Halifeliğin Kaldırılması

Bu hafta Halifeliğin kaldırılmasının 92. yıldönümü idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz halifelik üzerine olacaktır. Çünkü son yıllarda halifelik üzerine çok tartışmalar yapılmaktadır.Bazıları kendilerini halife sanmakta veya bazıları kendilerini halifeliğe hazırlamaya çalışmaktadır.Bazıları da yüksek sesle halifeliğin yeniden hayata geçirilmesini  dillendirmektedir.Buna gerekçe olarak tüm dinlerin bir liderleri olduğu ve sadece İslam dünyasının dini liderinin olmadığını ifade […]

Halifeliğin Kaldırılması

Bu hafta Halifeliğin kaldırılmasının 92. yıldönümü idi. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz halifelik üzerine olacaktır. Çünkü son yıllarda halifelik üzerine çok tartışmalar yapılmaktadır.Bazıları kendilerini halife sanmakta veya bazıları kendilerini halifeliğe hazırlamaya çalışmaktadır.Bazıları da yüksek sesle halifeliğin yeniden hayata geçirilmesini  dillendirmektedir.Buna gerekçe olarak tüm dinlerin bir liderleri olduğu ve sadece İslam dünyasının dini liderinin olmadığını ifade etmektedirler.Halifelik kaldırılarak bu dini liderlik kaldırılmıştır demektedirler.Oysa kazın ayağı öyle değil.Şimdi konuyu açalım.
Halife demek bir makamdaki kişi o makamdan giderse onun yerine gelen kişiye onun halefi anlamında halife denir. Giden kişiye de gelen kişinin selefi adı verilir.Halef selefin devamıdır.Selefte halefin geçmişidir.Bu kavramlara dinsel bir motif yüklerseniz kavramlar karışır içinden çıkılmaz hale gelir.Şimdi dinsel anlamda halifeliğin ortaya çıkışına bakalım.
Peygamberimiz Hz.Muhammed 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç ettiğin de  İslamiyet’te Mekke’den Medine’ye taşınmış oldu. Burada bir devlet aşamasına gelindi. Hz.Muhammed bir peygamber olmanın yanında aynı zamanda bir devlet başkanı oldu. Hz.Muhammed’in kurduğu bu devlete İslam Devleti adı verilir.632 yılında Hz.Muhammed vefat edince din ve devlet başkanlıkları boşaldı. Hz.Muhammed Veda haccı dönüşünde Gadiri Hum’da yerine Hz.Ali’yi göstererek  vasiyetini bildirdi. Vefatında ise devlet başkanlığı boşluk kaldırmadığı için Hz.Ömer naşın defnini beklemeden Hz.Ebubekir’i devlet başkanı olarak halife ilan ettirdi. Böylece devlet başkanlığı koltuğu dolmuş oldu. Bu duruma itiraz eden Hz.Ali kısa bir sürede ikna edildi.Fakat din liderliği ortadaydı.Din liderliği için ise şu formül bulunmuştu.İbadette devlet başkanı liderlik yaparsa din başkanlığını da eline almış  kabul edildi.Fakat bu duruma itirazlar gecikmedi.Din lideri şaşmaz şekilde Hz.Muhammed’tir.Onun kurduğu dinde de dinsel liderlik onun soyuna aittir dediler.Böylece İslam dünyasında iki dinsel lider ortaya çıktı.Birisi mevcut devlet başkanını din lideri kabul eden ve ona halife unvanı veren Sünni anlayış,diğeri ise  siyasi liderlik ile dinsel liderliği ayıran ve dinsel lider olarak Hz.Muhammed’in soyunu kabul eden  Alevi anlayışı.İslam dünyası bu çerçevede ikiye ayrıldı.Fakat Emevilerden sonra Sünni anlayış egemen olunca devlet başkanları aynı zamanda din liderleri olarak kabul edildiler.Böylece dört halifeden sonra Emevi halifeleri ortaya çıktı.750 yılında Ebu Müslim önderliğinde ayaklanma çıkınca Emevi saltanatı sona erdi.Emevi halifesi ve sultanı yok edildi.Kaçan bir Emevi hanedanı kendini İspanya topraklarındaki Endülüs’ e attı ve orada halifeliğini ilan etti.Yönetimi ele geçiren Abbasiler yine aynı mantıkla halifeliği de ele geçirmiş oldular.Böylece İslam dünyasında iki halife görüldü.Aslında bu ikisi de siyasi liderlerdi.Birisi Abbasi devlet başkanı ve halifesi,diğeri ise Endülüs devletinin başkanı ve halifesi.Bu arada birde Mısır’da Fatımi halifesi ortaya çıktı.
1040 yılında kurulan Selçuklu Devleti Abbasilerin elinden yavaş yavaş askeri gücü devraldı.Selçukluların güçlenmesi ile Abbasi halifesinin gücüde o oranda azaldı.Tuğrul Bey askeri gücünü kullanarak Abbasi halifesinin kızını zorla aldı.Halifeler bu tarihten sonra siyasi gücünü kaybetmiş ve siyasi gücün kontrolüne girdiler.1258 yılında Moğol hükümdarı Hülagu Abbasi halifesini astı.Abbasi soyundan kaçanlar Mısır’a Memlüklere sığındılar.Memlük sultanları da bunları belki siyasi olarak kullanırım diye ülkesinde barındırdı.1517 yılında Yavuz Mısır’ı alınca  halifenin yanındaki kutsal emanetleri İstanbul’a getirdi.Kimse de halifelik konusunu gündeme getirmedi.1774 yılında Rusya ile imzalanan Küçükkaynarca anlaşmasında Rus çarı Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoks Hıristiyanların hamiliğine soyununca Osmanlı sultanı da kendisinin de Müslümanların halifesi olduğunu ve dolayısı ile Rusya’daki Müslümanların da lideri olduğunu ileri sürdü.Böylece yüzyıllar sonra halifelik siyasi bir durumda ortaya siyasi nedenle sürülmüş oldu.Aynı politikayı Panislamizm politikası güden 2.Abdülhamit’te sürdürdü.1.Dünya savaşına girerken Mehmet Reşat’ta halifelik kozunu oynadı.Fakat onun ilan ettiği cihada hiçbir İslam ülkesi uymadı.Tam tersine pek çok İslam ülkesi Avrupalı devletlerle bir olup halifenin ülkesi  olan Osmanlı’yı içten vurdular.Cumhuriyet ilan edilince artık halifeliğin işlevinin olmadığı anlaşıldı.3.Mart.1924 tarihinde yapılan görüşmelerle  halifelik kaldırıldı.Diyanet İşleri Bakanlığı kuruldu.Şeriye ve Evkaf vekaleti kaldırıldı.Eğitim Birliği yasası kabul edilerek medreseler ve azınlık okulları da kapatıldı.Erkanı Harbiye Vekaleti Genelkurmay Başkanlığı’na dönüştürüldü.Son halife olan Abdülmecit Efendi ise 5.Mart.1924 tarihinde ülkeden ayrıldı.Halifeliğin kaldırılmasından sonra İslam dünyasında hiçbir tepki olmadı.Arabistan ve başka ülkelerde kendilerini halife ilan eden pek çok kişi ortaya çıktı.Fakat kimse onları ciddiye almadı.Bugünde kendini halife  ilan eden marjınal kişiler ortaya çıkmakta ve ortada dolaşmaktadır.Bunları da kimse ciddiye almamaktadır.Saygılarımla.

Yorumlar

yorum