SLOW OLİVE AYVALIK’TA BAŞLADI

Slow Food ve Ayvalık Belediyesince düzenlenen 14-17 Nisan tarihleri arası devam edecek olan “Slow Olive” etkinliğinde yerli ve yabancı konuşmacılar zeytini ve yaşamdaki yeri ile etkisini anlatıyor. “Slow Olive” Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde Alibey Kültür Merkezi’nde sinema sanatçısı Tuncel Kurtiz’in zeytin ile ilgili konuşmasının yer aldığı ses kaydının dinletilmesi ile başladı. Dört gün sürecek çalıştayın […]

SLOW OLİVE AYVALIK’TA BAŞLADI

Slow Food ve Ayvalık Belediyesince düzenlenen 14-17 Nisan tarihleri arası devam edecek olan “Slow Olive” etkinliğinde yerli ve yabancı konuşmacılar zeytini ve yaşamdaki yeri ile etkisini anlatıyor.

“Slow Olive” Ayvalık Belediyesi ev sahipliğinde Alibey Kültür Merkezi’nde sinema sanatçısı Tuncel Kurtiz’in zeytin ile ilgili konuşmasının yer aldığı ses kaydının dinletilmesi ile başladı.
Dört gün sürecek çalıştayın açış konuşmasını yapan Ayvalık Belediye Başkanvekili Ufuk Ova, şehir dışında olan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer’in selamını ileterek uluslararası bu etkinliğin Ayvalık’ta yapılmasından ve zeytinin Ayvalık’ta konuşuluyor olmasından mutluluk duyduklarını bildirdi.

Dünyanın tüm zeytin coğrafyalarını toplantı, panel ve sunumlarla yakınlaştırmayı, ortak sorunlara çözüm için uluslararası köprüler kurmayı hedefleyen ilk Slow Olive, Ayvalık’ta yapılıyor. 17 Nisan Pazar gününe kadar sürecek olan etkinliğe Fransa, Tunus, Ürdün, Lübnan, Filistin, Fas, Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ve Türkiye’den üretici, aktivist, basın mensubu, aşçı ve akademisyenlerden oluşan 60 kadar delege katıldı.  150 ülkede yüzbinlerce üyesi olan Uluslararası Slow Food hareketinin iki yılda bir gerçekleştirdiği etkinliklerin Türkiye etabının birincisi olan Ayvalık’taki etkinlik Ayvalık Belediyesi’ne ait Alibey Kültür Merkezi’nde geçekleşen bir serenomi ile başladı. 4 gün sürecek etkinlikte zeytini odağına alan bu çalıştayda platform olarak Türkiye’de Ayvalık’ın seçilmesi memnuniyetle karşılanırken,  halka açık ve ücretsiz gerçekleşen etkinlikte Uluslararası Slow Food hareketinin himayesinde, Slow Food’un Türkiye birlikleri, Ayvalık Belediyesi’nin işbirliğinde düzenliyor. Ayvalık  İlçe Turizm Müdürü Yasemin Gençer, Ayvalık Belediyesi Meclis Üyeleri, Ayvalıklı zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin de hazır bulunduğu açılış konuşmasını Ayvalık Belediye Başkanvekili Ufuk Ova yaptı. Ova katılımcıları selamlayarak, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Ufuk Ova’nın ardından konuşan Slow Food Delice Lideri Ali Kürşat organizasyonun Türkiye’nin en önemli zeytin üreticisi konumundaki Ayvalık’ta yapılmasının her şeyden önce Ayvalıklı bir üretici olarak kendisini çok memnun ettiğini vurguladı. Slow Food Fikir Sahibi Damaklar Lideri Defne Koryürek, dünyanın birçok ülkesinde gerçekleşen organizasyonun ilk kez Türkiye’de gerçekleştiğini vurguladı. Ursula Hatson organizasyonun içerisinde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Slow Food’u Akdeniz kültürünün biyo çeşitliliğinin yanı sıra tüm insanlık için tarımın ve kültürün geliştirilmesi alanında dev çalışmalar yaptığını kaydetti. Barış ve zeytinin bir arada olmasına rağmen yaşlı zeytin ağaçlarının imha edilmesi kültürel değerleri de yok etmekte olduğunu savunan Hatson, “Almanya’da nispeten gıda bolluğu var. Dünyanın dört bir yanından binlerce çeşit gıda ürünü geliyor. Oysa bu durum hiçte sağlıklı değil. Avrupa’da 81 milyon kişi iyi gıdaya erişemiyor. Avrupa’da obezite hızla yükseliyor. Bu yüzden de zirai gıdaların tüketilmesi çok önemli. Ancak söz konusu zirai gıdaların üretilmesi sırasında yer üstü ve yer altı suları hızla kirletildiği için üretim alanında yaşanılan çok ciddi sıkıntılar var. Bu durum verimli topraklarda destinasyon kaybına neden olabiliyor” dedi. Dünya’da biyo çeşitliliğinin hızla daralmasının insanlık geleceğini yok edebileceğinden endişeli olduklarını ifade eden Ursula Hatson, “Gıdanın bağımsızlığı bireylerin değil, toplumların en büyük sorunudur. Küresel bir ağın oluşması ve yerel bileşenlerin bir araya geldikleri bir network gelecekte uluslar arası anlamda çok önemli olacaktır.” dedi. Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı Başkanı Pierro Sardo konuşmasını İtalyanca yaptı. İtalya’da peynir ve şaraplara önem verdiklerini ancak zeytine gerektiği önemi vermediklerini belirten Sardo; “Oysa dünyada zeytin ağacı açısından İtalya çok şanslı. Sadece 100 yaşını aşmış durumda olan 7 bin adet zeytin ağacı var. Ama İtalyan zeytinyağı dünyada bir numara ama ne yazıkki son yıllarda bakıldığında biyo çeşitliliğe gereken önem verilmediği için zeytinyağı üreticisi başka sektörlere yönelmeye başladı. Zeytinyağı üretiminden çıkmaya başladı ve böylelikle İtalya’da zeytinyağı üretiminde hızlı bir daralma yaşandı. Bu dolayısıyla dünya zeytinyağı piyasasını olumsuz yönde etkiledi” diye konuştu. Petrol ile zeytinyağının birbirinden farklı olduğunun altını çizen Sardo, “İtalyanlar olarak en büyük hatamız elimizde zeytinyağı gibi değerli bir ürün varken, bizler farklı üretim alanlarına kaydık. Oysa çocuklarımıza zeytin ağacının önemini ve zeytinin çeşitliliğini anlatmadık. Anlatamadık. Şimdi ise gerçeği görünce üreticimizi yeniden zeytinyağı üretimine çekebilmek için çabalarımız oluyor. Şimdi üreticilerimize ve gelecek nesillere zeytin ve zeytin çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin İtalyan ekonomisine daha çok kazandırılması için çabalarımız sürüyor.” İfadelerini kullandı.  Küreselleşmenin uluslar arası ekonomi adına önemli olduğunun düşünüldüğünü belirten Sardo, “Belki bazı piyasalar için bu geçerli olabilir. Ama bugün bakıldığında Avrupa genelinde süt üreticiliği aşırı şekilde daralmış durumda. Belki de bunun en büyük nedeni globalleşen dünyanın lokal üreticilere olumsuz yansımasıdır” diyerek etkinliğin gerçekleştirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Açılışta konuşan Ayvalıklı zeytin üreticilerinden İklim İçin Kampanyası aktivisti Ömer Madra, zeytinin tarihçesini anlattı. Zeytin ağacının binlerce yıldır insanlığın emrinde olan bir ağaç olduğunu belirten Madra, tarih boyunca zeytin ağacı ve zeytin üzerine çıkarılan absurd bilgilerin doğruluk payının bulunmadığını neşeli bir anlatımla katılımcılara anlattı. Dünyada ekonomi ve piyasaların bir avuç zengin kitlenin çıkarlarına göre tezgahladıkları senaryoların ardından oluşan faiz lobilerinin elinde bulunduğunu ifade eden Madra, zeytin ağacının da özellikle maden lobilerinin tehdidi ile karşı karşıya kaldığını ve gelecekte zeytin ağacı sayısında azalma görülebilmesinden endişeli olduğunu da sözlerine ekledi. Yazar Artun Ünsal, Türkiye’nin bir zeytinyağı ülkesi olmadığını savundu. Türk insanının et yemeyi seven bir toplum olduğunu kaydeden Artun Ünsal “Bu yüzden de hiç kimse kimseyi aldatmasın. Bugün Yunanistan 20 kilo, İtalya 30-40 kilo kişi başı yağ tüketirken, ülkemizde zeytinyağı tüketimi sadece 1 litre civarında. Hal böyleyken zeytinyağı ülkesi olduğumuzu söyleyebilmemiz mümkün değildir. Dünyanın en pahallı benzinini yakan, dünyanın en pahallı etini yiyen bir ülkeyiz. Ama zeytinyağı bize pahalı geliyor” dedi. Üreticinin yok edildiği bir ülkede tarımdan söz edilemeyeceğini kaydeden Ünsal, “Bugün bakıldığında hep yabancı menşeli elma, portakal gibi yiyecekler pazarda satılıyor. Yerli malımız ise neredeyse pazarlarda yok. Çünkü üretici yok edilmiş durumda. Oysa Köylü üretici coğrafi işaretinin bekçisidir. Bu yüzden de yerel ürünlerin korunup, kollanması gerekiyor. Bugün emperyal güçler yerli üretim ürünlerimizi piyasalarda yok etmeye çalışsa bile bizim yerli üretim ürünlere yönelmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İlk günkü programın devamında katılımcılar zeytinlikler arasında yürüyüş yaptı, ardından deniz kenarında zeytin ağaçları arasında hazırlanan ikramları Ayvalık Belediye Zeytin Çekirdekleri’nin konseri eşliğinde tattı. Cunda Kültür Merkezi, Taksiyarhis Anıt Müzesi ve Cunda pazar meydanı dahil olmak üzere ilçenin birden fazla noktasında gerçekleşecek etkinliklerin arasında çocuklar için atölyelerden film gösterimlerine, gastronomik sunumlardan panel ve tartışmaları barındıracak olan gerçekleşen etkinlikte Birleşmiş Milletler Gıda Hakkı özel raportörü Hilal Elver’den, tarım üzerine uzmanlığı ile tanınan gazeteci Ali Ekber Yıldırım’a, zeytinyağı tadımcısı Nicholas Coleman’dan (ABD), Arab Network for Food Sovereignty başkanı Razan Zuayter’e (Ürdün), Soup for Syria kitabının yazarı Barbara Massaad’dan (Lübnan), Slow Food Biyoçeşitlilik Vakfı başkanı Piero Sardo’ya (İtalya), araştırmacı, yazar Artun Ünsal’dan, aktivist Ömer Madra’ya kadar bir çok tanınmış sima yer alacak. Ayrıca etkinlikte zeytinin biyoçeşitliliğinin sergileneceği pazar sergisinin ise 15 Nisan Cuma günü, sabah 08.00’de başlayacağı bildirildi.  Türkiye’nin dört bir köşesinden gelen zeytinlerin sergileneceği pazar yerinde Çoruh nehrinin kıyısında, baraja kurban gitmesi beklenen ağaçların zeytini Butko’dan Mardin, Derik’in halhalısına kadar birbirinden farklı 30’a yakın yeşil ve siyah zeytinin tadıma sunulacağı pazar yerinin etkinliğin en renkli aktivitelerinden biri olacağı belirtiliyor.

 

Yorumlar

yorum