EDREMİT, ZEYTİNİN ANAVATANIDIR

Balıkesir Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Grubu Başkanı Mehmet Semerci ile Zeytin Hasat Sonu Şenliği(Meci) hakkında, zeytin ve zeytinyağı üreticisinin sorunları, bu sorunları aşmak için neler yapılabilir bağlamında bir röportaj gerçekleştirdik. Edremit’te bölgenin geçim kaynağı olan zeytin sektörüne dikkat çekmek, üretici ve tüketiciyi bir araya getirmek amacıyla düzenlenen, zeytin sektöründe yıllardan bu yana süregelen ve hasadın […]

EDREMİT, ZEYTİNİN ANAVATANIDIR

Balıkesir Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Grubu Başkanı Mehmet Semerci ile Zeytin Hasat Sonu Şenliği(Meci) hakkında, zeytin ve zeytinyağı üreticisinin sorunları, bu sorunları aşmak için neler yapılabilir bağlamında bir röportaj gerçekleştirdik.

Edremit’te bölgenin geçim kaynağı olan zeytin sektörüne dikkat çekmek, üretici ve tüketiciyi bir araya getirmek amacıyla düzenlenen, zeytin sektöründe yıllardan bu yana süregelen ve hasadın son gününde “Meci” olarak adlandırılan gelenek “Zeytin Hasat Sonu Şenliği” ile yeniden hayat buldu.

Edremit’te ilki düzenlenen Zeytin Hasat Sonu Şenliği(Meci)’ni Balıkesir Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Grubu Başkanı aynı zamanda bir zeytin ve zeytinyağı üreticisi de olan Mehmet Semerci’den dinleyelim: “Tanrı’ya şükür, zeytin ağacına teşekkürdür meci. Hani o Hüda-i nabit denilen, oysa ki yıl boyunca emek verilmesi gereken zeytinin bizlere verdiği ürünün sağlıkla toplanıp bir sonraki yıla başlandığı şenliktir.

Edremit, bin pınarlı İda’nın eteklerinde yetişen, yıl boyu yeşilliğini kaybetmeyen, altın renkli yaşam iksirini bizlere sunan zeytinin anavatanıdır.

Şenliğimiz bu yıl ilk kez tarladan Edremit Meydanı’na taşındı. Sayın Kaymakamımız Ali Sırmalı ve Belediye Başkanımız Sayın Kamil Saka’nın öncülüğünde Edremit’in zeytin üreticisi bir ilçe olduğunu Türkiye’ye duyurmak ve üreticimizin sevincine ortak olmak amacını taşımaktadır.

Bu gelenek yıllardan bu yana zeytinin son günü (bu her üreticiye göre değişir) yapılır.Bazı aileler durumuna göre helva ekmek, bazıları keşkek pilav ile kutlarlar. Ama her zeytininin bitiren, hasatını kazasız belasız yapmış olmanın huzurunu ve sevincini yaşar.

ZEYTİN ZOR BİR MAHSÜLDÜR

Zeytin zor bir mahsuldür. Kış aylarında toplanır. Soğuk, yağmur, kar gibi faktörler zeytincilerin mücadele ettikleri çetin şartlardandır.

Bu yıl ilkini meydanlara taşıdığımız “meci” bir anlamda ülkemizin renklerindendir. Umuyoruz ki önümüzdeki yıllar bu şenliği Edremit’in içinde 1 gün değil 3 gün olarak gerçekleştireceğiz.

Zeytin Hasat Sonu Şenlikleri’nin 3 gün olarak düzenlenmesi halinde içeriğinde neler olabilir? Önerileriniz nelerdir?

Mehmet SEMERCİ: “Sempozyumlar düzenlenebilir, zeytin ve zeytinyağının geliştirilmesi, zeytinin iyi hasat edilmesi konusunda üreticiler bilgilendirilebilir. Kaliteye özendirmek için zeytinyağı yarışmaları düzenlenebilir.”

Üreticinin yaşadığı sıkıntılardan bahsedecek olursak, zeytin ve zeytinyağı üretimi ve tüketiminde hangi aşamadayız?

Mehmet SEMERCİ: “Eğer sizin ürününüz beşte bir fiyatına bir ürünle ikâmeedilebiliyorsa, o zaman pazarda fiyatlardan dolayı ciddi kayıplara sebep olunuyor. Uluslararası Zeytinyağı Piyasası’nda biz 120-130 bin tonluk üretimlerle oldukça geri sıralardayız. Zeytin ve zeytinyağı üreticisi olarak 4.sıralardayız. Bizim en çok ihtiyacımız olan şey Türkiye içinde insanımızın daha çok zeytinyağı tüketmesidir. Bu tüketim, gösterilen gayretlerle 2 liraya kadar çıkmış olsa bile fazla fiyat farkından dolayı düşme gözleniyor.

5 liralık sıvı yağlardan kullanan tüketicinin önüne 25 liraya bir zeytinyağı çıktığı zaman satışlarda azalma oluyor. Bu anlamda daha rantabl hale getirilebilmesi için devlet desteğinin artması ve piyasa fiyatlarının biraz geriye gelmesi lazım.

Tüketici bizim velinimetimiz. Eğer insanlar tüketmezse en büyük zararı üreticiler yaşar. Bir malın fiyatının yüksekliğinden ziyade piyasaya ulaşımı önemli olandır. Şu an için zeytinyağı fiyatları üreticiyi tatmin edici boyuttadır. Dünya piyasalarında 3,5 Euro civarında iken bizde 7 Eurolara kadar fiyatlandırması yapılıyor.

Keskin bir kılıcın üzerindeyiz. Ne tüketimi azaltmak lazım, ne de üreticiyi mağdur etmek lazım. Bunların ikisinin arasında bir çizgide buluşmamız lazım. Devlet bugün yurtdışında ithal edilen zeytinin üzerindeki yüzde 35’lik fonu kaldırsa üretici mahvolur, maliyet fiyatlarının altına düşer. Yurtdışında 1,5 Euro olan üretici desteği ki bu Türk Lirası ile 5 TL gibi bir rakama tekabül eder, bizde 70 kuruştur. Dolayısı ile devlet desteğinin arttırılarak fiyatların dengede tutulması sağlanıp zeytinyağının daha çok tüketilmesini istiyoruz. Zeytinyağının tadını bilmeyen insanlar, aileler var. İnsanları bir nebze daha zeytinyağına yönlendirmek üreticinin çıkış noktası olacaktır.”

Yüksel KALKAN

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle