SOĞUK HAVA ASTIM KRİZLERİNİ TETİKLİYOR

Astım hastaları için kış ayları oldukça zor geçiyor. Hava Kirliliği gibi çevresel etkilerle  tetiklenen astım hastalığına karşı önlem almak ise hastalığın kronikleşmesini önlüyor. İçinde bulunduğumuz mevsim gereği artış görülen “Astım” hastalarına yönelik uyarılar İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Servet KOCAÖZ’ tarafından yapıldı:”Özellikle kış mevsiminin kendini iyice hissettirdiği soğuk havalarda İlimiz Göğüs Hastalıkları Hastanesine ve ilçelerdeki devlet […]

SOĞUK HAVA ASTIM KRİZLERİNİ TETİKLİYOR

Astım hastaları için kış ayları oldukça zor geçiyor. Hava Kirliliği gibi çevresel etkilerle  tetiklenen astım hastalığına karşı önlem almak ise hastalığın kronikleşmesini önlüyor. İçinde bulunduğumuz mevsim gereği artış görülen “Astım” hastalarına yönelik uyarılar İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Servet KOCAÖZ’ tarafından yapıldı:”Özellikle kış mevsiminin kendini iyice hissettirdiği soğuk havalarda İlimiz Göğüs Hastalıkları Hastanesine ve ilçelerdeki devlet hastanelerimize astım krizleri ile başvuran hasta sayısının arttığını gözlüyoruz.

“Astım Nedir?”

Solunum yollarının geçici kasılması şeklinde tanımlanan astım, Türkiye’de yaklaşık nüfusun %5-7’sini etkilemektedir. Astımın önde gelen belirtileri; efor sarf edince, yorulunca ortaya çıkan ya da tozlarla, kokularla ve sigara dumanıyla tetiklenen; nefes darlığı, bronş spazmına bağlı olarak öksürük, balgam, hırıltılı solunum ve göğüste sıkıntı hissidir.

“Anne Adaylarının Hamilelik Sırasında Sigara İçmesi Bebeğin Astım Olma Riskini Arttırıyor”

Hastalığın nedenleri arasında genetik eğilim yer alsa da ev tozu akarları, hava kirliliği, polenler ve küf mantarı gibi alerjik özellikler taşıyan çevresel faktörlerin de etkisi bulunmaktadır. Mesleği gereği tozla, buharla sürekli temas halinde olanlarda da  astım hastalığı görülmektedir.  Özellikle  son yıllarda, hastanelerimizde allerjik astım teşhisi konulan çocuklara da sıklıkla rastlıyoruz. Bu konuda bir çok sebep olmakla beraber, koruma ve bilinçlendirme rolümüz gereği,  anne adaylarının hamilelik sırasında sigara içmesinin, bebeğin astım riskini artırdığını gösteren çalışmalar bulunduğunu hatırlatmak isterim.

“Soğuk Havada Burundan Nefes Alınmalı”

Astım hastalığında kimi durumlar ve maddeler tetikleyici özellik taşır. Soğuk hava da bunlardan biridir. Isı düşmesi ile birlikte nefes alıp verme hızlanmakta ve bir süre sonra burundan alınan hava yeterli olmadığında, kişi ağızdan da nefes almak zorunda kalmaktadır. Oysa burnun fonksiyonu; havayı ısıtmak, nemlendirmek ve temizlemektir. Ağızdan alınan nefes ile soğuk hava doğrudan akciğerdeki alıcıları uyarır. Bu alıcılar da astımı tetikler. Soğuk hava ağızdan değil de burundan alındığında, damarların içinden geçerek ısınır. Bu nedenle astım hastalarının soğuk havalarda, ağız ve burnu içine alacak şekilde bir atkı ile dışarı çıkmaları, ağızdan nefes almak zorunda kaldıklarında da havayı bu sayede ısıtarak solumaları, atakları önleyici önlemlerden biridir.

“İlaçlarınızı Mutlaka Doktorunuzun Talimatları Doğrultusunda Kullanın”

Bazı astım hastalarının sürekli ilaç kullanması gerekirken, bazı hastalar için böyle bir gereklilik söz konusu değildir. Astımı kontrol altına almaya yönelik ilaçlara başlandığında, hastanın herhangi bir sorunu kalmadığını düşünerek bunları doktoruna danışmadan bırakması uygun değildir. Koruyucu ilaçların doktor kontrolünde ve belirlenen sürelerde alınması, atakların oluşmasını engellemeye ve astımın kronikleşmesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Nefes açıcı ilaçlar ise anlık kullanım açısından önem taşımaktadır.

“Alışveriş Merkezlerine Giderken Nefes Açıcıları İlaçları Yanınızda Taşıyın”

Astım hastalarının kış aylarında özellikle nefes açıcı ilaçları yanında taşıması gerekmektedir. Bir alışveriş merkezine girildiğinde ya da bir temizlik malzemesi kokusuyla karşılaşma durumunda sıkışma yaşanabilir. Soğuk havada egzersiz yapacak, işe giderken soğuk hava ile karşılaşacak, merdiven çıkacak kişiler 15-20 dakika önce kurtarıcı ilaçlarını kullanabilir. Bu ilaçlar astım atağını engellemeye yardımcı olabilmektedir. Stresten uzak durmak, hobi edinmek de astım hastalıktan korunmayı sağlar. Stres yönetimini öğrenmek de bağışıklık sistemini güçlendiren bir özelliktedir.

“Önlem alın sağlıklı bir yaşam sürün”

Dengeli ve düzenli beslenilmeli, sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmelidir. Özellikle A, C, E vitamini ile selenyum ve antioksidandan zengin brokoli, maydanoz, roka gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler tercih edilebilir.

Bol sıvı tüketilmelidir. Su ile vücudun atık maddelerden temizlenir. Saf su tüketilemiyorsa bu eksiklik adaçayı, yeşil çay, ıhlamur gibi bitki çayları ya da çok açık siyah çayla takviye edilebilir.

Kalabalık ortamlar çok iyi havalandırılmalıdır.

Özellikle toplu yaşam alanımız olan okullar, ofis ortamları  hava kirliliğinin en az olduğu saatlerde mutlaka havalandırılmalıdır.

Klimaların rutin kontrolleri yaptırılmalı, filtre temizliklerine  özen gösterilmeli, hava yoluyla bulaşan bakterilere karşı önlem alınmalıdır.

İyi bir uyku, rahat ve dinlenmiş bir vücuda; bu da güçlü bir bağışıklık sisteminin oluşmasına yardımcı olur.  Düzenli ve kaliteli uyku uyumaya çalışılmalıdır.

Çoğu enfeksiyon damlacık yoluyla bulaştığı için 8 saate kadar canlı kalabilen bu etkenlerden korunmak için el hijyenine özen gösterilmelidir. Eller sık sık yıkanmalı ve sıvı sabun kullanılmalıdır.

Hasta kişilerle temas en aza indirilmelidir. Öksürük ve hapşuruklar mutlaka tek kullanımlık kağıt peçetelerle kapatılarak etrafa yayılması engellenmeli, eğer yanınızda kağıt peçete yoksa kolun iç yüzeği ile ağız-burun kapatılarak çevredekiler korunmalıdır.

Bu önlemler kış aylarını daha sağlıklı geçirmek için faydalı olacaktır.

 

Yorumlar

yorum