SAVAŞ İSTEMİYORUZ, YURTTA VE DÜNYADA BARIŞ

Emek Partisi Ayvalık İlçeBaşkanlığı, Ankara’da yaşanan bombalı saldırıyı yayınladığı basın açıklaması ile kınadı. Emek partisi Ayvalık ilçe başkanı Ömer Aslan yayınladığı basın bildirisinde; “Ankara, 10 Ekim saldırısı bütün boyutlarıyla henüz aydınlatılmadan yeni bir patlamayla sarsılmıştır. Sivil ve askeri personel taşıyan araçlara yapılan bombalı saldırı sonucu 28 kişi yaşamını yitirirken 61 kişide yaralanmıştır. Öncelikle bu saldırıyı şiddetle […]

SAVAŞ İSTEMİYORUZ, YURTTA VE DÜNYADA BARIŞ

Emek Partisi Ayvalık İlçeBaşkanlığı, Ankara’da yaşanan bombalı saldırıyı yayınladığı basın açıklaması ile kınadı.
Emek partisi Ayvalık ilçe başkanı Ömer Aslan yayınladığı basın bildirisinde; “Ankara, 10 Ekim saldırısı bütün boyutlarıyla henüz aydınlatılmadan yeni bir patlamayla sarsılmıştır. Sivil ve askeri personel taşıyan araçlara yapılan bombalı saldırı sonucu 28 kişi yaşamını yitirirken 61 kişide yaralanmıştır.

Öncelikle bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.

Bununla birlikte saldırının boyutu ne olursa olsun yayın yasağı getirilerek yurttaşlarımızın gerçekleri öğrenmesinin önüne set çekilmesi kabul edilemezdir. Yayın yasağı sürerken Başbakan Davutoğlu alelacele saldırının PKK/PYD-YPG bağlantılı olarak gerçekleştiğini açıklamıştır. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim ise Davutoğlu’nun sözlerini reddederek, bunun Türkiye’nin Rojava’ya yönelik müdahalede bulunabilmesi için öne sürülmüş bir argüman olarak nitelendirmiştir.

10 Ekim saldırısının üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen saldırının gerçek failleriyle ilgili somut bir bilgi ortaya koy(a)mayan hükümetin olayın üzerinden henüz saatler geçmişken bu açıklamayı yapması oldukça dikkat çekicidir. Hükümet bu olayın yarattığı dehşet ikliminden Suriye ve Kürt sorununa ilişkin politikalarını güçlendirecek bir gerekçe çıkarmaya yönelmiştir. Fakat gelinen yerde tetikçinin kim olduğunun önemli olduğu aşama geçilmiş, ülkeyi kan gölüne çeviren politikaların sorgulanması gereken aşamaya çoktan gelinmiştir.

Reyhanlı, Suruç, Diyarbakır, 10 Ekim, 17 Şubat Ankara örneğinde olduğu gibi ülkeyi terörist saldırı ve çatışmaların ortasına sürükleyen etkenlerin başında AKP Hükümeti ve Saray’ın içeride ve dışarıda savaş politikasında ısrarı gelmektedir. Öte yandan Suriye başta olmak üzere Ortadoğu ABD, AB ülkeleri ve Rusya’nın yeniden paylaşım mücadelesinin sahası haline gelmiştir ve Türkiye bu sürecin içine çekilmekte, Hükümet de izlediği politikalarla buna cevaz vermektedir. Türkiye’nin bu savaşa dahil olması bu coğrafyada yaşayan halklar için yıkım anlamına gelecektir.

Bundan uzak durulmalı, Suriye sınırlarına yönelik tacizlerden vazgeçilmelidir.

Ülkenin içine itildiği kaos ve belirsizliklerden kurtulması için hükümet bir an önce savaş politikasındaki ısrarından ve kışkırtıcılıktan vazgeçmelidir. Suriye başta olmak üzere bölge ülkelerinin iç işlerine saygı temelinde bir ilişkiyi (politikayı) öne alırken, içeride de Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik bir çözüme kavuşturulması için gerekli adımları bir an önce atmalıdır.”dedi.

 

Yüksel KALKAN

Yorumlar

yorum