ekonomik bakımdan geri kalmasına neden oldu.Kısa süre içinde sömürgeleşti.Ülkenin ekonomisini elinde tutan Avrupalı devletler ülkenin yönetimine de karışmaya başladılar.Osmanlı’nın aydınları kurtuluşun üretimden geçtiğini anlamışlardı.Bunun için çalışmalar yapıldı.Fakat 1853 yılında batılılar tarafından çıkartılan  Kırım savaşı sırasında Osmanlı imparatorluğu Avrupa ülkelerinden borç almak zorunda kaldı.Avrupa ülkelerinin amacıda Osmanlı’yı borçlandırıp sanayileşmesini önlemekti.Alınan borçlarda gerekli yerlerde kullanılmadı.Bu borçlarla Dolmabahçe sarayı yapıldı.Sonuçta 1874 yılında Osmanlı iflasını ilan etti.1881 yılında alacaklı ülkeler Duyun-u Umumiye’yi kurarak Osmanlı’nın vergi toplaması işini ele aldılar.Böylece Osmanlı tamamen battı.Bu şartlar içinde 1.Dünya savaşına girildi ve 1918 yılındaki Mondros Ateşkes Anlaşması ile toprakları parçalanmaya başlandı.

Kurtuluş savaşı sırasında Meclisin bulunduğu yer Ankara iken kırık dökük sanayinin bulunduğu yer ise İstanbul idi. Bundan  dolayı İstanbul’dan ihtiyaç duyulan makinalar sökülerek Ankara’ya kaçırıldı ve orada inşa edilerek faaliyete başlandı.Yunus Nadi Bey’de matbaasını taşıyarak gazetesini Ankara’da çıkarmaya başladı.Kurtuluş savaşı kazanıldıktan ve Lozan görüşmelerinin başlamasından sonra 17.Şubat.1923 tarihinde  İzmir’de 1.İktisat Kongresi toplandı.Amaç ekonomik kalkınmanın nasıl sağlanacağı idi.Bu kongrede sorunun üreterek çözüleceği dile getirildi.Bunun içinde yerli malların tüketilmesi gerektiği belirtildi.Lozan anlaşması görüşmelerinde ise en sert tartışmalar kapitülasyonlar üzerine oldu.Avrupa ülkeleri kapitülasyonların kaldırılmasına karşı çıktılar.Çünkü Osmanlı toprakları iyi bir sömürge durumunda idi.Eğer kendi ihtiyaçlarını üretecek üretim yaparlarsa kendi malları ellerinde kalabilirdi.Sayın İsmet İnönü’nün mücadelesi ile kapitülasyonlar kaldırıldı.Ulu önder Mustafa Kemal’da asıl savaşın yoklukla yapılacağını ifade etti.Amaç üretmeyi öğrenmekti.Üretmek ise yerli mal kullanılarak desteklenmeliydi.Yerli üreticiler önce  ülkenin ihtiyacını karşılarlarken daha sonra ürettikleri ürünleri dış pazarlara satmalıydılar.

1929 yılında dünyada büyük bir ekonomik kriz baş gösterdi. Avrupa’da pek çok şirket battı.Türkiye bu krizi çok zarar görmeden atlattı.12.Aralık.1929 tarihinde İsmet İnönü yerli malı kullanmanın ve tutumlu olmanın önemi üzerinde durdu ve yerli malı kullanmanın önemini belirti.1946 yılından itibaren 12.-18 Aralık arası hafta Yerli Malları haftası olarak kutlanmaya başlanmıştır.Bu hafta içinde okullarda çocuklara yerli malı kullanmanın faydaları anlatılır.Çocuklar yerli malı kullanmaya teşvik edilirdi.1983 yılında bu haftanın adı  “Tutum,Yatırım ve Türk Malları Haftası” olarak değiştirildi.Günümüzde hala bu hafta okullarımızda kutlanmaktadır.Ama bazı garipliklerde olmaktadır.Örneğin çocuklar bu hafta kutlamalarında yabancı ürünler getirmektedirler.Oysa bu haftanın sadece yerli ürünlerle kutlanması gerekir.Yerli malı kullanmanın önemi sadece bir hafta değil yılın her günü aklımızda olmalıdır.Çünkü yerli malı kullanıldığında ödenen para ülke içinde kalır ve kendi vatandaşlarımıza iş olarak geri döner.Üretim ülkemizde işsizliği sona erdirir.Yerli malı kullanalım ve kullanılmasını teşvik edelim.

Bu hafta içinde birde Maraş olayları oldu. Kısaca ona da değinelim.19.Aralık.1978 tarihinde Maraş’ta Alevi mahallesine saldırıldı ve 26.Aralık.1978’e kadar 7 gün boyunca yapılan saldırılar ile 150 civarında Alevi vatandaş öldürüldü.Saldırganlar daha sonra sembolik olarak yargılandı ve serbest kaldılar.İçlerinden en hızlı olanları daha sonraki yıllarda milletvekili oldu.2000’li yıllarda yapılan Alevi çalıştaylarına da bilirkişi olarak davet edildi.Tüm bu durumlar Alevileri derinden yaraladı.Maraş olayları hala Alevilerin içinde bir sızı olarak durmaktadır.Bu olaylarda canlarını kaybedenlerin ruhu Şahendeleri şad olsun.Işıklar içinde yatsınlar.Saldırıları yapanlar ise dilerim onmasınlar.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum