ACI SADECE ANKARA’DA DEĞİL HER YERDE

Arkası bitmeyen canlı bomba eylemleri, yitirilen yine onlarca pırıl pırıl insanımız. Her olaydan sonra sözde yetkili zannettiğimiz kişilerin yine bilindik tekerlemeleri. Son beş ay içinde Türkiye’nin kalbinde, Ankara’nın göbeğinde üçüncü bombalama olayını yaşadık. Her olaydan sonra da aynı kişiler tarafından birbirinin kopyası açıklamaları dinledik. Teröre yenik düşmeyeceğiz Vatan için birlik olalım Teröristlerin kimliğini terör örgütünün […]

ACI SADECE ANKARA’DA DEĞİL HER YERDE

Tamer KAYIKÇI

Arkası bitmeyen canlı bomba eylemleri, yitirilen yine onlarca pırıl pırıl insanımız.

Her olaydan sonra sözde yetkili zannettiğimiz kişilerin yine bilindik tekerlemeleri. Son beş ay içinde Türkiye’nin kalbinde, Ankara’nın göbeğinde üçüncü bombalama olayını yaşadık. Her olaydan sonra da aynı kişiler tarafından birbirinin kopyası açıklamaları dinledik.

Teröre yenik düşmeyeceğiz

Vatan için birlik olalım

Teröristlerin kimliğini terör örgütünün kim olduğunu tespit ettik.

Vatandaşlarımız endişelenmesin…

Vatandaşlara endişelenmeyin diyenlerin binlerce korumayla halkın içine dahi çıkamaması gerçek bir ironi olsa gerek.

Devletin birinci görevi vatandaşını tüm iç ve dış tehlikelerden korumaktır. Devlet erkini ellerinde tutanların hangi yöntemle iktidara gelmiş olurlarsa olsunlar ihmal edemeyeceği ana görev budur. Kaldı ki Türkiye’de demokrasi olduğunu iddia ediyoruz ama neredeyse her ay periyodiğe bağlanmış bombalı eylemler karşısında hiçbir siyasi, sorumluluğunu kabul edip istifa gibi onurlu bir davranışta bulunamıyorlar.

Bombalı eylemler karşısında içişleri bakanının istifa etmesi yönünde baskılar yoğunlaşıyor ama konu sadece bir bakanın istifasıyla geçiştirilecek, hafife alınacak kadar basit bir olay değil.

Asıl mesele iktidarı elinde tutan kaçak saray ile sözde hükümetin kendilerini dev aynasında görerek Suriye’nin içişlerine karışması, sınırın yolgeçen hanına dönmesi sonucunda başlayan mülteci akınıyla beraber terörün azması, tarihin görebileceği en kanlı, cani terör örgütü IŞID’a bizim başbakanın öfkeli gençler gibi komik yaklaşımlarda bulunmasıydı.

Kısacası sorumluluk sadece bir bakanda değil kaçak sarayla beraber tüm hükümetin istifa etmesi ve çok acil bir şekilde yapılacak erken seçimlerde sorumluluğu üstlenebilecek Ulasal bir hükümetin kurulmasıdır.

Tabii olay istifa edilerek kurtulacak gibi de değil. Bütün sorumluların başta siyasiler olmak üzere bağımsız yargının önüne çıkarılması gerekmektedir.

O sorumlular çok yakın zamana kadar teröristler şehirleri silah deposu haline getirirken, hendekler kazılarken, bilerek ve isteyerek görmemezlikten gelenlerdir. Onlar çoktan vatana ihanetten yargılanmayı hak etmiş durumdalar. Daha önce irticai faaliyetlerden dolayı kapatılmaktan kıl payı kurtulan AKP’nin bu kez terör örgütüne yardım ve yataklık yapmaktan dolayı kapatılması kaçınılmaz duruma gelmiştir. Tabii teröristlerle organik bağı olan, sivillere saldırdıkları için üzülen ama bu devletin polisine, askerine saldırılmasından mutlu olacak partinin de çoktan tarih sahnesinde yerini alması gerekiyordu.

Ülkenin her hangi bir yerinde meydana gelen böyle bombalı bir eylem sadece olay yerindekileri, ölenlerin, yaralananların yakınlarının içini acıtmıyor. Tüm ülke olarak acıya bürünüyoruz. Fakat acı duymayanlar da ne kadar çok! Bir tarafta alevler içinde can çekişenlerin görüntüsü devam ederken bir diğer tarafta da survivor gibi, eğlence programları kesintisiz devam ediyor ve bu kanal sahipleri de iktidar ile içli dışlı olmaya devam ediyorlar.

Ankara’da, İstanbul’da bomba patlıyor ama onun acısı Antalya’da, Bodrum’da, Alanya’da boşalan oteller ile çıkıyor. Biten turizmde binlerce otel satılmak için sıra beklerken buradan ekmeğini yiyen yüz binlerce çalışan çoktan işsiz konumuna gelmiş.

Bütün hunlar bir kişinin başkanlık ihtirasından ve o kişinin de bu ülkeyi “yurtta barış, dünyada barış” gibi yüce bir ülküden çıkararak mezhep kavgalarının içine atmasından kaynaklanıyor. Komşuda çıkan yangını söndürmeye gitmek yerine elinde onu daha da körüklemek için elinde benzin ile yangına koşmak hiçbir zaman affedilmeyecektir.

Çoktan AKP’nin stepnesi durumuna gelmiş olan MHP’den bir umut beklemek hayalden başka bir şey olmayacaktır. Fakat bu ülkenin kurucusu CHP’nin artık kendine gelmesi, kış uykusundan uyanması gerekmektedir. Bu öyle basın açıklamalarıyla, bir iki tv programına katılarak olacak bir şey değil. Dişe diş, göze göz politikasıyla bu ülkeyi çoktan ortaçağ karanlığına gömmüş olan bu iktidardan kurtarması gerekmekte. CHP’nin başındakiler kendilerinde bu kudreti göremiyorlarsa onurlarıyla bir kenara çekilip bu işi yapacaklara yol açsınlar çünkü bu gidişle çoktan Suriye gibi paramparça olmaya başlayan bu ülkeyi kurtarmak için bir Mustafa Kemal Atatürk daha bulmak imkansız.

tamerkayikci@yahoo.com

Yorumlar

yorum