ALIŞTIK MI YOKSA

Yeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi Abdulkadir Selvi Ankara Kızılay da Güven parkta meydana gelen ve 37 yurttaşımızın katledildiği bombalı saldırı sonrasında “ Terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor” demesinin üzerinden yaklaşık bir aya yakın bir süre geçti. 7 Haziran seçimleri sonrasında “400 milletvekili verseydiniz bunlar başımıza gelmezdi denmesinden sonra, 1 Kasım seçimlerine kadar geçen sürede 167 güvenlik […]

                                                                    ALIŞTIK MI YOKSA

İbrahim KızılerYeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi Abdulkadir Selvi Ankara Kızılay da Güven parkta meydana gelen ve 37 yurttaşımızın katledildiği bombalı saldırı sonrasında “ Terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor” demesinin üzerinden yaklaşık bir aya yakın bir süre geçti. 7 Haziran seçimleri sonrasında “400 milletvekili verseydiniz bunlar başımıza gelmezdi denmesinden sonra, 1 Kasım seçimlerine kadar geçen sürede 167 güvenlik görevlisi şehit olmuştu. 1 Kasım seçimlerinden sonra ve halen devam eden, Doğu ve Güneydoğu’da uygulanan sokağa çıkma yasakları ve yaşanan çatışmalar artarak devam ediyor.

Haziran’daki genel seçimden hemen sonra artış gösteren bölücü terör olaylarında bugüne kadar 258 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Sadece Sur’da 16 şehidimiz vardı.

 

Terör örgütü PKK’nın şehir merkezlerine kazdığı hendekleri kapatmak için operasyon düzenleyen güvenlik güçleri, teröristlerle çatışmaya devam ediyor. 1 Kasım 2015-5 Ocak 2016 tarihleri arasında toplam 53 güvenlik görevlisi şehit oldu. Sonrasında ise şehit sayımız hakkında sağlıklı bir bilgi bile alamaz olduk. Çünkü her çatışma ve katliam sonrasında yayın yasağı geldi. Son bir ay içerisinde ise basından takip edebildiğimiz kadarı ile;

 

7 mart 2016 Diyarbakır Sur da 1 asker şehit.

8 mart 2016 İdil de 2 polis şehit, 6 polis yaralı.

15 mart 2016 Nusaybin de 1 polis şehit.

20 Mart 2016 Nusaybin de 1 polis, Şırnak da 1 asker şehit.

21 Mart 2016 Nusaybin de 4 asker 1 polis şehit.

22 mart 2016 Yüksekova da 2 polis 1 asker şehit, 9 güvenlik görevlisi yaralı.

22 mart 2016 Mardin Diyarbakır karayolu 1 Polis şehit 4 polis yaralı.

24 mart 2016 Nusaybin de 1 Uzm. Çvş. şehit.

26 mart 2016 Nusaybin 2 asker şehit 5 asker yaralı.

26 mart 2016 Nusaybin de 1 polis, 1 asker şehit. 1 polis ve 5 asker yaralı.

27 mart 2016 Nusaybin de 1 Uzm. Çavuş şehit oldu.

27 mart 2016 şehit olan bir polisin annesi kalp krizi neticesinde hayatını kaybetti.

28 mart 2016 Yüksekova da yaralanan 1 asker GATA’da şehit oldu.

29 mart 2016 Şırnak da 1 polis şehit.

30 mart 2016 günü Hakkari Yüksekova da 1 polis, Nusaybin de 2 asker şehit, 1 asker yaralı.

31 Mart 2016 günü Diyarbakır da 7 polis şehit oldu, 13 polis, 14 vatandaş yaralı. Nusaybin de ise 2 uzman çavuş şehit, 6 kişi yaralı.

2 nisan 2016 günü Nusaybin de 1 polis 5 asker, Yüksekova da 1 polis, Şırnak da 1 asker şehit.

4.nisan 2016 Nusaybin 1 binbaşı, 1 astsubay ve 1 korucu şehit.

4 nisan 2016 Van’da polis araçlarına 3 ayrı noktada saldırı

4 nisan 2016 günü Lice-Kulp yolunda polis aracına saldırı 2 polis yaralı.

 

-06 nisan 2016 tarihin de, Odatv’de Saygı Öztürk’ün yazısından bir alıntı yaptım

“7 Haziran 2015 tarihinden bu yana kaç şehit verdiğimizi yetkililer sağlıklı bir biçimde açıklamıyor” diyen Öztürk’ün verdiği şehit sayısı şöyle: “Dünkü tarih itibariyle şehit sayımızı açıklayalım: 244 asker, 155 polis, 8 köy korucusu olmak üzere toplam 407 güvenlik görevlisi…”

 

-Artık her saldırının ardından Kandil’e bir-iki bomba sallama geleneğini ihya etmeye bile lüzum görülmüyor. Gazetelerde küçücük haberler olarak geçiştiriliyor şehit asker ve polisler. Sosyal medyada da pek ilgi yok sekiz, dokuz şehide. Vatandaşımız artık hayat devam ediyor havasında. Olan bitenden iktidardaki AKP’yi değil, muhalefetteki CHP’yi suçlamaya, CHP milletvekili ve yöneticilerine saldırmaya başladılar. Eskiden şehit sayısı ikiyi, üçü buldu mu ayağa kalkan insanlarımız,  onlarca şehidimize bana mısın bile demiyor. Analarımız ağlıyor ve galiba ateş sadece evladını kaybeden ocaklara ve anaların yüreklerine düşüyor.

 

-Hani Selvi’nin açıklamasından sonra “Alışmayacağız” falan diye haykırıp duruyorduk ya, herhalde milletçe kanıksadık başımıza gelenleri, adeta duyarsızlaştık, ilgisizleştik, alıştık galiba. Alışkanlığımız sadece şehitlerimize mi?

 

-Dinci geçinen vakıflarda ve yurtlarda ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza karşı işlenen taciz ve tecavüz olayları da ülkemizi ikiye bölmüş durumda, Bir kısım insanımız bu konuda tepki vermeyi bırakın, sözünü etmekten bile kaçınıyor. Meclisimiz bile bu konuyu gündeme almamaya çalışıyor. Adeta  tecavüz ve taciz olaylarını gündeme getirenlere bile tahammül edemez haline geldi.

 

-Daha önceki bir yazımda yazmıştım ya “Bindik bir alamete, gidiyoruz galiba kıyamete”. Allah devletimizin ve milletimizin sonunu hayır ede.

Yorumlar

yorum