FIRLATMA TANKLARI

Uzaya fırlatılan füzelerin fırlatıldıktan sonra onu yolda daha da yukarı itecek fırlatma tankları vardır ve bunlar görevlerini yerine getirince ana gövdeden ayrılılar yeryüzüne düşerler, füze yoluna devam eder. Füzenin bu şekilde yol alışı bana hep AKP’nin kurulduğu tarihten bu yana beraber yola çıkıp görevleri tamamlanınca bir şekilde ıskartaya çekilen elemanları aklıma getirir. Kurulduğu günden bu […]

FIRLATMA TANKLARI

Uzaya fırlatılan füzelerin fırlatıldıktan sonra onu yolda daha da yukarı itecek fırlatma tankları vardır ve bunlar görevlerini yerine getirince ana gövdeden ayrılılar yeryüzüne düşerler, füze yoluna devam eder.

Füzenin bu şekilde yol alışı bana hep AKP’nin kurulduğu tarihten bu yana beraber yola çıkıp görevleri tamamlanınca bir şekilde ıskartaya çekilen elemanları aklıma getirir.

Kurulduğu günden bu yana o kadar çok isim gelip geçti ki bu şekilde şimdi geriye dönüp bir bakalım dediğimiz zaman kocaman bir ordu çıkar karşımıza.

AKP’nin ilk kurulduğu tarihte öne çıkan dört isim vardı. Başta Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül olmak üzere Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener bu kadronun beyin takımıydı.

İlk önce bu kadrodan Abdüllatif Şener ayrıldı. AKP’nin daha ikinci seçiminde ve seçimi kazanacağı kesin bilinmesine rağmen içime sindiremeyeceğim uygulamalar nedeniyle adaylığımı tekrar koymayı düşünmüyorum diyerek önce milletvekilliğinden sonra da partiden ayrıldı.

Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından sonra bu görevi Tayip Erdoğan’ın kendisi istemesine rağmen o günkü siyaset ortamının buna hazır olmadığını kavrayarak bu görevi Abdullah Gül’e verdi. Bu sayede Tayip Erdoğan parti içinde kendisinden sonra en etkili ismi de parti dışına iterek egemenliğini iyice sağlamlaştırmış oldu. Kendisinin cumhurbaşkanlığını almasından sonra da Gül’ün partiye dönmesini engelleyerek partinin kendi kontrolünden çıkmasını önledi.

Bülent Arınç partinin etkili ideologlarından ve saygı duyulan abi faktörüyle hep ön planda yer aldı. Bunun karşılığında da meclis başkanlığı ve yıllarca başbakan yardımcılığı yaparak ödüllendirildi. Arınç’ın parti içinde kendine özgü bir ayrıcalığı da vardı. Çoğu zaman vicdanının sesini dinleyerek gördüğü yanlış uygulamaları Tayip Erdoğan’da olsa cesurca dile getiren ama yediği fırçalardan sonra da arkasını getiremeyen ve her zaman ikinci adam rolünü kabul edem bir pozisyonuna sahipti.

Bülent Arınç parti içinde gördüğü ve içine sindiremediklerini bugün aktif bir görevi olmadığından dolayı daha rahatlıkla söyleyebiliyor. Dolmabahçe görüşmelerinde Tayip Erdoğan ne kadar yalanlasa da haberinin olmaması mümkün değil diyor. Bunu da Tayip Erdoğan’a duyduğu öfkeden dolayı söylediğine emin olun ve bunun gibi gün yüzüne çıkması gerekli birçok olayın da olduğunun emarelerini veriyor.

Bunun karşılığında tayip Erdoğan da Arınç için “o zat” deyimini kullanarak bir kağıt mendil gibi kenara çok rahat attı.

Bunlar parti içindeki fırlatma tanklarıydı ve onlar görevlerini yerine getirerek gövdeden ayrıldılar.

Bir de parti dışındaki fırlatma tankları vardı. Onların en meşhuru da bugün paralel olarak adlandırıp birde Fethullah Terör Örgütü adını verdikleri Gülen Cemaatiydi.

Beraber yürümüşlerdi bu yollarda. Ne istediniz de yapmadık demişti patron. Yargıyı size teslim ettik, okulları, emniyeti size verdik, şirketlerinizi palazlandırdık, yurt dışında bütün elçilerimize senin yatırımlarının önünü açması için talimatlar verdik dedi. Patron o kadar çok seviyordu ki kendisini uzun yıllar yurt dışında yaşamasından dolayı hasretine dayanamıyor gelsin artık kendi topraklarında yaşasın diyordu.

Fakat bir ipte iki cambazın oynayamayacağını gördüğü anda onu da çöp sepetine attı ve beraber yürüttükleri bütün pis işleri de eski ortağının üzerine yıktı. Bugün de her duvara çarptığında suçu hala eski ortağına atarak işin içinden sıyrılmaya bakıyor.

Bir diğer meşhur fırlatma tankı da terör örgütüydü. Analar ağlamasın deyip teröristleri sınır kapılarında devletin savcıları eşliğinde davul zurnayla karşıladılar. Terör örgütüyle ispatlamazlarsa şerefsizdir dediğinde buram buram samimiyetsizlik kokan görüşmelere devam ediyorlardı ve bu sırasında terör örgütü bütün eylemcilerini elindeki tüm cephanesiyle beraber şehirlere taşıyordu. Bunu bütün sağır sultan duydu, vicdanı olan herkes uyardı ama patronun emrindeki valiler aracılıyla herkes üç maymunu oynadı. Ne zamanki seçimi kaybetmesinin sebebi bundan olduğunu gördü masayı devirerek bütün doğu bölgesini ateş çemberinin içine atmasını bildi. Doğudan her gün şehit haberleri geliyorsa bunun tek sebebi dün şehirlere girmesine göz yumduğu kendisidir.

Bunların bir de her dönem yanlarında gördüğü ama sık sık isimlerinin değiştiğini gördüğümüz sözde kendilerine liberal adını verdikleri aydın, gazeteci tayfasından oluşan fırlatma tankları vardı. AKP ve Tayip ne yaparsa yapsın onun iyi mi kötü mü olduğunu sorgulamadan onaylayan bu şakşakçı takımı zamanı geldiğinde hepsi de çöpe atıldı ve yerlerine başka şakşakçılar ikame edildiler.

Sıralayabileceğimiz daha birçok fırlatma tankı var bu şekilde. Şimdiye kadar sıraladıklarımızda gördüğümüz gibi hepsi de işlerini tamamladıktan sonra bir kenara atıldılar ama ana füze yoluna hiç durmadan devam ediyor. Fakat gittiği o yolun nereye çıkacağı belli değil çünkü onu kontrol edecek tüm kurumlar da yakıt tankı görevi gördükleri için rotanın yanlış olduğunu söyleyebilecek bir babayiğit ne yazık ki yok.

Yorumlar

yorum