Muammer Aksoy

31.Ocak günü Zemherinin son günüdür. Zemheri ise kışın en şiddetli bölümüdür ve karakış olarak bilinir.Karakışın karası ülkemizin aydın yüzlerini bir bir alıp götürdü.Geçen hafta kalpaksız kuvvacı Uğur Mumcu’yu anmıştık.Çünkü bir hain saldırı ile genç yaşında aramızdan alınmıştı.Oysa ülkemize daha ne faydaları dokunacaktı.Bu hafta da başka bir değerli aydın Muammer Aksoy’yu anacağız.Muammer Hoca’da  31.Ocak.1990 tarihinde evinin önünde […]

Muammer Aksoy

Sinan Kahyaoğlu31.Ocak günü Zemherinin son günüdür. Zemheri ise kışın en şiddetli bölümüdür ve karakış olarak bilinir.Karakışın karası ülkemizin aydın yüzlerini bir bir alıp götürdü.Geçen hafta kalpaksız kuvvacı Uğur Mumcu’yu anmıştık.Çünkü bir hain saldırı ile genç yaşında aramızdan alınmıştı.Oysa ülkemize daha ne faydaları dokunacaktı.Bu hafta da başka bir değerli aydın Muammer Aksoy’yu anacağız.Muammer Hoca’da  31.Ocak.1990 tarihinde evinin önünde kurşunlanarak katledildi.Önce Muammer Hoca’yı tanıyalım.

1917 yılında Birinci dünya savaşının içinde Antalya’nın İbralı ilçesinde dünyaya geldi.Babası İbralı’lı milletvekili  Musazade Numan Aksoy’dur.Annesi ise İbralı’lı  Hattatzade Mustafa Hulusi’nin kızı Nadire Hanım’dır.Muammer Aksoy başarılı öğrencilik yıllarından sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girer.Bu fakülteyi tam not alarak 1939 yılında bitirir.Ardından Zürih Üniversitesi Hukuk ve Devlet Bilimleri Fakültesinde doktora yapar.Genç Türk hukukçusu hizmet etmek için ülkesine döner ve görev ister.Önce İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne asistan olarak girer.Burada bir müddet çalıştıktan sonra Ankara Üniversitesine geçer ve orada Hukuk Fakültesinde öğretim üyesi olur.1957 yılı geldiğinde hükümet üniversite yasasında bazı değişiklikler yapar.Bu değişikliklerin üniversite özerkliğine  zarar verdiğini ileri süren Muammer Hoca üniversiteden ayrılır.Daha sonra bu tür çalışmalara katkıda bulunmak ve güzel yasalar çıkarmak için siyasete soyunur ve CHP’ye katılır.Üniversiteden ayrıldıktan üç yıl sonra 27.Mayıs.1960 tarihinde  askeri darbe olur ve hükümet düşer.Bu olay üzerine tekrar üniversiteye döner ve Siyasal Bilgiler Fakültesinde profesör olur.Ülkede yeni bir anayasa yapılması için çalışmalar başlatılır.Muammer Hoca Kurucu Meclis Antalya İli Temsilciliği görevinde bulunur.1961 Anayasası hazırlanırken Muammer Hoca’nın bilgisine de başvurulur.Muammer Hoca bu anayasa hazırlığı çalışmalarında komisyon sözcülüğü yapar.Bilindiği gibi 1961 anayasası  1876 yılındaki ilk anayasadan beri  en özgürlükçü anayasamızdır.

12.Mart.1971 muhtırasından sonra şüpheli bulunarak tutuklandı. Mahkemeye verildi ve yapılan yargılama sonucunda aklandı.1977 yılına kadar üniversitede derslerine devam etti ve ülkemize hukukçu kazandırdı.1977 yılında CHP’den İstanbul milletvekili seçilerek meclise girdi.Mecliste görev yaparken Avrupa Konseyi Türkiye temsilciliği görevini yaptı.Daha sonra Türk Hukuk Kurumu başkanlığı görevini yaptı.Her iki görevinde de ülkemize çok büyük katkıları oldu.

12.Eylül.1980 ‘den sonra Ankara Barosu başkanlığına seçildi ve baro başkanlığı yaptı.1989 yılı geldiğinde ülkede hızlı bir erozyonun olduğunu gören diğer aydınlar gibi Atatürk’ü gençlere daha iyi anlatmak ve özümsetmek için Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı,Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla  Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurdu.Bu derneğin kurucu başkanıdır.Dernek hızla örgütlendi.Fakat karanlık odaklar hiç boş durmuyordu.31.Ocak.1990 tarihinde Ankara Çankaya Bahçelievler’deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.Böylece onlara göre bir ağız daha kapatılmış oluyordu.Oysa Muammer Hoca hala yaşıyor ve Atatürkçüler var oldukçada yaşayacaktır.Bugün Atatürkçü Düşünce Derneği ülkemizin kamu yararına çalışan derneklerinden birisidir ve 361 şubesi ile ülkemizin her tarafında örgütlenmiş durumdadır.Yaptığı etkinlikler ile Atatürk’ü anlatmakta ve gençlerin Atatürk’ü tanımasını sağlamaktadır.Yaptığı eylemler ile de ülke gündemini değiştirebilmektedir.Atatürkçü Düşünce Derneğinin kurucularından Bahriye Üçok ise daha sonra evine gönderilen bir bombalı paket ile öldürülmüştür.ADD’nin başkanlarından Şener Eruygur ise Ergenekon tertibi sırasında içeri alınmış ve içeride merdivenden düştü denilerek sakatlanılmıştır.ADD her dönemde karanlık odakların hedefi olmaktan kurtulamamıştır.Bu da doğru düşüncelerle kurulduğunun göstergesidir.Ülkemizin pusulası Atatürk ve onun ilkeleridir.Ülkemizin nerede olduğunu anlamak için Atatürk ilkelerine bakalım ve kıyaslayalım nerede olduğumuzu görürüz.Maalesef ülkemizde son yıllarda Atatürk ilkelerinden hızla uzaklaşmaktayız.Bu durum ülkemize pek bir hayır getirmeyecektir.En kısa zamanda tekrar Atatürk ilkelerine dönelim.Muammer Hoca ve arkadaşları bizlere bunları öğrettiler.Hepsi ışıklar içinde yatsınlar.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum