FETVA

  Son zamanlarda fetva üzerine fetva yayımlıyor diyanet.   Nişanlımızın elini tutmamız haram mı?   Alevi ile evlenmek haram mı?   Kızımızın saçını okşamamız, O’ nu öpmemiz helal mi? Falan, filan…   En sonuncusunu diyanet bir şekilde reddetti belki ama red ya da kabul etmesi de çok önemli değil.   Benim değinmek istediğim mesele yukarıda […]

FETVA

Melih Bağcı

 

Son zamanlarda fetva üzerine fetva yayımlıyor diyanet.

 

Nişanlımızın elini tutmamız haram mı?

 

Alevi ile evlenmek haram mı?

 

Kızımızın saçını okşamamız, O’ nu öpmemiz helal mi? Falan, filan…

 

En sonuncusunu diyanet bir şekilde reddetti belki ama red ya da kabul etmesi de çok önemli değil.

 

Benim değinmek istediğim mesele yukarıda birkaç örneğini verdiğim fetva meselesi değil. Zaten gerçek manada bakıldığında yukarıdaki zırvalar da fetva falan değil.

 

Mesele şu; Türkiye’ nin bütün dertleri bitti de bu meseleler mi kaldı konuşulacak.

 

Daha dün Sultanahmet Meydanı kana bulandı. Ankara, Suruç, Reyhanlı ne kadar da önemsizmiş meğer.

 

Bir avuç sapığın toplanıp kirli zihinlerini bu topluma bulaştırmaya çalışmasına ne kadar kolay izin veriyoruz ve onların saçmalıklarını konuşuyoruz.

 

Başbakanı, Diyanet İşleri Başkanı’ nı görevden almaya çağırıyoruz. Alsın, ne olacak? Daha az sapığını mı görevlendirecek.

 

Memleketin bir bölgesinde savaş var ve biz neyi konuşuyoruz.

 

Sur’ da babasını kaybetmiş bir kız çocuğu ya da Cizre’ de kızı ölmüş bir baba kimin şehvetinin kurbanı. Onlara ölüm helal mi, haram mı? Bunun fetvasını versin diyanet.

 

Barış dedikleri için terörist ilan edilen akademisyenlerin şehvetinin kurbanı mı şehit olan uzman çavuşlar. Elbette bütün şehitlerimiz, her ölüm bize acı veriyor ama uzman çavuşlar diyorum özellikle, çünkü onların fıtratında var ölmek. Ya bir kardeş savaşında ya da bir maden ocağında ölebilme ihtimaliyle yaşadılar hep. Onlar için Diyarbakır’ ın ortasında ölmek mi daha helal, yoksa yoksul bir Anadolu Köyü’ nde aç biilaç yaşamak mı daha haram.

 

Çok acıkınca elini tutamadığı nişanlısını yiyebilir mi? Bunu konuşalım biz, On kişilik botla Kırk kişilik umut yolculuğuna çıkanlar boğulurken denizin ortasında sessiz sessiz.

 

Kanla duş almak isteyenler var! O halde, soralım diyanete;

 

—Kanla abdest de alınır mı?

 

—Mayınların üzerinde cenaze namazı kılınır mı?

 

—Beyaz bayrakla cenaze taşınır mı?

 

—Şehit olan asker ya da polis çocuğuna, babasının cenazesinde üniforma ile selam verdirilir mi?

 

—Ağlanır mı yitirilen evladın ardından? Diyanet bu soruları cevaplasın da fetvayı buna göre versin.

 

Nasıl bir haram bulaştı bu ülkeye de, bu hale geldi güzelim memleket? Bunu fetvasını versin diyanet.

 

Yorumlar

yorum