Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yıldönümü

Bu hafta Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yıldönümü idi.  Bundan dolayı çeşitli törenler yapıldı.  Bu büyük zaferi ulusumuza kazandıran başta Ulu Önder Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını minnetle anıyorum. Hepsinin ruhları şad olsun. Bu haftaki sohbet konumuz Çanakkale savaşları üzerine olacak. Önce Çanakkale Boğazı’nın önemi üzerinde duralım. Çanakkale Boğazı Akdeniz’i Marmara’ya, oradan da Karadeniz’e bağlayan boğazdır. Asya’nın […]

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yıldönümü

Bu hafta Çanakkale Deniz Zaferi’nin 101. yıldönümü idi.  Bundan dolayı çeşitli törenler yapıldı.  Bu büyük zaferi ulusumuza kazandıran başta Ulu Önder Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını minnetle anıyorum. Hepsinin ruhları şad olsun. Bu haftaki sohbet konumuz Çanakkale savaşları üzerine olacak. Önce Çanakkale Boğazı’nın önemi üzerinde duralım. Çanakkale Boğazı Akdeniz’i Marmara’ya, oradan da Karadeniz’e bağlayan boğazdır. Asya’nın iç bölgelerine giden deniz yolu buradan geçer. Bunun için çok önemlidir. Tarihi boyunca Ege üzerinden gelen donanmalar tarafından saldırıya uğramıştır. Ünlü Truva savaşları da bu boğazın kıyılarında meydana gelmiştir. 330 yılında İstanbul’un Konstantin tarafından Roma başkenti ilan edilmesi ile Çanakkale Boğazı’nın  önemi başkenti koruyan boğaz durumuna dönüşmüştür. Osmanlı’da da aynı durum devam etmiştir. Fatih Sultan Mehmet boğazı korumak amacıyla en dar yere Çimenlik ve Kilitbahir kalelerini inşa ettirmiştir. Bu iki kale bugün de tüm heybetiyle yerlerinde durmaktadır. Çanakkale’de adını bu Kale-i Sultani denilen Çimenlik kalesinden alır. Kalenin çevresinde çanakçılar pazar kurup çanak sattıklarından kaleye zamanla Çanakçıların kalesi ve Çanakkale adı verilmiştir.

  1. Dünya savaşı öncesi değişen şartlar nedeniyle Osmanlı Çanakkale Boğazı çevresine değişik tabyalar inşa etmiştir. Amaç boğaz eğer bir saldırıya maruz kalırsa boğazı karadan savunmaktır. Boğazın kuzeyden güneye  çevresinde tam 10 adet kale bulunmaktadır. 1. Dünya savaşı 1914 yılında çıkmıştır. Osmanlı bu savaş öncesi yerini bulmak için çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Fakat savaşın asıl nedeni zaten Osmanlı topraklarını paylaşmaktır. Bunun için İtilaf bloku anlaşmaya yanaşmamıştır. Osmanlı’da İttifak devletleri ile anlaşmıştır. Daha sonra Almanya’dan gemi alındığı ilan edilerek Yavuz ve Midilli gemileri  içeri alınmıştır. Bu gemilerin Rus limanlarını bombalaması ile Osmanlı fiilen savaşa girmiştir. Savaşın başlaması ile beraber Osmanlı boğazları korumak amacıyla 5. nci orduyu kurmuştur. Komutanlığına da Alman Liman Paşa getirilmiştir. Osmanlı’da ise Harbiye Nazırı Enver Paşa’dır ve ipler tamamen onun elindedir. Bu arada Sarıkamış harekatı yapılır ve başarısızlıkla bitirilir. 19. Şubat. 1915 tarihinde İtilaf donanması Seddülbahir’i bombalayarak ilk saldırısını gerçekleştirir. İlk şehitlerimiz bu saldırıya verilir. Osmanlı ise boğazı korumak için iki kıyıda çeşitli tabyaları oluşturmuş ve boğaza da çeşitli mayın hatları döşemiştir. Mesudiye zırhlısını da boğazın girişine yüzer tabya olarak yerleştirmiştir. Fakat bu zırhlı ilk etapta vurularak batırılacaktır. 18. Mart. 1915 günü boğaza yüklenilmesi kararlaştırılır. Sabah 10. 30 sularında İtilaf donanması boğaza girer. Boğazda şiddetli bir mücadele başlar. İtilaf donanması tabyalarımızı sustura sustura ilerler. Bu arada kendi zırhlıları da çeşitli yaralar alır. Önden giden gemiler arkadan gelenlere yer vermek için Karanlık limanda manevra yapmak isterlerken 8. Mart gecesi Nusret mayın gemisinin döktüğü mayınlara çarparlar. 3 gemileri batar. Rumeli Mecidiyesi bataryasında Kocaseyit tek başına top mermisini kaldırarak Ocean adlı zırhlıyı vurur ve Nusret’in mayınlarına çarparak batmasına neden olur. Akşam 18. 00 sularında İtilaf donanması boğazı geçemeyeceğini anlayarak geri çekilir. Böylece müthiş zafer kazanılmış olur. Boğaz komutanı Cevat Paşa’dır. Boğazın geçilememesi üzerine İtilaf devletleri büyük bir amfibi harekatı planlarlar. Bunun için başta Anzak kolordusu olmak üzere değişik yerlerden asker getirirler ve çıkartma yerleri planlamaya başlarlar. Liman Paşa ise elindeki 5 Tümenden ikisini Bolayır kıstağına, birini Seddülbahir’e, birini Kumkale’ye, ihtiyat tümenini de Bigalı köyüne yerleştirir. İhtiyat Tümeni olan 19. Tümen komutanı ise Ulu Önder Mustafa Kemal’dir. Seddülhabir’de ise 9. Tümen görev yapmaktadır. 25. Nisan. 1915 günü  Bolayır ve Kumkale’ye gösteriş çıkartmaları düzenlenirken asıl çıkarmalar Seddülbahir kıyıları ile Arıburnu kıyalarına yapılır. Seddülbahir’de beş yerden çıkan düşmanı 9. Tümen birlikleri karşılar. Arıburnu kıyılarına çıkan Anzak kolordusunu ise inisiyatif alarak Ulu Önder Mustafa Kemal 57. Alay ile karşılar. İlk çıkartmalarda en fazla bu birlikler hırpalanır. Daha sonra takviyeler gelir ve savaş kızışır. Mayıs ve Temmuz aylarında ölümcül mücadeleler olur. Mehmetçik düşmanı Alçıtepe köyü ile Conkbayırı’na sokmaz. Bu durumda düşman yeni bir taktik dener. Yukardan kuşatmak için kuzeydeki Suğla koyu çevresine Ağustos ayı başında çıkartma yapar. 10. Ağustos’ta Conkbayırı çevresinde çok şiddetli savaşlar olur. Mehmetçik ileri atılarak düşmanı deniz kıyısına sürer. Düşman 21. Ağustos’ta son bir defa daha şansını dener. Ulu Önder Mustafa Kemal’in emrindeki Mehmetçik bu seferde düşmanı alt edince geri çekilir. Savaş bu tarihten sonra siper savaşlarına dönüşür. 1916 yılı Ocak ayı içinde düşman yarımadayı terk ederek Çanakkale geçilmez der ve gider. Bu zaferimiz sonucunda 1. Dünya savaşı iki yıl daha uzamıştır. Ruslar yardım alamadıkları için ihtilal olmuş Rusya’da Bolşevik yönetim kurulmuştur. İngilizlerin sömürgeleri zamanla bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Türk ulusu da ebedi önderini bulmuş ve işgal yıllarında onun etrafında toplanarak Kurtuluş Savaşını vermiş ve Cumhuriyeti kurmuştur. Bu savaşta şehit olan başta dedem olmak üzere tüm Mehmetçiklerimize Tanrı’dan rahmet dilerim. Işıklar içinde yatsınlar. Bizlere en müşgül durumlarda dahi neler yapabileceğimizi gösterdiler. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum