MEHMET TÜM:  TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ GÖRÜŞÜMÜZ NETTİR.” AMA ’SIZ, FAKAT ’SIZ KADRODUR

  TBMM ‘de Taşaron İşçilerin Kadroya alınmasına ilişkin, bir Basın Toplantısı düzenleyen, CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet TÜM, CHP ‘nin Taşeron İşçilerle ilgili görüşleri nettir.” AMA ’sız, FAKAT ’sız Kadrodur.  Dedi. Mehmet TÜM, Bu işçi kardeşlerimiz yaptıkları işlerde kamu kadrolarına geçirilmelidir. Yasal Güvenceye kavuşturulmayı beklemektedirler. Sayın Başbakan, ifade ettiği sözlerin arkasında durmalıdır. Kendi ifadesi ile bu […]

MEHMET TÜM:  TAŞERON İŞÇİLERLE İLGİLİ GÖRÜŞÜMÜZ NETTİR.” AMA ’SIZ, FAKAT ’SIZ KADRODUR

 

TBMM ‘de Taşaron İşçilerin Kadroya alınmasına ilişkin, bir Basın Toplantısı düzenleyen, CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet TÜM, CHP ‘nin Taşeron İşçilerle ilgili görüşleri nettir.” AMA ’sız, FAKAT ’sız Kadrodur.  Dedi.

Mehmet TÜM, Bu işçi kardeşlerimiz yaptıkları işlerde kamu kadrolarına geçirilmelidir. Yasal Güvenceye kavuşturulmayı beklemektedirler. Sayın Başbakan, ifade ettiği sözlerin arkasında durmalıdır. Kendi ifadesi ile bu işçilerin tamamı kadroya alınmalıdır. Şimdi Sayın Maliye Bakanına sormak isterim, Sayın Bakan siz uzun yıllar Maliye Bürokratlığı yaptınız, Özel Sözleşmeli Personel Kadrolu mudur? Eğer bunlar Kadroya alınıyorsa neden adlarını Özel sözleşmeli ilan ediyorsunuz? Neden her 3 yılda bir sözleşme imzalıyorsunuz. Dedi. İşçilerin ve Kamuoyunun beklentilerinin, kadro verilmesi olduğu yönünde olduğu görüşlerine yer veren TÜM,  AKP, Kamu kadrolarını siyasallaştırmak istiyor, bu anlayış, ileride, OY yoksa, Sözleşmede yok mantığını hakim kılacaktır.  Görüşlerini  dile getirdi. Mehmet TÜM’ün açıklaması şöyle “Yapılmaya çalışılan işçileri beklentiye sokmak ve algı operasyonu ile kandırmaya çalışmaktır. Konu ile ilgili yasal düzenleme henüz kamuoyu ile paylaşılmadan yapılan algı yönetimi taşeron işçilerin “özel sözleşmeli personel” statüsünde istihdam ederek sanki kadroya alınmış havasını hakim kılmaya çalışmaktadırlar. Taşeron şirket işçileri açısından gerçek anlamda bir “kadroya alınma” durumu kesinlikle yoktur.

DÜZENLEME TÜM TAŞERON İŞÇİLERİ KAPSAMIYOR

 

“Kadrolu “ Hiçbir sözleşmeye bağlı olmaksızın, çalışma koşulları yasalarla düzenlenmiş, kamu çalışanı demektir. Sözleşmeli  olmak , kadrolu olmak değil tam tersine, kadrolu olmamanın karşıtıdır. Zaten Sayın  Başbakan’ın açıklamasının tam aksine Maliye Bakanı, taşeron firmalarda çalışan işçilerin kamuda “özel sözleşmeli personel” statüsünde istihdam edileceklerini ve 3 yılda bir sözleşmelerinin yenileneceğini açıkladı. Başka bir ifade ile taşeron işçilikte sadece işverenin adı değişirken, mevcut çalışma düzeni taşeron şirketler yerine, devlet eliyle sürdürülecek gibi görünüyor. Yani bizler, işçilerin statüsü değişecek diye beklerken, taşeronun kimliği değişiyor. Artık Devlet Taşeronlaşıyor. Bu çok sakıncalı bir durumdur.

Bu güne kadar  işe alımlarda Taşeron şirketler üzerinde baskı kuran AKP yönetimi özellikle taşrada artık, işe yerleştirmelerde siyasi ayrımcılık yapmak için taşerona da ihtiyaç duymayacaklardır. Çalışanları, AKP’nin sözleşmeli personeli haline getirmek istiyorlar.

Önümüzdeki süreçte bu anlayış oy yoksa , sözleşmede yok mantığına dönüşecektir. İşçilerin ve kamuoyunun beklentisi bu değildir. Çalışma Koşulları yasalarla düzenlenmiş “KADROLU” personel anlayışıdır.3 yıl sonra ne olacak, çalışanın hiçbir güvencesi yoktur. Çalışma yaşamı tamamen siyasallaşmış hale gelecektir. Ayrıca yapılan açıklamalar gösteriyor ki taşeron şirket işçilerine yönelik ciddi hak kayıplarını da doğurabilecek bir  yasanın hazırlandığı da ortaya çıkıyor. Tüm bu olumsuzluklara rağmen ,yapılan Düzenleme tüm taşeron işçileri kapsamıyor.

Kamuya “sözleşmeli” olarak alınacak olan taşeron işçilerinin 12 ay boyunca ve tam zamanlı olarak çalışan işçileri kapsaması, mevcut aylıklar üzerinden ücret almaya devam etmeleri hedefleniyor. Örneğin 11 ay 29 gün çalışan işçiler ne olacak. Bunları kapsamıyor.

BELEDİYE’DE ÇALIŞAM TAŞERON ŞİRKET İŞÇİLERİ KAPSAM DIŞI BIRAKILIYOR

 

Bilindiği gibi, belediyeler istihdam ihtiyaçlarını, kurdukları şirket aracılığı ile karşılamaktadırlar. Çünkü Maliye Bakanlığının Bürokratik kadro işlemleri bunu zorunlu hale getirmiştir. Gelecek yeni düzenleme bu şirketleri de kapsamıyor. Belediye şirketleri aracılığı ile çalışan taşeron şirket işçileri kapsam dışı bırakılıyor. İşçiler arasında ayrımcılık statü farkları çoğaltılarak devam ediyor.

İŞÇİLER ARASINDA AYRIMCILIK STATÜ FARKLARI ÇOĞALTILARAK DEVAM EDİYOR

 

Kamuoyu ve çalışanlar,  işçiler arasındaki ayrımcılığın ortadan kaldırılmasını isterken bu sözleşmeli çalışma biçimiyle zaten kamuda 4/A – 4/B – 4/C gibi farklı statüde çalışıp aynı işi yapan işçiler varken şimdi de “özel sözleşmeli personel” ayrımı getirilmek istenmektedir. Bu işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarında belirgin bir değişiklik olmayacaktır. Anlaşılan o ki kamuda da herkes özel sözleşmeli personel olmaya aday haline getirilmek isteniyor. Güvenceli olarak görülen kamu da çalışma artık tamamen güvencesiz hale getirilecektir.

TAŞERON ŞİRKET İŞÇİLERİNİN GEÇMİŞE YÖNELİK HAKLARI ELLERİNDEN ALINMAYA ÇALIŞILIYOR

 

Taşeron şirket işçilerinin geçmişe yönelik hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor. Maliye Bakanının açıklamaları içinde en önemli bir nokta ;“Taşeron işçilerin atanmaları halinde geçmişe dönük hak talebinde bulunamayacak” olmasıdır. Yani Özel sözleşmeli statüsüne geçmek isteyen personel geçmişe dönük haklarından vaz geçecektir. Sadece bu şart bile yüz binlerce taşeron işçisine, kamuda çalışmak için geçmiş birikimlerinden, özellikle kıdem tazminatından vazgeçmelerinin dayatıldığını gösteriyor.

TAŞERON ŞİRKET İŞÇİLERİNİN AÇTIKLARI DAVALAR KADÜK HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

 

Taşeron şirket işçilerinin açtıkları davalar geçersiz hale getirilmeye çalışılıyor, Mevcut uygulamada; asıl işi yaptığı iddiasıyla dava açıp kazanan bir taşeron işçisi, ilk işe başladığı tarihten itibaren asıl işçi gibi değerlendirilerek, başta kıdem hakkı olmak üzere geçmişe dönük bütün haklarını asıl işverenden alabiliyorlar. Bu durum hükümetin taşeron çalışmayla ilgili düzenleme yapmasındaki asıl amacın taşeron işçileri kadroya almak değil, açılan davalar sonucunda idarenin karşı karşıya kaldığı mali yükten kurtulmanın hesabını yaptıklarını gösteriyor. Hükümetin yapmak istediği, yıllardır kamuda çalışan ve açtıkları davalarla haklılıkları mahkeme kararlarıyla tescil edilen taşeron şirket işçileri “kamu işçisi” olarak kadroya almak yerine “özel sözleşmeli personel” gibi yeni bir ara formül oluşturmak ve “Taşeron işçileri kadroya alıyoruz” yalanını pazarlamaktan başka bir şey değildir.

CHP ‘nin Taşeron İşçilerle ilgili görüşleri nettir.” AMA ’sız, FAKAT ’sız Kadrodur.

Bu işçi kardeşlerimiz yaptıkları işlerde kamu kadrolarına geçirilmelidir. Yasal Güvenceye kavuşturulmayı beklemektedirler. Sayın Başbakan, ifade ettiği sözlerin arkasında durmalıdır.

Kendi ifadesi ile bu işçilerin tamamı kadroya alınmalıdır. Şimdi Sayın Maliye Bakanına sormak isterim, Sayın Bakan siz uzun yıllar Maliye Bürokratlığı yaptınız, Özel Sözleşmeli Personel Kadrolu mudur? Eğer bunlar Kadroya alınıyorsa neden adlarını Özel sözleşmeli ilan ediyorsunuz? Neden her 3 yılda bir sözleşme imzalıyorsunuz.

Bunun taşeronlara yılda 1 ihale yapmak ile 3 yılda bir ihale yapmak arasında işçilerimiz açısından ne fark var? Sözleşmeleri 12 ay yerine 36 aya çıkan işçilerimiz, hangi güvenceye kavuşmaktadır? Kamuoyuna açıklayınız. Sayın Bakan; İşçi kardeşlerimiz, Kamudan Kadro bekliyorlar. Sözleşmeniz sizin olsun.

Bizler CHP olarak bu aldatmacanın peşini bırakmayacağız.

Yasa Meclise sunulduktan sonra tabi ki işçilerimiz lehine gerekli mücadeleyi vereceğiz.

Bundan Tüm Taşeron işçilerimiz emin olsunlar.

 

 

Yorumlar

yorum