" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir

ÜLKEMİZDE VE  İSLAM COĞRAFYASINDA ALEVİ OLMAK

ÜLKEMİZDE VE  İSLAM COĞRAFYASINDA ALEVİ OLMAK   Yazıya başlamadan önce Alevilik hakkında kısa bir bilgi aktarmak istiyorum. Alevilik; Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve […]

ÜLKEMİZDE VE  İSLAM COĞRAFYASINDA ALEVİ OLMAK

ÜLKEMİZDE VE  İSLAM COĞRAFYASINDA ALEVİ OLMAK

 

Yazıya başlamadan önce Alevilik hakkında kısa bir bilgi aktarmak istiyorum. Alevilik; Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan, Ali’nin adaletinden ayrılmayan, temelinde insan sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan ve bunu musahiplik kurumu ile gerçekleştiren, gelmek isteyen inançlı insanları çatısı altına alarak manevi ihtiyaçlarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerinin yargılamalarını sağlayan, eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, şeriatın bağnaz kurallarına bağlı olmayan ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre , Sünni inancının dışında yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhamet, görüsü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuruyla yoğrulmuş, insan-ı kâmil, yani erdemli insan yaratmayı öngören, korkuyu aşıp sevgiyle Tanrı’ya yönelen, En-el Hakk ile insanın özünde Tanrıyı gören, yaradan ile yaratılan ikiliğinden “Varlık Birliğine” varan, edep ve ahlaklılığı yaşamının temeline koyan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hem de irfaniliğin mayası bulunan, kişinin ahlak ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, dini biçim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve Batıni özelliğiyle evrimleştiren, akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Ceminden alınan ilhamla yürüten canların kendisine özgü ibadet şekilleri olan çok özel bir inanç sistemidir.

İnsanı din, dil, ırk (etnik köken) ve rengine göre ayırt etmeyen, 72 millete aynı gözle bakabilmeyi şiar edinen Alevilik elbette ki yaşadıkları bölgelerde egemenlerin hayallerinin ve hedeflerinin önündeki en büyük engeldir. Alevilerin egemenlerden öncelikle tek bir istekleri vardır, Laiklik. Laikliğin önünde ki engellerin kaldırılması, yani devletin ve devleti ele geçirmiş egemenlerin o coğrafyada tüm inançlara saygılı ve eşit mesafede olmaları, Hiçbir inanç kurumunu ve kadrolarını devlet kasasından beslememeleri, İnanç merkezlerinin o merkezlerde ibadet eden kişilerce finanse edilmesidir. Yani kısaca devletin inançlar üzerinden elini çekmesi, Bütün halkın ve inançların serbestçe ibadetlerini istedikleri şekilde ve istedikleri yerde yapabilmesidir. Bütün yurttaşlardan eşit olarak alınan vergilerin bir mezhebin mensuplarına veya o mezhebin kurumlarına dağıtılmaması, vergilerin ülkede yatırımlara, istihdama, sağlığa, eğitime ve bilim kurumlarının geliştirilmesine harcanması gerekmektedir. Bunun sağlanması sermayesi din ve etnik politika olan, Bilimden, çağdaşlıktan, Modern yaşam tarzından, okul ve eğitimden korkan siyasetçilerin ve partilerin sonu olacağı için bu yapılmamaktadır. Kendi beslendikleri düzenin devamı açısından önlerinde engel olarak gördükleri Laik, demokrat, çağdaş eğitimden yana olan kesimlere adeta savaş açmaktadırlar.

Aleviler de bu gerici ve faşist uygulamalara en çok karşı çıkan ve direnen gruptur. Onun için sadece günümüzde değil, asırlardır yaşadıkları coğrafyanın egemenleri tarafından dışlanmakta, zulüm ve işkencelere uğratılmakta, katliamlarla yaşamaya alıştırılmak istenmektedir. Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın mutlaka Alevi katliamları ile karşılaşırsınız. Yapılan tüm katliam ve kıyımlara rağmen Aleviliği yok edemeyeceğini gören egemen güç Alevilerin asimilasyonu çalışmasına ve inançlarını kendi kalemşörleri ve söylemleri doğrultusunda tarif etmeye çalışmaktadır.  Bugün Alevilerin köylerinde ve yerleşim yerlerinin çoğunluğunda Alevilerin ibadethanesi olan Cem evlerini değil, sünni İslam’ın camilerini görürsünüz. Bu da bir asimilasyon politikasıdır. Egemen gücün işbirlikçisi din/mezhep ve Etnik temelli politika yapan siyasetçileri ve siyasi partileri de Aleviliğin üzerine salmakta, Kürt Alevisi, Türk Alevisi veya Alevilik Türklük dür veya Alevilik Kürtlük dür karmaşasına  çekerek Aleviliği bölüp parçalamaya ve yok etmeye çalışmaktadırlar. Oysa ki Alevilik Kendisine özgü ibadet şekilleri olan çok özel bir inanıştır ve Etnik temelli politika karşıtı olan 72 millete aynı gözle bakma prensibine sahiptir.

Bugün ülkemizde maalesef ki bu politika Alevilere dayatılmış, Kimisi Alevilik İslam’ın özüdür diyor, kimisi Alevilik Mezopotamya kökenlidir diyor, kimisi de Alevilik orta Asya kökenlidir diyor. Bir başka söylemle İslamcılar Alevilik İslam’ın özüdür, İslam’ın batıni yorumudur diyerek Aleviliği şiileştirmeye ve caminin içine çekmeye çalışırken, Mezopotamya kökenlidir diyenler Aleviliği Kürt etnik politikasının arka bahçesi yapmaya, Orta Asya kökenlidir diyenlerde Türkçü etnik politikalarının arka bahçesi yapmaya çalışmaktadırlar. Ortak amaç kendi siyasi politikalarının içerisinde Aleviliği yok olma sürecine sokma gayretleridir.

Oysa Alevilik yazımızın başında belirttiğimiz gibi Kadim bir inançtır, Bir din değil, bir yoldur. Yolun adı “Hak-Muhammed Ali” yoludur. Kendisine özgü ibadet şekilleri olan , temelinde insan ve doğa sevgisi bulunan, her dine, mezhebe, inanca saygı duyan ve hoşgörüyle bakan, dil, din, ırk, renk farkı gözetmeyen, eline, beline, diline sahip olma ilkelerini şart koşan, dini biçim ve şekil olarak değil, inanç olarak algılayan, bağımsız bir irade gücü ve Batıni özelliğiyle evrimleştiren, , eşitlikçi, katılımcı, paylaşımcı çok özel bir inanç yoludur. Bu inanca sahip olabilmek için Alevi anne ve babadan olma şartı yoktur. Hangi ırktan, hangi dinden, hangi renkten olursa olsun yolun kurallarını benimseyen her kişi bir mürşid’e bağlanarak Alevi olabilmektedir.

Sözün özü; İslam coğrafyasında ve ülkemizde Egemenlerin çarklarının önündeki en büyük direnç ve engel Alevilik olunca, Hangi coğrafyada olursanız olun sonunuz karanlıktır, Daha çook Maraşlar, Çorumlar, Sivaslar yaşayacağımız bellidir.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.