8 MART KADINLAR GÜNÜ

  8 MART KADINLAR GÜNÜ   Bir kadın olarak 8 Mart kadınlar gününe nasıl gelindiğine geçmeden önce bu uğurda canla başla çalışan hatta yaşamlarını feda eden mücahit dünya kadınları kutluyor ve onların aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Orta çağda kapitalist düzende, ezilen, haksızlığa uğrayan, hırpalanan kadınlar zamanla Kkadın erkek arasındaki eşitsizliğe isyan ettiler. Bir çare […]

8 MART KADINLAR GÜNÜ

 

8 MART KADINLAR GÜNÜ

 

Bir kadın olarak 8 Mart kadınlar gününe nasıl gelindiğine geçmeden önce bu uğurda canla başla çalışan hatta yaşamlarını feda eden mücahit dünya kadınları kutluyor ve onların aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.

Orta çağda kapitalist düzende, ezilen, haksızlığa uğrayan, hırpalanan kadınlar zamanla Kkadın erkek arasındaki eşitsizliğe isyan ettiler.

Bir çare aramaya başladılar. Örneğin kadınlar ve çocuklar en adi,  en pis işlerde çalıştırılıyorlardı. Bunlar onların gururlarına dokunuyor, aldıkları ücret ise erkeklerin aldığı ücretin yarısına eşittir.  Keza Amerika’da tekstil işlerinde çalışan kadınlar daha fazla mesai yaptıkları halde Erkeklerin aldığının yarısı ücret alıyorlardı.

Bu eşitsizliğe tahammül edemeyen kadınlar 8 Mart 1937 tarihinde 8 saatlik işgücünü bırakarak greve gittiler. Daha sonra 4000 kişinin katılımı ile iş yerini işgal ettiler. Tabii larak güvenlik güçleri karşı saldırıya geçtiler. Bu arada çıkan yangında 129 kadın işçi yaşamını kaybetti. Fakat yılmadılar. Bazı aydınlar ve yazarlar da bunları destekledi. Aydınların bir kısmı hapiste öldü. “Oly de Caje” adında bir yazar “kadın haklarının savaşı” eseri ile kadınları destekledi. Bu kitap yüzünden de başını giyotin makinesine vererek bedelini ödedi.  Aydınların çoğu da hapiste öldü.

Bu olay karşısında yine yılmadılar mücadelelerine devam ettiler.

1910 yılında kadın örgütlerini kurdular. Aynı yıl Sosyalist Enternasyonal’a girdiler. 8 Mart 1875 Birleşmiş milletler konferansında Dünya evrensel Kadınlar gününü ilan ettiler. 1948’de Filistin kadın toplantılarını yaptılar. 1966’da ulusal kadın örgütleri kuruldu. 1980’e kadar hakları yeniden gözden geçirildi. 2000 yılına kadar bu toplantılar devam etti. Çeşitli platformlarda farklı şekillerde kadın sorunlarını tartıştılar. Bu tartışmaların odak noktası kadının yasalar önünde, aile içinde bilhassa hayatın her alanında birçok eşitsizliklere, haksızlıklara çare aramaktı. Böylece onurlarını kurtararak aşağılanmaktan köleleşmekten kurtularak erkeklerle yarışır hale geldiler.

Bizde Kadın.

Bizde ise 17 Şubat 1926 medeni kanunun ilanına kadar kadın yurttaş bile sayılmıyordu. Kadın, kafes arkası kadındı. Tamamen erkeğin hâkimiyetine teslim olmuş çaresiz kadınlardı. Mirasta erkeğin yarısını alırdı. Mahkemede iki kadının ifadesi bir erkeğin ifadesine eşittir.  Erkek isterse karısının üstüne kuma getirebilir. “Boş Ol” dendiğinde kadın boşanmış sayılıyordu. Bu günkü kadın Osmanlıdaki kadın değildir. Savaşta, barışta, tarlada, mutfakta, okulda, fabrikada, ekonomide özetle her alanda başarı ile erkekle yarışır durumdadır.

 

Bu günkü kadın Cumhuriyetin ürünü Atatürk’ün eseridir.

 

O Türk kadını dünyada layık olduğu yeri bulmalıdır diyordu. Erkeğin yanında her alanda yer almasını istiyordu. Kadın ne kadar kültürlü ve bilgili olursa o millet çabuk kalkınır diyordu.

Atatürk sadece milli bir kahraman değil. O çağdaş Türkiye’nin mimarıdır.

Eğitimsiz, kültürsüz, dogmatik fikirlere sahip çorak ve kurak bir Anadolu toprağı, fakir bir halk, Osmanlıdan kalma bir yığın borç. İşte hanımlar Atatürk böyle bir enkazı kaldırmıştır. Enkaz Budur. Bu enkazı Cumhuriyeti kuranlar kaldırdılar.

Cumhuriyet reklam arasıdır diyen sayın hanım milletvekiline sesleniyorum. Cumhuriyet faziletli insanların rejimidir. Cumhuriyet sayesinde oradasınız.  Atatürk’e dil uzatmak bir talihsizlik öreğidir. Kültürsüzlüktür, bilgisizliktir, yanlış bir kıyaslamadır. Daha doğrusu kıskançlıkltır.

 

DÜNYA KADINLARINDAN ÖVGÜLER

“Atatürk dünya üzerinde yeni bir devir açan büyük bir liderdir. Orayı yakın olduğu yüceliğe eriştirip batıya ders verdiğini nasıl unuturum.“ Uluslararası kadın birliği delegesi, Ronya Prensesi ALEKSANDRA CANLACEL

Atatürk asla ölmeyecektir. Yalnız Türk kadınına değil, özgürlük ve gelişim aşığı bütün kadınların gönlünde o, hatırası ebediyen yaşayacaktır. Tunus Miletvekili, Kadınlar birliği başkanı Rahia Haddat.

 

Bizimde milli mücadele yıllarında saygı ile anacağımız mücahit kadınlarımız olmuştur; Başta Halide Edip Adıvar. Tali-i Nisvan Cemiyetini kurdu. Bu cemiyet hem milli mücadeleyi ve kadın haklarını savunur. 19 Mayıs 1919 üniversitelerin katılımı ile büyük bir mitin düzenledi. Tarihi Sultan Ahmet mitingi. Kürsüde Halide Edip’tir. Bunu müteakip birçok miting düzenlendi. Üsküdar mitingi Kürsüde Sebahat Muhittin. Kadıköyde Münevver Sami,. Fatihte Feyman Hanımlar. Bunlar milli mücadelenin sesi olmuşlardır. Halktan büyük rağbet gördüler.

 

Bizi bu günlere getiren bu hanımlar nur içinde yatsınlar.

Yorumlar

yorum