KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN KURULUŞUNUN 76. YILI

  Cumhuriyet Halk Partisi  Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki Köy Enstitüleri’nin Kuruluşunun 76. Yılı dolayısı ile basın açıklaması yaptı. Biçki yaptığı basın açıklamasında “KÖY Enstitüleri ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılmış okullardır. Tamamen Türkiye’ye özgü olan bu eğitim projesini 28 Aralık 1938 tarihinde Milli Eğitim Bakanı olan […]

KÖY ENSTİTÜLERİ’NİN KURULUŞUNUN 76. YILI

 

Cumhuriyet Halk Partisi  Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki Köy Enstitüleri’nin Kuruluşunun 76. Yılı dolayısı ile basın açıklaması yaptı. Biçki yaptığı basın açıklamasında “KÖY Enstitüleri ilkokul öğretmeni yetiştirmek üzere 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılmış okullardır. Tamamen Türkiye’ye özgü olan bu eğitim projesini 28 Aralık 1938 tarihinde Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel bizzat yönetti” dedi.

Biçki gerçekleştirdiği basın açıklamasının devamında ise “Neredeyse tüm Anadolu’nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu gerçeği göz önüne alınarak dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün himayelerinde, Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından İsmail Hakkı Tonguç’un çabaları ile köylerden ilkokul mezunu zeki çocukların bu okullarda yetiştirildikten sonra yeniden köylere giderek öğretmen olarak çalışmaları düşüncesiyle kuruldu. Geleneksel öğretmen okullarında yetişmiş öğretmenler için köylerde öğretmenlik yapmak yapılacak bir görevden çok zorunluluk olarak algılanıyordu. Çalıkuşu romanındaki karakter gibi gönüllü ve verimli öğretmen sayısı azdı. Oysa okuma yazma oranı Cumhuriyet ilk kurulduğu yıllarda yüzde 5 bile değildi. Bunun yanında nüfusun yüzde 80’lik bölümü köylerde yaşıyordu. Köy Enstitülerinin kurulması ve yaygınlaşması konusunda pedagoji uzmanı Halil Fikret Kanad’ın önemli çalışmaları vardı. Kanad, zorunluluktan değil özveriyle öğrenci yetiştirecek köye göre öğretmen fikrini savunmuştu. 1940 yılından başlayarak, tarım işlerine elverişli geniş arazisi bulunan köylerde veya onların hemen yakınlarında Köy Enstitüleri açıldı. Türkiye’de seçilen şehirlerden uzak ancak tren yollarına yakın tarıma elverişli 21 bölgede köy okullarına öğretmen yetiştirmek üzere açılmıştı. Öğretmenler köylülere hem örgün eğitim verecek, okuma yazma ve genel bilgileri kazandıracak hem de modern ve ilmi tarım tekniklerini öğretecekti. Öğretmenler gittikleri yörelerde bilinmeyen tarım türlerini de köylülere öğretecekti. Kitaba, deftere dayalı öğretim yerine iş için, iş içinde eğitim ilkesi tatbik ediliyordu. Her köy enstitüsünün kendisine ait tarlaları, bağları, arı kovanları, besi hayvanları, atölyeleri vardı. Derslerin yüzde 50’lik bölümü temel örgün eğitim konularını içeriyordu. Geri kalanı ise uygulamalı eğitimdi. 1940-1946 arasında Köy Enstitülerinde 15 bin dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı. Aynı dönemde 750 bin yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise bin 200 dönümdü. Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık , 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı. Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti. Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy Enstitülerinde bin 308 kadın ve 15 bin 943 erkek toplam 17 bin 251 köy öğretmeni yetişmişti. Fakir Baykurt, Ümit Kaftancıoğlu, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Pakize Türkoğlu, Hatun Birsen Başaran, Ali Dündar, Mehmet Uslu ve Dursun Akçam gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler bu okullarda yetişmişlerdir. Bu okullarda kızlı erkekli bir arada eğitim yapılıyor; zeybeği, horonu, halayı, lorkesi el ele oynanıyordu. Türküler birlikte çığırılıyordu. Bugün geldiğimiz nokta ortada…Halk oyunlarına ‘halt oyunları’ diyen zihniyet, köylülerin ve köyün kalkınmasını istemeyen toprak ağaları Türkiye’nin kalkınmasına engel olmak isteyen dış güçler el birlik bu okullara Komünist Yuvaları diyerek Köy Enstitülerini kapattırdılar. Bu da yetmedi Köy Enstitüleri yolunda olan İlk Öğretmen Okullarına da kilit vurdular. Bu gün bu karanlık zihniyetin elinden iktidarı alıp Türkiye’nin yeniden atağa geçmesi için Cumhuriyet Halk Partisi göreve hazırdır. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk’ün, İnönü’nün, İsmail Hakkı  Tonguç’un, Hasan Ali Yücel’in izinden gelmektedir” cümlelerini kullandı.

Yorumlar

yorum