Anayasa

Son günlerde ülkemizin gündemini işgal eden bir anayasa tartışması var. Hükümet yeni bir anayasa yapmaktan bahsediyor.Geçen akşam Edremit’teki Şükrü Tunar Kültür Merkezinde  Sayın Uğur Dündar’ın yaptığı “Halk Arenası” programında da  aynı konu işlendi.Balıkesir CHP Milletvekili Sayın Namık Havutca anayasa komisyonunda olduğunu ve hükümetin istediği anayasayı yaptırmayacaklarını ifade etti.Bundan dolayı bizde bu haftaki sohbet konusu olarak anayasayı seçtik.Ülkemizdeki […]

Anayasa

Sinan KahyaoğluSon günlerde ülkemizin gündemini işgal eden bir anayasa tartışması var. Hükümet yeni bir anayasa yapmaktan bahsediyor.Geçen akşam Edremit’teki Şükrü Tunar Kültür Merkezinde  Sayın Uğur Dündar’ın yaptığı “Halk Arenası” programında da  aynı konu işlendi.Balıkesir CHP Milletvekili Sayın Namık Havutca anayasa komisyonunda olduğunu ve hükümetin istediği anayasayı yaptırmayacaklarını ifade etti.Bundan dolayı bizde bu haftaki sohbet konusu olarak anayasayı seçtik.Ülkemizdeki anayasa serüvenini anlatalım dedik.

Osmanlılar döneminde anayasa yoktu. Ülke monarşik teokratik bir yapıda yönetiliyordu. Adaleti kadılar dağıtıyordu.Kadılar ise dinsel eğitim kurumları olan medreselerden yetişmekteydi.Vezirleri atamak ise padişahın iki dudağı arasındaydı.Yasalar da öyleydi.Hiçbir vezirin veya vatandaşın can ve mal güvenliği yoktu.Bu durum ise herkesi rahatsız ediyordu.Tımarları alan sipahiler aldığı tımarın garantisini istiyorlardı.Bunun için vakıf kurumununu son noktasına kadar işlettiler.Ülkemizde vakıf arazilerinin bu kadar çok olması bu güvensiz toprak mülkiyetinden dolayıdır.19.y.y.da ise Osmanlı Devleti büyük bir dönüşüm geçirmeye başladı.Bu yüzyılın başında 1808 yılında 2.Mahmut ayanlar ile Sened-i ittifak’ı imzalayarak ilk defa yetkilerini sınırladı ve ayanlara mal ve can güvenliği verdi.Bunu Avrupalı ülkelerin baskısı ile gerçekleşen 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı izledi.Bu ferman ile imparatorluğun tüm tebaları kanun karşısında eşit hale getirildiler.Oysa bundan Müslümanlar rahatsız olmuşlardı.Çünkü kanun karşısında Hıristiyanlar ile eşitleniyorlardı.Daha sonra Genç Osmanlılar ortaya çıktı.Bunlar 19.y.y. Osmanlı aydınları idiler.Bunların çoğu Avrupa görmüş insanlardı.Osmanlı İmparatorluğu’nun da Avrupa ülkeleri gibi gelişmesi için Meşrutiyet ilanının şart olduğunu ileri sürüyorlardı.Genç Osmanlı’ların çalışmaları ile 1876 yılında 1.Meşrutiyet ilan edildi.Meşrutiyeti kabul eden 2.Abdülhamit  tahta çıkarıldı.Meşrutiyetin ilanından sonra ilk anayasa olan Teşkilat-ı Esasiye kabul edildi.Bu anayasa hazırlanırken devletin dili konusunda tartışmalar olmuştu.2.Abdülhamit devletin dilinin Arapça olmasını istiyordu.Fakat mebusların direnmesi ile devletin dili olarak Türkçe kabul edildi.Anayasayı Sayın Mithat Paşa hazırlattı.Yeni seçimler ile Meclis-i Mebusan açıldı.Her etnik gruptan mebus meclise girdi.Fakat 1878 Osmanlı-Rus savaşını bahane eden 2.Abdülhamit meclisi kapattı ve anayasayı rafa kaldırdı.Ülke tekrar monarşik yapıya döndü.Bu baskı döneminde de bu sefer Jön Türkler ortaya çıktılar.Jön Türkler daha sonra

İttihat ve Terakki Fırkasını kurdular ve mücadelelerine devam ettiler.1908 yılında Resneli Niyazi Bey’in dağa çıkması ile 2.Meşrutiyet ilan edildi.Seçimler yapıldı ve meclis yeniden açıldı.Raftaki anayasa ise yeniden yürürlüğe konuldu.Bu yeni açılan meclis artık kapanmadı.Anayasa rafa kaldırılmadı.1909 yılında Meşrutiyete karşı 31.Mart ayaklanması olunca Hareket Ordusu isyanı bastırıp Abdülhamit’i tahttan indirdi ve yerine Mehmet Reşat’ı geçirdi.Bu meclis 1918 yılında seçim süresi dolduğundan dağıldı.Fakat seçimler yenilenmedi.Bunun üzerine Ankara’daki Temsil Heyeti ve başkanı Ulu önder Mustafa Kemal’in baskılarıyla 1919 yılı içinde seçimler yenilendi ve Meclis-i Mebusan yeniden açıldı.Bu meclis 1920 yılı başında Misak-ı Milli’yi kabul edince 16.Mart.1920 tarihinde İngilizler tarafından basıldı ve meclis dağıtıldı.Yakalanan mebuslar Malta’ya sürüldü.Böylece anayasa da işlevsiz kaldı.Bunun üzerine Temsil Heyeti’nin daveti ile seçimler tekrar yenilendi ve yeni meclis TBMM olarak 23.Nisan.1920 tarihinde Ankara’da açıldı.Meclis kendisine başkan olarak Mustafa Kemal’i seçti.Bu Kurtuluş Savaşını yürüten Gazi Meclis 1921 yılı içinde yeni kurucu bir anayasa yaptı.Bu anayasa Kurtuluş Savaşını yöneten devlet teşkilatını anlatır.1922 tarihinde Kurtuluş savaşı kazanıldıktan sonra yeni bir anayasa yapma zorunluluğu doğdu.1924 yılında yeni bir anayasa yapıldı.Bu anayasa devletimizin rejimini belirleyen anayasadır.Bu anayasada yer alan “Devletin dini İslam’dır” ibaresi 1928 yılında çıkarıldı.1937 yılında ise anayasaya laiklik ilkesi girdi.

1960 yılında askeri darbe olduktan sonra tekrar bir anayasa yapma ihtiyacı doğdu ve 1961 anayasası yapıldı.Bu anayasa ise 1971 yılında bazı değişikliklere maruz kaldı.1980 yılındaki askeri darbeden sonra ise 1982 yılı anayasası yapıldı.Bu anayasamızda yıllar içinde pek çok madde değişikliğine maruz kaldı.Şimdi hükümet yeni bir anayasa yapmak lazım diyor.Geçen tüm anayasalarımızda devletin dili Türkçe olarak belirtilmiştir.Cumhuriyet dönemi anayasalarımızda devletin adı Türkiye Cumhuriyeti,dili,özelliği,bayrağı,başkenti marşı belirtilir ve bu maddelerin değiştirilemeyeceği vurgulanır.Şimdi yapılmak istenilen anayasada ise bu değiştirilmesi mümkün olmayan maddelerin değiştirilmesi konuşulmaktadır.Türkçe’nin yanına ikinci bir dil konulması konuşulmaktadır.Ayrıca anayasadan Türk milleti kavramının  da çıkarılması  önerilmektedir.Bu ise rejimimizin tamamen değiştirilmesi demektir.Türk ulusu buna razı olamaz.Bu meclis ise mevcut anayasa ile oluşturulmuş bir meclistir.Anayasa yapma hakkı ve yetkisi yoktur.Tüm yurtseverler buna tüm güçleri ile direnecektir.Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum