DİYANET İŞLERİNİN DERDİ ALEVİLER Mİ?

DİYANET İŞLERİNİN DERDİ ALEVİLER Mİ? Diyanet işlerinin derdi Aleviler mi ki, sürekli Aleviler ve Alevilik ile ilgili fetvalar vermeye başladı. Son zamanlarda üst, üste Alevilerle uğraşmaya, Aleviliği ve Alevilerin ibadethaneleriyle “Cemevleri” ile ilgili açıklamalarda bulunmaya başladı. Ülkemizde giderek artan siyasal İslamcı politikaların savunuculuğuna soyunan bir görüntü sergileyen diyanet işleri başkanlığı, hırsızlık, soygunculuk, yolsuzluk, kardeş kanı […]

DİYANET İŞLERİNİN DERDİ ALEVİLER Mİ?

DİYANET İŞLERİNİN DERDİ ALEVİLER Mİ?
Diyanet işlerinin derdi Aleviler mi ki, sürekli Aleviler ve Alevilik ile ilgili fetvalar vermeye başladı. Son zamanlarda üst, üste Alevilerle uğraşmaya, Aleviliği ve Alevilerin ibadethaneleriyle “Cemevleri” ile ilgili açıklamalarda bulunmaya başladı. Ülkemizde giderek artan siyasal İslamcı politikaların savunuculuğuna soyunan bir görüntü sergileyen diyanet işleri başkanlığı, hırsızlık, soygunculuk, yolsuzluk, kardeş kanı akıtılması, şehitlerimiz, yetim hakkı, devlette ki savurganlık , terör ve terörist ile mücadele, devlet kasasından yapılan partizanlık ve ihaleler konuları ile, Kur’an emirlerine aykırı iki yüzlülük, koğ ve gıybet eylemek gibi konular dururken laik bir ülkede hiçte üzerine vazife olmayan, hatta hakkı olmayan konularda fetvalar veriyor.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmezin “cemevleri’nin caminin alternatifi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” şeklindeki sözleri tartışma yaratırken, Diyanet’in internet sitesinin ‘Fetvalar’ bölümünde “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” yanıtı veriliyor.
Cumhuriyet Gazetesi’nden Alican Uludağ‘ın haberine göre, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın internet sitesinde, önce “Alevilik nedir” sorusuna yanıt aranıyor. Fetvada, “Alevilik, X. yüzyıldan itibaren, İslam’ı kabul etmeye başlayan göçebe ve yarı göçebe oymakların, bu yeni dinle birlikte önceki inanç ve geleneklerini bir biçimde bağdaştırdıkları, sonraki dönemde bünyeye bazı Hurufi ve Şii unsurların katıldığı; “Hak-Muhammed-Ali” anlayışına dayalı, yol mensubunun, dört kapı-kırk makam ile “insan-ı kamil” olacağını benimseyen; batıni, tasavvufi özellikleri öne çıkan sosyo-kültürel bir yapıdır” tanımı yapılıyor. ( Tam bir asimilasyoncu tarif)
Diyanet, “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna yanıt vererek, güya halkı “aydınlatmaya” çalışıyor. Kendileriyle evlenilmesi caiz olmayan kişilerin ayet ve hadislerde belirtildiği, bunların dışında kalanlarla evlenmenin helal olduğunun açıkça ifade edildiği savunulan fetvada, “İslam’a göre Müslüman bir kadın ancak Müslüman bir erkekle evlenebilir. Allah’a, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Allah’ın elçisi olduğuna, onun ümmetine tebliğ edip hayatında uyguladığı dini hükümlere inanan ve bunları kabul eden herkes Müslümandır. Bu itibarla evlenirken aranan nokta, kişinin Müslüman olup olmadığının tespitidir. Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” denildi.
Şimdi soruyoruz;
-Laik bir ülkede Aleviliğin tarifi diyanetin görev alanımıdır?
-Aleviler kendilerini tarif ve ifade etmekten mahrum mu ki? Onların yerine diyanet işleri Aleviliği tarif ediyor?
-Aleviler veya Müslümanlar kimle evleneceklerine kendileri karar veremiyorlar mı?
-Aleviler, Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını diyanet işlerine mi soracaklar?

Biz Aleviler olarak; Bütün ibadet yerleri bizim kutsalımızdır. Ancak cemevleri bizim ibadet yerlerimizdir diyoruz. Ülkemizde hırsızlıklar, yolsuzluklar, kadın cinayetleri, çocuk gelinler, töre cinayetleri, yetim hakkı, devlet malının yandaşa peşkeş çekilmesi, kardeş kanı akıtılması ve islam dünyasının birbirini boğazlaması konularında ağzını mühürleyen Diyanet, söz konusu Aleviler olunca fetva vermekten geri kalmamaktadır. “Hak- Muhammed-Ali” yolunu kuranlar Diyanet işleri başkanlığına danışmadığı gibi bizler de inancımızın gereğini yerine getirmek için elbette Diyanet’e danışmayacağız. Aleviliğe şekil vermek Laik bir ülkede diyanet işleri başkanı Mehmet Görmez’e ve diyanet’e mi kalmış. Bu bakımdan Diyanet işleri başkanlığının görüşleri ister kırmızı, ister siyah çizgi olsun bizim açımızdan hiçbir değeri yoktur. Bırakın insanları nerede hak ile bütünleşiyorsa orada ibadetlerini yapsınlar. Laik bir ülkede Cemevlerini tanımak diyanet işleri başkanlığının insiyatifinizde olmadığı gibi hakkı da değildir.”
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in “cemevlerinin caminin alternatifi gösterilmesi kırmızı çizgimizdir” şeklindeki sözlerinin ardından, Diyanet’in internet sitesinin ‘Fetvalar’ bölümünde “Alevi olan kişi ile evlilik caiz midir?” sorusuna, “Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez” yanıtı veriliyor.
-Biz Aleviler olarak, yobazlar ile selefiler ile, katiller ile zalimler ile evlenmeyiz. Laik, demokrat, çağdaş yaşam şekline ve çağdaş hukuka inananlar ile, dinine, diline, rengine, etnik kökenine bakmadan, Gönlünde insan sevgisi ve insana saygı duyan herkes ile evleniriz. Size de kiminle evleneceğimiz konusunda soru bile sormayız.

Yorumlar

yorum