“Bir kalem susar, yerini başkası alır”

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, 23 yıl önceki bombalı suikast sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu’yu “Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez” şeklindeki sözleriyle andı.   Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC), 1993 yılında Ankara’daki evinin önünde aracına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun  23. ölüm yıldönümünde anma mesajı yayımladı. Uğur Mumcu’nun […]

“Bir kalem susar, yerini başkası alır”

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, 23 yıl önceki bombalı suikast sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu’yu “Bir kalem susar, yerini bir başkası alır. Bu kalemler tükenmez” şeklindeki sözleriyle andı.

 

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC), 1993 yılında Ankara’daki evinin önünde aracına konulan bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun  23. ölüm yıldönümünde anma mesajı yayımladı.

Uğur Mumcu’nun kaleme aldığı yazılarından bazı alıntılara yer verilen ve Güneydoğu’da yaşanan olaylarla ilgili kısa değerlendirmeyi de içeren Gazeteciler Cemiyeti’nin mesajı şöyle:

 

“Ocak ayı gazeteciler için yürek burkan bir aydır.  9 Ocak’ta Metin Göktepe, 11 Ocak’ta Onat Kutlar, 19 Ocak’ta Hrant Dink, 24 Ocak’ta Uğur Mumcu, 31 Ocak’ta Muammer Aksoy işkence ve suikastlar sonucu katledildi.

 

BU İSİMLER ÜLKESİNİ İHANET ETMEDİ…

 

Mumcu başta olmak üzere, Apdi İpekçi, Bedrettin Cömert, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, İlhan Darendelioğlu, Turan Dursun, İsmail Gerçeksöz, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Gaffar Okkan, Hrant Dink ve Cihan Hayırsevener gibi çok sayıda gazeteci ve aydının şehit edildiği cinayetlerin bir çoğu aydınlatılamadığı gibi dosyalar tozlu raflarda kaybolup gitti.

 

Bu isimlerin hiçbiri ülkesine ihanet etmediği gibi, Türkiye’nin bağımsızlığı noktasında beyinlerini yordu, kalemleriyle kağıda döktükleri fikirleriyle, gazete sayfalarına aktardıkları belgelerle ülkemiz üzerine oynanan oyunun görülmesi için didindi, çabaladı.

 

Türkiye’nin aydınlanması, güçlenmesi ve bağımsızlığını istemeyen güç odaklarınca öldürtüldü meslektaşlarımızla bu ülkenin aydınları.. Demokrasi düşmanlarınca taşeron örgütler aracılığıyla katlettirilip susturuldu.

 

Her olay sonrasında bir-iki tetikçi yakalandı, ‘işte katil bunlar’ diye kamuoyu vicdanı rahatlatılmaya çalışıldı.  Hepimiz biliyoruz ki gerçek katiller, ölüm emirlerini verenler dışarıda.

 

İÇİMİZDEKİ HAİNLERİ BİLİYORUZ…

 

Onbinlerce insanını teröre kurban veren, binlerce gencini sağ-sol çatışmalarında yitiren ve yetiştirdiği değerli isimleri ‘suikast’ eylemleriyle kim vurduya giden Türkiye, söz konusu ülke meseleleri olduğunda iktidarı ve muhalefetiyle tek vücut olmayı başarabilmelidir.

 

Bunu gerçeğe dönüştürdüğümüzde, insanlık dışı saldırılara kurban verdiğimiz ne kadar ülke sevdalısı insanımız varsa, bunların katledilişinin arkasındaki gerçeği ve vahşet emirlerini verenlerin kimliğini öğrenebilir, hesabını sorabilir, içimizdeki hainleri temizleyebiliriz.

 

Hainlikten söz açılmışken sevgili Uğur Mumcu’nun öldürülmeden 17 gün önce kaleme aldığı bir yazısını hatırlatmakta fayda görüyoruz.

 

Ülkemizin Güneydoğusu bugünlerde yine ateşler içindedir. Bunun Kürt kardeşlerimizin bir özgürlük mücadelesi olmadığını hepimiz biliyoruz.

 

“Türkiye Türklere bırakılacak kadar fakir ülke değildir” diyen sömürgeci ülkelerin, içimizdeki hainleri de kullanarak yıllardır sürdürdüğü Türkiye’yi bölme, parçalama girişimidir.

 

BEBEK KATİLLERİNİ KULLANANLAR…

 

Bugün rahmetle andığımız sevgili meslektaşımız Uğur Mumcu bunu yıllarca yazdı, çizdi, haykırdı..

 

Öldürülmeden 17  gün önce Uğur Mumcu, PKK, Barzani, Talabani ile istihbarat örgütleri arasındaki ilişkiye dikkat çekerek şöyle bitiriyordu bir yazısını:

 

“Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?

 

Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”

 

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti olarak, sevdası Türkiye olan herkesi bu gerçeği görmeye, gazetecilerle aydınların da ölüm emirlerini veren bebek katillerini taşeron olarak kullananlara karşı dik duruş sergilemeye ve içimizdeki hainlerin temizlenmesi noktasında kararlı bir mücadele sergileyen devletimizin yanında yer almaya çağırıyoruz.

 

BİR KALEM SUSAR…

 

Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Uğur Mumcu’yu aramızdan ayrılışının 23. yılında rahmetle andığımız bu günde, “Kalem” başlıklı yazısından altıntı yaptığımız şu bölümü meslektaşlarımıza ve aydınlarımıza ithaf ediyoruz:

 

“…Bir kalem susar, yerini bir başkası alır.

Bu kalemler tükenmez.

Ne, kelepçeler, ne demir kapılar, ne iddianameler ve ne de beş yıldan yirmi yıla uzanan hapis cezaları, bu kalemleri korkutamadı, bundan sonra da korkutamaz.

Kalemler vardır; sömürünün, vurgunun zırhıdır…

Kalemler vardır; özgürlüğün ve barışın silahıdır…

Kalemler vardır, gençlerin idam kementlerinde kırılır atılırlar…

Kalemler vardır; resmi belgelere durmadan imza atar ve kalemler vardır, yılmadan, usanmadan, eğilmeden, bükülmeden yazar…”

 

Basın şehitlerimiz yanında ülkemiz için canlarını veren tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.

Yorumlar

yorum