Ocak ayında yaşamını yitiren gazeteciler  anıldı

  Ocak ayında yaşamını yitiren ve gözaltında kaybolan gazeteciler Burhaniye’de bir basın açıklaması ile anıldı. Burhaniye Cumhuriyet Meydanında yapılan basın açıklamasına yoğun kar yağışına rağmen az da olsa katılan oldu. Burhaniye Cumhuriyet Meydanında yapılan basın açıklamasında 90’lı yıllar ve sonrasında faili meçhuller, bombalamalar, gözaltında kayıhlar ve işlenen cinayetlere tanıklık eden karanlık bir dönem olarak hafızalardan […]

Ocak ayında yaşamını yitiren gazeteciler  anıldı

 

Ocak ayında yaşamını yitiren ve gözaltında kaybolan gazeteciler Burhaniye’de bir basın açıklaması ile anıldı. Burhaniye Cumhuriyet Meydanında yapılan basın açıklamasına yoğun kar yağışına rağmen az da olsa katılan oldu. Burhaniye Cumhuriyet Meydanında yapılan basın açıklamasında 90’lı yıllar ve sonrasında faili meçhuller, bombalamalar, gözaltında kayıhlar ve işlenen cinayetlere tanıklık eden karanlık bir dönem olarak hafızalardan silinmemiştir dendi. Yapılan basın açıklamasında şu görüşlere yer verildi. O yıllardaki devlet içindeki derin güçler topluma korku salmış, aydın, gazeteciler ve akademisyenler tehditlerle sindirilmeye çalışılmış, işlerinden olmuş, olmadı kaybedilmiş, veya katledilmiştir. Yargısız infazlar rutin hale gelmiş, karanlık güçler ve mafyatik ilişkiler devreye sokulmuş, ülke adeta bir korku iklimine terkedilerek ölümler dört bir yanda kol gezmiştir. 31 Ocak 1990’da katledilen Muammer Aksoy cinayetini önce İslami İntikam Örgütü, daha sonra ise Müslüman Kardeşler üstleniyordu. 24 Ocak 1993 yılında Uğur Mumcu Ankara’da Karlı sokaktaki vinin önünde arabasına konan bomba ile katlediliyordu.  Onat Kutlar bir cafe ye konan bombanın patlaması sonucu yaralanıyor. 11 Ocak 1995 tarihinde yaşam savaşını kaybediyordu. Metin Göktepe 8 Ocak 1996 yılında cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemekte iken görevi başındayken polislerce dövülerek öldürüldü. 19 Ocak 2007 yılında ise Hrant Dink Agos gazetesi önünde katledildi.  Yıllardır bu topraklarda gazeteci/akademisyen ve muhalif yazar çizerler ölümler ve cezaevleri bedel olarak ödetilmiş, onlarca yıl geçmesine rağmen ödetilmeye devam edilmekte. Hala 34 gazeteci tutuklu, 200’ü aşkın gazetevi soruşturmalık, 700 gazetecinin de işten atıldığı, attırıldığı bir dönemi yaşamaktayız. Bir yanda ölümler ve adı konmamış bir savaşta hayatını kaybeden gençler ve çocuklarımız ile buna karşı çıkarak, Savaş Değil, Barış İstiyoruz diyen toplumsal dinamikler, bilim insanları, gazeteciler, emek ve meslek örgütleri. Diğer yanda ise demokrasi ve barış güçlerine kin ve öfkeyle saldıran, muhaliflerini ve barış talebinde bulunan herkesi hain ilan eden, bilim insanlarını hedef tahtasına koyarak “ya benden yanasınız, yada terörden” diyerek toplumu ayrıştıran ve farklılıklara katlanamayan AKP hükümeti ile saçtıkları salyalarıyla “kanlarını akıtıp döktüğümüz kanlarında duş alacağız” diyen mafya bozuntuları var. Bizleri savaştan yana tercih yapmaya iten bu tür tehdit ve zorlamalara asla boyun eğmeyeceğiz, demokrasi ve insanın yaşam hakkını önceliğimiz sayacak ve yaşanabilir bir Türkiye ile çocuklarımız için, gerekirse barış ve kardeşlik için bedel de ödeyeceğiz. Bizler, Burhaniye Emek ve Demokrasi Güçleri olarak diyoruz ki; hiçbir seçim ve iktidar demokrasiden, barıştan ve insan yaşamından daha önemli değildir. İktidarları değerli kılan kan, gözyaşı ve cezaevleri değil, özgürlükler ve insan haklarına gösterdikleri saygıdır denildi. Şenol Torlak

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle