Zeytin Hırsızlığı

  Zeytin Hırsızlığı Yöremizde zeytin hasatı son hızıyla sürmektedir. Ekim ayında başlayan hasat Şubat ayına kadar sürecek gibi görünmektedir.Ekim ayında sofralık zeytin sıyırma şeklinde başlayan hasat daha sonra yağlık zeytin toplama şekline dönmüştür.Bu arada zeytin fiyatlarının iyi olması zeytine olan ilgiyi arttırmıştır.Bundan dolayı tarlalarda yoğun şekilde  hırsızlık olayları görülmeye başlamıştır.Geçen aya kadar bu tür olayları duyamazken […]

Zeytin Hırsızlığı

 

Zeytin Hırsızlığı

Yöremizde zeytin hasatı son hızıyla sürmektedir. Ekim ayında başlayan hasat Şubat ayına kadar sürecek gibi görünmektedir.Ekim ayında sofralık zeytin sıyırma şeklinde başlayan hasat daha sonra yağlık zeytin toplama şekline dönmüştür.Bu arada zeytin fiyatlarının iyi olması zeytine olan ilgiyi arttırmıştır.Bundan dolayı tarlalarda yoğun şekilde  hırsızlık olayları görülmeye başlamıştır.Geçen aya kadar bu tür olayları duyamazken bu ay içinde yoğun bir hırsızlık olayları  ortaya çıkmıştır.Kulağıma gelenlere göre tarlada bırakılan zeytinler,evlerin önünde bırakılan zeytin çuvalları,tarlalarda ağaçtan zeytin silkmeler hepsi görülmektedir.Bu ay birde benim başıma ayrı bir durum geldi.İlk defa karşılaştım.Ağanın birinin tayfası benim zeytinliğimi toplamış.Tarlaya varınca gördüm.Kendisine durumu söylediğimde olayın yanlışlıkla olduğunu söyleyip, bana kendine ait başka bir yerin mahsulünü verdi.O şekilde anlaştık.Ama iyi bir durum değil.Çünkü herkesin arazisine bakımı ve verimi ayrı.Ayrıca tarlamın birisine ise hırsızlar dadandı.Arazim adeta silkilmiş gibi.Çok kötü  durumda.Durumu Çiftçi malları korumaya bildirdim.Bakarız dediler ama maalesef tarla çevresinde hiçbir korucu görmedim.İçinde çalışırken tarlanın üst bölümünde hırsızları yakaladım.Hırsızlar kaçtılar ve malzemelerini toplayıp getirdim.Bakalım hasatı nasıl bitireceğiz.Tanrı hayırlı etsin.Bu durum başımıza ilk defa geliyor.Eskiden köylere bağlıyken köy korucuları vardı ve onlar arazilerde daha sık dolaşıyorlar ve bu tür olaylara izin vermiyorlardı.Büyükşehir’e geçtikten sonra köylerin tüzel kişilikleri ortadan kaldırıldı ve köyler mahalle haline getirilince köy korucuları ortadan kalktı.Tarım arazilerinin koruma görevi Edremit’te Çiftçi Malları Koruma  Kuruluna verildi.Onlar ne yapsınlar ki koskoca Edremit  ve köylerinin arazilerini nasıl korusunlar.Her köyün durumu farklı.Geçen günlerde Kavlaklar yakınında zeytin toplarken koruculardan birisi gelip bizden hasat izin kağıdı sordu.Yılbaşına kadar Koruma Kuruluna uğramamızı söyledi.Koruma Kuruluna uğrayıp kaydımı yaptırdım.Fakat arazilerim korunmuyor.Mahsulümü tam olarak alamıyorum.Adeta hırsızlarla yarış yapıyorum.Yanlışlıkla toplanan tarlamdan ise koruma haberi olduğunu söyledi.Kendilerine niçin bana haber vermediniz ve yanlışlığı durdurmadınız diye sorduğumda yüzüme baktılar.Yine Güre İskelesi  yakınında çalışırken ısınmak için ateş yaktık.Çok geçmeden itfaiye elemanları gelerek ateşi sordular.Söylediklerine göre Burhaniye ateşin dumanını görmüş ve Edremit’i haberdar etmiş.Onlarda yangın mı var diye gelmişler ve bize İtfaiyeye haber vererek ateş yakabileceğimizi söylediler ve gittiler.Şaşırdım.Çünkü biz çiftçilere göre güz yağmurları yağdıktan sonra arazilerde yangın çıkmaz.Hıdrellezden sonra ise arazilerde ateş yakılmaz.Çünkü yangın çıkma olasılığı çok yüksektir.Yıllardan beri bu kurala çiftçiler olarak hep uyarız.Şimdi bir de bu çıktı.Tarlada ot yığını yakacak olursan önce itfaiyeyi arayacağız.Sonra soğuktan ısınmak için ateş yakacak olsak yine itfaiyeyi arayacağız.Hep zorluk hep zorluk.Asıl ateş benim içimde malım çalınıyor ama kimse o ateşi söndürmeye çalışmıyor.Çiftçilerin ateş asıl içlerinde zeytinleri çalındığı için.Asıl o ateşi söndür.Biraz zeytin ve zeytinyağı üretmeye çalışıyoruz ama kimse yardımcı olmuyor.Herkes adeta engel olmak için sıraya girmişler.Unutmayalım üretmeyen toplumlar kalkınamazlar.Üretim toplumları zengin kılar.Zengin toplumların ise başkalarına ihtiyaçları yoktur.Çalışmayan ve üretmeyen toplumlar ise önce haysiyetlerini sonra özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdur.Ülkemizin tek bir şeye ihtiyacı vardır.O da üretmeye.Üretmek için ise çalışmak gerekir.Çalışmak özendirilmelidir.Maalesef günümüzde çalışan insanlar enayi olarak görülüyorlar.Çalışmakta ayıplanıyor.Herkesin derdi para sahibi olup çalışmadan yaşamak.Dünyada en sıkıntılı şey çalışmadan yiyip içmektir.İşsiz insan kalaysız kaba benzer.İşsizlik insanı hastalığa kardırır.Ayrıca çalışmayan insanlar ihtiyaçlarını karşılayacak gelir sahibi olmadığından yalan dolanla birbirlerini kandırmaya çalışırlar.Bu durum da yalan ve hırsızlığa yol açar.Yalan hırsızlığın elbisesidir.Her yalanın altında bir haksız kazanç vardır. Yalan ve hırsızlık ise üretimi temelinden olumsuz etkiler. Çünkü ürettiği malı başkasına kaptıran üretici üretim gücünü yitirir ve üretemez hale gelir.Bu durum ise toplumun çökmesine neden olar.Bu durumu kavrayan gerek dinler gerek siyasi örgütlenmeler yalanı ve hırsızlığı yasaklamıştır.Her dinde yalan ve hırsızlık yasaklanmıştır.Yine her devlet örgütlenmesinde yalan ve hırsızlık yasaktır.Yapanlar cezalandırılır.Unutmayalım üreticiler korunmazsa toplum korunma ihtiyacı hisseder hale gelir.Herkes görevini yapsın lütfen.Saygılarımla.

 

 

 

02.Ocak.2016

Sinan Kahyaoğlu

Yorumlar

yorum