HUZUR VE BARIŞ

  Demokrasi, milli irade, düşünce özgürlüğü, egemenlik, hukuk, cumhuriyet. Hiç kimse bu kavramların hepsine gerçek anlamları ile karşı çıkamaz. Bireylerin objektif hukuk kurallarına göre özgürce iradesini kullandığı, bunun sonucu ortaya çıkan milli irade ile yönetim oluştuğu sistemdir demokrasi. Bir ülkenin kurucu ilkeleri doğrultusunda yönetim şeklinin yasal alt yapısı oluşturulur. Bu alt yapının temel taşı da […]

HUZUR VE BARIŞ

 

Demokrasi, milli irade, düşünce özgürlüğü, egemenlik, hukuk, cumhuriyet. Hiç kimse bu kavramların hepsine gerçek anlamları ile karşı çıkamaz.

Bireylerin objektif hukuk kurallarına göre özgürce iradesini kullandığı, bunun sonucu ortaya çıkan milli irade ile yönetim oluştuğu sistemdir demokrasi.

Bir ülkenin kurucu ilkeleri doğrultusunda yönetim şeklinin yasal alt yapısı oluşturulur. Bu alt yapının temel taşı da siyasi partilerdir.  Başta anayasa ve bu anayasaya uygun siyasi partiler yasası ve seçim yasası.

Hukuk siteminiz mükemmel olabilir. Ancak bireylerin özgür iradelerini objektif olarak kullanabilmesi için de bilime dayalı çağdaş bir eğitim alması gerekir. Eğitim sitemi de bu yönde yerleştirilmelidir. İnsanları bilimden ve sorgulamadan uzak bir eğitim verirseniz milli iradeniz doğru tecelli etmez.

Gelişmiş demokrasisi yerleşmiş ülkelerde en başta rejim kaygısı yok. Herkes siyasi düşüncesini özgürce ifade edebiliyor. Kimse birbirlerini siyasi düşüncesinden dolayı düşman görmüyor.

Bizde durum nasıl?

70’li yıllarda aklım yetmeye başladı. O yıllarda Karaoğlan’ın CHP (Halk partisi), Demirel’in AP (Kırat partisi), Erbakan’ın MSP’si, Türkeş’in MHP’si vardı siyaset sahnemizde.) sağcı solcu tartışması yaşandı. Sağcılar MC partileri solcuları komünist olarak, solcular da sağcıları Şeriatcı görüyor ve kendilerince karşısındakini rejim karşıtı olduğu düşüncesi ile birbirlerine düşmanca davranıyordu.

12 Eylülden sonra da 24 Ocak kararları ile özelleştirmelerin önü açıldı toplum tüketime özendirildi. Herkes ekonomist kesildi ve her olayı Arz Talep olarak açıklanmaya başlandı. Siyasi partilerde ideolojik değil iktidarın ekonomik paylaşımına indirgendi.

24 Ocak Mimarı Turgut Özal 80 öncesinin siyasi partilerini içinde barındırdığını 4 eğilimi kucakladığını söyledi ama durum iktidarın ekonomik gücünden istifade etmek isteyen 4 siyasi partinin içinden katılımlarla ANAP yıllarca ülkeyi yönetti.

Kısa süreli koalisyonlardan sonra AKP iktidarı ile tanıştık; gömlek değiştiren Milli görüşçü iktidar. Erbakan’ın Milli görüş ülküsünden uzak iktidarın ekonomik paylaşımı, kaynakların yandaşlara aktarımı.

Birde ülkenin başına ASALA’dan sonra PKK terör belası çıktı. Köy basmalar, yol kesmeler kundaklamalar, şehitler. Ölümler, ölümler. Son günlerde de bombalı yüklü araçlar ve canlı bombalarla katliamlar.

Halk ekonomik sıkıntıdan inim inim inlerken, Bombalı saldırılardan uzak durmak için toplu bulunulması yerlerden kaçınmaya çalışırken kısacası huzur ve barış isterken iktidar partisi Başkanlık derdine düşmüş. Başkanlık vatandaşın hangi sorununu çözecekse?

Siyasi partilerin ve iktidarın amacı Halkın huzuru, refahı olmalıdır. Kişisel siyasi çıkarlar uğruna halkın huzurunu feda etmemelidir.

Ülkeye huzur ve barış halkın birbirine düşmanca yaklaşımlardan uzak birbirini kucaklayıcı yaklaşması, bu yönde siyaset yapabilecek partilerde buluşması ile gelebilir.

Ben Aleviysem sunniden üstün değilim, sen Türk’sen Kürt’ten üstün değilsin. Hepimiz bu topraklarda özgür ve kardeşçe yaşamasını öğrenmeliyiz. Emperyalizmin ayrılıkçı, bölücü, ayrıştırıcı, bizi birbirimize düşürücü oyunlarına alet olmamalıyız. Soyumuz, mezhebimiz, inancımız ne olursa olsun bu ülkede huzur ve refah içinde yaşamak her vatandaşın hakkıdır. Siyasiler de bu yönde halkına hizmet etmelidir.

Hüseyin EROĞLU

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle