TRABZONUN KURTULUŞU

  Bu gün Trabzon’un Rus işgalinden kurtuluşunun 102. yılını kutluyoruz. Osmanlı 1. Dünya Savaşında mağlup çıkınca Ruslar doğudan başlayarak birçok ilimizi istila ettiler.(1916) Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve nihayet Trabzon’a kadar indiler.  Trabzon’u karadan ve denizden top ateşine tuttular. Trabzon halkı canlarını kurtarmak için evlerini barklarını terk edip yaya olarak yollara düştüler. Yollarda çok çile çektiler. […]

TRABZONUN KURTULUŞU

 

Bu gün Trabzon’un Rus işgalinden kurtuluşunun 102. yılını kutluyoruz.

Osmanlı 1. Dünya Savaşında mağlup çıkınca Ruslar doğudan başlayarak birçok ilimizi istila ettiler.(1916)

Erzurum, Bayburt, Gümüşhane ve nihayet Trabzon’a kadar indiler.  Trabzon’u karadan ve denizden top ateşine tuttular. Trabzon halkı canlarını kurtarmak için evlerini barklarını terk edip yaya olarak yollara düştüler. Yollarda çok çile çektiler. Yakınlarını kaybettiler. İşte Suriye’nin mülteci gerçeği gibi. Bunları düşündükçe Atatürk’e ve onun yakın silah arkadaşlarına Allahtan rahmet diliyorum. Bize böyle bir muacırlık yaşatmadılar.

Eğer Rusya’nın içinde ihtilal çıkmasaydı Ruslar Trabzon’dan çıkardı ama halk daha uzun yıllar muacırlık hayatı yaşarlardı. İki yıl sonra evlerine döndüler. Ne evleri kaldı ne barkları. Ruslar hepsini kevgire çevirdi.

Çocukluğum bu zavallı insanların dramatik öykülerini dinleyerek geçti. Benim ailem de bu dramatik tablonun içinde yer almıştır.

Yalnız bu insanlarda sevdiğim bir şey vardı. Her şeylerini kaybettikleri halde morallerini kaybetmediler.  Yazları mesire yeri Soğuksu’da Rumlardan kalma bir evimiz vardı. Evin önünde yemyeşil bir alan ve üzerinde kocaman bir dut ağacı bulunmaktaydı. Akşamları babam, arkadaşları ve komşu köylüler bu ağacın altında toplanırlardı. Çaylarını içerek muhabbet edelerdi. Hemen her gece muacırlıktan ve kurtuluş savaşından söz ederlerdi. Atatürk’e övgüler yağdırırlardı. Onu Allahın gönderdi bir lütfu derlerdi. Herkez yarınlarından emindiler. Arkalarında güvendikleri bir Mustafa Kemal vardı.

Çok güzel günlerdi o günler. Düşübdükçe o dostluğu, o candan yanaşmayı, kardeşliği, yardımlaşmayı ve paylaşmayı özlüyorum.

Bugünkü insanların yüreğini kin, nefret, kıskançlık ve öfke kaplamış. Bir karanlık savaşın içindeyiz.

Karacaoğlan’ın dediği gibi tüfek icat oldu mertlik bozuldu. Ne devletlerde mertlik kaldı ne de insanlarda. Çeşit çeşit silahlar icat ederek insanlığı nasıl yok ederiz diye yarışıyorlar. Etrafımız kan gölüne döndü.

Mustafa Kemal büyük kurtuluş savaşı yaparak bizi kurtardı, İsmet Paşa da bizi ikinci dünya savaşına sokmamak için büyük bir diplomatik başarı gösterdi.

Bu kan gölünden bizi çıkartın, iki ayyaşın yaptığı gibi. Şimdi sıra sizde.

Bu vesile ile Silahlı kuvvetlerimize, polis teşkilatımıza başarılar diliyor, şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine ve halkımıza baş sağlığı yaralı gazilerimize de acil şifalar diliyorum.

 

Yorumlar

yorum