KENTLERİN AKCİĞERİ PARKLAR

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin kır nüfusu oranı % 80 civarındayken, kentsel nüfus oranı % 20 civarındaydı. Kırsal alanlardan kentlere yapılan göçlerden dolayı günümüzde bu oran kırsal nüfus % 20 Kentsel Nüfus % 80 oranıyla tersine dönmüştür. Hızlı kentleşme, hızlı nüfus artışı ve betonlaşma ile insanlar yeşile toprağa hasret kalmaya başladı. Büyük kentlerde sorun daha da […]

KENTLERİN AKCİĞERİ PARKLAR

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’nin kır nüfusu oranı % 80 civarındayken, kentsel nüfus oranı % 20 civarındaydı. Kırsal alanlardan kentlere yapılan göçlerden dolayı günümüzde bu oran kırsal nüfus % 20 Kentsel Nüfus % 80 oranıyla tersine dönmüştür.

Hızlı kentleşme, hızlı nüfus artışı ve betonlaşma ile insanlar yeşile toprağa hasret kalmaya başladı. Büyük kentlerde sorun daha da büyük olmakla beraber artık küçük kasabalar dahi benzer sorunları yaşamaya başlıyor.

Belediyeler buna önlem olarak park alanlarına önem vermeye başladılar. Hatta büyük kentlerde elektrik direklerine bile saksılar yerleştirerek kentlerini hem güzelleştirmeye hem de kentlerine nefes aldırmaya çalışıyorlar.

Ağaç insanların oksijen kaynağıdır. Parklarda kentlerimizin bir bakıma akciğeridir. İşte size bu konunun önemini vurgulayan sözler; Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız. (Türk atasözü) Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer. (Türk atasözü)

“Bir kimse bir ağaç diker de o ağaç yetişip olgunlaşırsa, Allahü Teala o ağaç sebebiyle o kimse için cennette bir ağaç diktirir.” (Hadis-i Şerif,)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular :  ” Ağaç diken müslümana muhakkak o ağaçtan yenilen meyve onun için sadaka olur, o ağaçtan çalınan meyvede onun için sadaka olur. Vahşi hayvanların yediği de o kimse hesabına bir sadaka olur. Kuşların yediği de sadakadır. Her insanın ondan yiyip eksilttiği meyve de onu diken müslüman için bir sadakadır.”

“Ağaç diken herbir kimse için muhakkak Allahü Teala diktiği ağaçtan çıkan meyve kadar evir ve sevab takdir ve ihsan buyurur.”

Bu cihetle Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ağaç dikmeyi ashabına öğretmiş ve o derece ehemmiyet buyurmuşlardır ki:”Kıyamet koparken sizden birinizin elinde bir hurma dalı bulunur da kıyamet kopmadan dikmeye gücü yeterse bırakmasın, muhakkak onu diksin.” buyurmuştur.

Evet ağaca, ormana, yeşil alanlara insanlar muhtaç. Onlar korunmalı kollanmalı, özellikle kentlerde parklar geliştirilmeli çoğaltılmalıdır.

Kentlerimizin akciğeri olan parklardan insanlar, oralara zarar vermeden, dilediği gibi, ücretsiz olarak yararlanmalıdır. Evinde hazırladığı yayını yaptığı poğaça böreğini, ya da köşedeki seyyar satıcıdan aldığı simidini yaşadığı kentin yeşil parklarında afiyetle yemelidir.

Buraya kadar parklarla ilgili olması gerekenleri anlatmaya çalıştım. Bir de ne yazık ki olmaması gerekenler var.

Hangi kentte ya da kasaba yaşıyorsanız oradaki büyük küçük parkları bir düşünün. Belediyelerimiz imar planlarına koydukları yeşil alanlara halkın istifadesi için büyüklü küçüklü şirin parklar yapıyorlar.

Büyük Parklarda temiz ve nezih çay bahçelerimiz var halkımıza hizmet edip yasal kazançlarını sağlıyorlar. Küçük parkların kenarlarında da küçük çay ocakları var. Parkta oturup simidini yemek isteyen vatandaşa sıcak çay sunuyorlar. Kendilerine tahsis edilen alanlara da tabure, sandalye masa, sehpa koyuyorlar. Parklarda banklarda yer bulamayanlar buralara oturup çay ocağından çayını alıp içiyorlar.

Asıl sorun bundan sonra başlıyor. Masalar sandalyeler kendi sınırlarını aşarak halkın ortak kullanım alanlarına tecavüz ediyorlar. O kadarki sabit bankların önüne bile masa sandalye konuyor, masalar dolu olup banklar boş olsa bile vatandaş parkta oturmaktan çekinir oluyor.

 

Parklardaki çay bahçeleri ve çay ocakları kendilerine tasis edilen sırılar içinde faaliyetlerini sürdürmelidir. Bu ihlalleri önlemek ve kontrol etmek belediyelerin görevi. Hangi partili, hangi şehir belediyesi olursa olsun bu ihlaller yaşanıyor. Sıkı bir denetim ve kontrol yapılmalı, halk yaşadığı kentin parkından dilediği gibi istifade etmeli, ticari işletmeler de kendi sınırlarında yasal kazançlarını kazanmalıdır.

 

Hüseyin EROĞLU

 

 

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle