AYVALIK SİZİ BEKLİYOR

29 Nisan – 3 Mayıs 2016 tarihlerinde Ayvalık’ta tiyatro festivali coşkusunu yaşamak için şimdiden heyecanlıyız. Hummalı çalışmalar devam ediyor. Başvurularda sona yaklaşıldı. Festival başvuruları açıldığından beri ülkemizin birçok tiyatrosu bizleri aradı samimi ve sıcak görüşmeler yaptık. Ayvalık Tiyatro Festivalinde yer almak isteyen toplulukların farklı çalışmalar yapan grupların bu istek ve heyecanları bize yansıyor, çalışmamıza şevk […]

AYVALIK SİZİ BEKLİYOR

29 Nisan – 3 Mayıs 2016 tarihlerinde Ayvalık’ta tiyatro festivali coşkusunu yaşamak için şimdiden heyecanlıyız. Hummalı çalışmalar devam ediyor. Başvurularda sona yaklaşıldı. Festival başvuruları açıldığından beri ülkemizin birçok tiyatrosu bizleri aradı samimi ve sıcak görüşmeler yaptık. Ayvalık Tiyatro Festivalinde yer almak isteyen toplulukların farklı çalışmalar yapan grupların bu istek ve heyecanları bize yansıyor, çalışmamıza şevk katıyor.

Estetik insan eylemi olarak tanımlayabileceğimiz ve sanat dallarının hepsinden esinlenen ve beslenen tiyatro varlığını ve insan toplulukları arasındaki en edilgen yerini sürekli korumaya çalışıyor. Buna aşkla katılan tiyatro insanları, tiyatronun var oluşundan bu yana öz bir çaba ile umutla hayatı sorgulayarak bu işi yapmaya devam ediyor. Ne mutlu ki böyle insanlarımız var. Ülkemizin birçok yerinde tiyatro ateşini yakmaya devam ediyor. il, ilçe, köy demeden buluşuyor sahneliyor üretiyor paylaşıyor. Bu anlamda özgürleşmenin ve kolektif çalışmanın eylemi de olan tiyatro bu yönüyle diktatörlerin ve iktidarlarında korkulu rüyası olmaktadır. Onu yok etmek ve dağıtmak için ellerinden geleni ardına koymaz iktidar düşkünleri. Çünkü tiyatro insana kendisince dokunarak farklılaştırır.

Yeni yüzyıl da git gide kendisinden daha da uzaklaşan insanı inatla kendisini tanımaya iten tiyatro değil midir? İktidar düşkünlerinin maskesini düşüren onlara sömürme, böbürlenme, aşağılama ve insan ol diyebilen sanatın en etkilisi tiyatro değil midir? Ritüellerin peşinde koşup, antik yunandan günümüze insanın dış ve iç sesi olmuş mazlumu korumuş, kötü ruhu ifşa etmiş olan tiyatro değil midir? O gün ve bugün aynı misyonu üstlenen bu sanat dalı deneysel olanla kabuk değiştirmeye, geleneksel olanla geçmişle bu günü bağlamaya, itiraz ederek kötülüğe karşı duvar olmaya devam ediyor. Sansüre direniyor, şiddeti hayatın içinden ayırmaya çalışıyor ve doğru sözlerle dosdoğru söylenmesi gerekeni Dünya ya bir ayna tutarak yerine getiriyor. Kısacası özgürlüğüne sahip çıkıyor. Çünkü, sanatı özgür olan toplum her anlamda özgürleşme için ancak o zaman yol alabilir. Önüne yığılan sorunları çözebilir. Böyle bir toplumun insanı birbirini anlar, dinler, saygı ve sevgi duymayı öğrenir. İşte festival geleneği de buna zemin oluşturur.

Festivaller ve şenlikler bir paylaşım ortamı yaratarak sanatın, mizahın eğlencenin ve üretimin deneyimlendiği ortamı yaratır. Antik Yunan’da Dionysos’a adanan kutlamalarla başlamış olan şenlik geleneği günümüzde tiyatro festivalleriyle çağdaş ve kutsamadan çıkıp özgür bir paylaşım ortamına dönüşmüş. Bu geleneği Ege’nin bu kıyısında sürdürmek bizim içinde heyecan verici. Ayvalık’ta yedincisini gerçekleştireceğimiz Ayvalık Tiyatro Festivali de bu sürükleyici heyecan ve gayretle ülkemizdeki diğer tiyatro festivalleri arasındaki haklı yerini almıştır. Her yıl bir tema üzerinden gerçekleştirdiğimiz festivalde ülkemiz de ve Dünya da yaşanan mülteci sorunları ve insan kıyımı nedeniyle bu yıl temamızı “Yaşama tiyatro ile dokunun…” olarak belirledik.  Dostlukla paylaşımın, sanatla ortak üretimin, deneyselle klasiğin, destek olanla oynayanın, organize edenle misafir olanın bir olduğu tiyatro buluşmamızda sizlerde yer almak istiyorsanız bu buluşmanın 7. sinde beraber olalım diyorsanız, Ayvalık sizi bekliyor…

Yorumlar

yorum