BU YAPTIKLARINIZDA TARİHE VAHŞET OLARAK GEÇECEKTİR.

BU YAPTIKLARINIZDA TARİHE VAHŞET OLARAK GEÇECEKTİR.   Burhaniye Alevi Kütür Derneği Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşanan çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla Cem ve Kütür evinde 10 kişinin katılımı ile açlık grevine başladı. Ülkede Alevi Derneklerinin doğudaki katliamlara karşı “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, barış hemen şimdi!” şiarıyla başlatmış olduğu süresiz açlık grevine destek vermek amacıyla Burhaniye Alevi […]

BU YAPTIKLARINIZDA TARİHE VAHŞET OLARAK GEÇECEKTİR.

BU YAPTIKLARINIZDA TARİHE VAHŞET OLARAK GEÇECEKTİR.

 

Burhaniye Alevi Kütür Derneği Doğu ve Güneydoğu illerinde yaşanan çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla Cem ve Kütür evinde 10 kişinin katılımı ile açlık grevine başladı.

Ülkede Alevi Derneklerinin doğudaki katliamlara karşı “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, barış hemen şimdi!” şiarıyla başlatmış olduğu süresiz açlık grevine destek vermek amacıyla Burhaniye Alevi Kültür Derneği olarak 24 saatlik açlık grevine başladık.  Felsefemiz gereği “her daim mazlumun yanında oluruz” söyleminin  pratikte uygulamanın tam da zamanı diyerek bu kararı aldık  diyen Burhaniye Alevi Kültür Derneği Başkanı Durmuş Türkmen

“Coğrafyamızda her gün ve her an anaların yüreğine kor ateşler düştüğü bir süreçte, Bir cümle varlığa ikrar vermiş bir inancın sahipleri olarak ölümlere sessiz kalmamız dilsizleşmemiz ve ikrarsızlaşmamız anlamına geleceğini biliyoruz. Kürtlerin yaşadığı pek çok il ve ilçelerde ağır silahların da kullanıldığı çatışmalar yaşanıyor. Halk aylarca sokağa çıkamıyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayamaz duruma geldi. Çocuklarımız ölüyor ve memleket hızla iç savaşa gidiyor.  Biz Aleviler bu nedenle anaların daha fazla ağlamaması ve genç bedenlerin artık toprağa verilmemesi için barış ve demokrasi talebini yükseltmiş bulunuyoruz. Bu nedenle Savaş’ın ve Ölümlerin sona erdirilmesi için açlık grevi başlatmış olduk. Ülkenin barışa ihtiyaç duyduğu bu süreçte desteğini ve dayanışmasını esirgemeyen tüm canlara saygılarımızı sunuyoruz. Xızır yar ve yardımcımız olsun” dedi.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANINI KINIYORUZ

Sözlerime Cem evleri bizim kırmızı çizgimizdir diyen Diyanet işleri başkanını şiddetle kınayarak başlıyorum. Diyanet işleri başkanı iyi bilsin ki bizimde kırmızı çizgimiz var. Bizim kırmızı çizgimizde, Mehmet Görmez ve başında olduğu Diyanet lağvedilsin.  Size göre; Aleviyle evlenilmez sözünün doğruluk payı var. Çünkü Aleviler 9 yaşında kızla evlenmezler. Anasından bacısından etkilenmezler. Eline, beline, diline hakimdirler.

Kendi kız çocuklarınızla ilgili düşüncelerinizi de dile getirmek bizim terbiyemize sığmıyor.

7 Haziran dan sonra başlayan süreçle birlikte, Kadim halklarımızın yaşadığı iller, birer Kerbela’ya çevrilmiş durumda. İmam Hüseyin ve yoldaşlarını susuz bırakıp katledenlerin zihniyetine sahip olan egemenler, bugün Kürt illerimizde yaşayan kardeşlerimizi göçe, açlığa, sefalete ve ölüme mahkûm etmektedir. Barış  isteyenlerin, bu sürece müdahale etmesi ve çözüm üretmesi yönündeki beklentilerimiz artarak devam etmektedir. Biz Aleviler felsefemiz gereği, tarihin her döneminde hep zalimin karşısında, mazlumun yanında olduk. Kerbelada zalimlerin karşısında dimdik duran İmam Hüseyin’in inancı ile yürüdüğümüz yoldan asla dönmeyeceğimizi bir kez daha belirtelim.

Ülkemizin bir bölümü kan gölüne çevriliyor. Bu savaş iç savaşa doğru gitmektedir. Bu, iç savaş ortamı ülkemizi kopma noktasına getiriyor. Sokaklarda 20 gündür cenazeler kaldırılmıyor. İnsanları diğer canlılardan ayıran tek bir özellik var. O da ölülerini toprağa gömmeleridir. Şu an yaşananlar bu özelliği ortadan kaldırmış oluyor. Tarihte ilk olarak görülen bir olay ve açıklaması için kelimeler bile yetmiyor.

Kerbela’dan, Sivas’tan, Maraş’tan, Gazi’den, Roboski’den ve Ankara’dan beri tüm hak istemleri baskıyla, susuzlukla, asimilasyonla engellenen biz Aleviler başkalarının acısını da iyi biliriz.  Biz Aleviler için, bütün çağdaş dünyanın da kabul  ettiği gibi, anaların ağlamadığı bir ortamdan daha kutsal bir mekân olamaz. Biz yöneticilerin çiftliğinde değil, haklarımızın garanti altında olduğu gerçek bir ortak vatanda yaşamak istiyoruz. Biz Aleviler, Kürt halkının yaşadıklarını, kendi acılı tarihimizden,  bize uygulanan politikalardan dolayı çok iyi biliriz. Bizler bölgede yaşanan tüm ölümlere karşıyız. Bizim felsefemizde öldürmek bulunmamaktadır.

11 çocuk annesi 57 yaşındaki Taybet İnan’ın cenazesi ise tam 7 gün sokakta kaldı. Devlet güçleri ailenin cenazeyi almasına izin vermedi. Taybet annenin sokakta bekletilen cenazesi hem aile için, hem de Kürt toplumu için tam bir ’’Çin işkencesine’’ dönüştürüldü.
3 aylık Miray bebek özel hareket timlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi. Ancak cenazesi ailesine verilmedi. Bu sadece onlarca örnekten ikisi. Şu an kaç cenazenin defnedilmek üzere morglarda bekletildiği bilinmiyor. Düşününki, insanlar cenazelerini almak için açlık grevine giriyor.

BU YAPTIKLARINIZDA TARİHE VAHŞET OLARAK GEÇECEKTİR.

Savaşı tırmandıran her türlü adımı kınıyoruz. Cizre, Silvan, Nusaybin, Dargeçit, Sur ve daha bir çok Kürt yerleşimlerindeki sivillere bedel ödetmenin de hiçbir vicdan ve adalete sığmayacağını söylüyoruz. 90’ların yasak ve savaş yöntemleriyle eskisinden farklı bir sonuç alınabileceğine hiç kimseyi inandıramazsınız.

Bizler bin yılı aşkın bir süredir yaşadığımız bu topraklarda kardeşlikten, demokrasiden, eşitlik ve özgürlükten, karanlığın karşısında aydınlık bir yaşamı sürdürme inancımızdan bir an olsun vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. “Gördüğünü görmedim diyen, doğru bildiğini söylemeyen bizden değildir’’ inancıyla yanı başımızdaki katliama sessiz kalamayız, kalmayacağız. Bu savaşı durduracak olan yine bizlerin ortak mücadelesidir. Kardeşliğimizin ve ortak yaşamımızın yegane temeli budur. Ülkemizin bir kan deryasına çevrilmesinin önüne geçmek için var olan tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.

Biz Aleviler tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Bu memleket artık savaşa doydu. Artık çocuklarımızın ölmediği bir yönetim tarzına ihtiyacı var. Ne ekonominin sürekli yoksullaşmamız demek olan yeni bir savaşa tahammülü var nede 40 bin yoksul çocuğunun daha şehitlik hamasetiyle ölüme gönderilmesine.

Oysa biz hepimizin eşit vatanı olan bu topraklarda kimsenin hakkının çiğnenmediği bir kardeşlik içinde eşit yurttaş olarak yaşamak istiyoruz.

Bu nedenle biz Aleviler, yapılması gereken daha çok operasyon daha çok sokağa çıkma yasağı, daha çok katliam değil, çözüm olduğu, çığlığımızın tüm inanç ve kimliklerden kardeşlerimize ulaşmasını istiyoruz.

Ve ülkemizin kan deryasına çevrilmesinin önüne geçmek için var olan tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Biz biliyoruz ki bu topraklarda yüzünü insana, aydınlığa dönmüş tüm duyarlı canlarla birlikte savaşa karşı BARIŞ’ı inşa edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki bu savaşı ancak ezilenlerin ortak mücadelesi durduracaktır.

Hiçbir kutsal amaç, hiçbir ideoloji, hiçbir hak, hiçbir öfke, hiçbir yetki çocukları, anaları, kısaca insanları öldürmeyi haklı çıkarmaz. 02 Ocak 2016 tarihinde Alevi Bektaşi Federasyonunun doğudaki katliamlara karşı “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, barış hemen şimdi!” şiarıyla başlatmış olduğu açlık grevine destek vermek amacıyla Burhaniye Alevi Kültür Derneği olarak  24 saatlik açlık grevine başladık. Bizlere destek olan sivil toplum örgütlerine çok teşekkür ediyoruz” dedi. Burhaniye Cem ve Kültür evinde başlatılan ve dönerli olarak 24 saat tutulacak açlık grevine ise ilk olarak başkan Durmuş Türkmen, Fatma Türkmen, Saime Tuncel, Şevki Bakır, İhsan Işık, Hüseyin Tunç, Selvi Ağgül, Münevver Aygül, Zeynel Altan katıldı. Basın açıklamasına ve dönüşümlü Açlık grevini ise Burhaniye’deki Sivil Toplum Kuruluşları da destek verdi.

Şenol TORLAK

 

Yorumlar

yorum