İTİNA İLE PARTİ DİZANY EDİLİR

Tamer KAYIKÇI AKP iktidarı ile beraber siyasi literatürümüze yeni birçok cambazlıklar da girdi. Daha önce partilerden milletvekili transferi yapılırdı. Seçmene karşı yapılan büyük bir saygısızlık olarak görürdük. AKP iktidarından sonra kişi bazında yapılan transferler ile sonuç alınamayacağı görülmüş olmalı ki tehlike arz eden partiler kökten tarihe gömülmeye başlandı. Bu da o partilerin içi ile oynanarak […]

   İTİNA İLE PARTİ DİZANY EDİLİR

    Tamer KAYIKÇI

Tamer KAYIKÇI

AKP iktidarı ile beraber siyasi literatürümüze yeni birçok cambazlıklar da girdi. Daha önce partilerden milletvekili transferi yapılırdı. Seçmene karşı yapılan büyük bir saygısızlık olarak görürdük. AKP iktidarından sonra kişi bazında yapılan transferler ile sonuç alınamayacağı görülmüş olmalı ki tehlike arz eden partiler kökten tarihe gömülmeye başlandı. Bu da o partilerin içi ile oynanarak yapılır oldu.

Hatırlayacaksınız AKP’nin ortaya çıkışı orta sağın çökmesiyle başladı. Uluslar arası sermaye vasıtasıyla yaratılan 2001 ekonomik ve siyasi kriz ile Türkiye siyasi hayatına ayrı bir yön verildi. Başta DSP olmak üzere, MHP, ANAP ve DYP halkın önünde çok büyük bir prestij kaybına uğradılar. Dışarıdan yönetilen bu operasyon ile oluşan boşluktan daha kurulalı 6 ay bile olmayan AKP yağdan kıl çeker gibi sıyrılmasını bilip tek başına iktidar oldu.

Bir operasyon sayesinde iktidarı elinde bulan AKP bu kez benzer yöntemleri kendi önünü kapatacak olan partileri dizayn etmek için kullanmaya başladı.

İlk operasyon ANAP ile DYP’nin birleşme operasyonunda yapıldı. Tek başına seçimlerde barajın altında kalacağı belli olan her iki parti akıllı bir karar ile birleşmek için anlaşmışlardı. Birleşme kararı partilerin genel kongrelerinin onayına sunulmuş ve bir gün arayla toplanacak olan her iki partiden ilk gün ANAP kurultayını yapmış ve birleşme onaylanmışsa da nasıl olduysa diğer gün yapılması gereken DYP kurultayında birleşmekten vazgeçilmişti. İki kongre arasındaki o bir gecede neler yaşandı, kimler devreye girdi de birleşmenin önü kapatıldı şimdiye kadar aydınlatılamadı. Fakat bundan en büyük faydayı tabiî ki AKP elde etti. Eğer iki parti birleşmiş olsaydılar baraj sorunu ortadan kalkacak ve AKP hiçbir zaman tek başına iktidarı yakalayamayacaktı.

Türk siyasi hayatında bence ilk önce aydınlatılması gereken bu iki partinin kongreleri arasında kalan o gece yaşananlar olacaktır. Eminim ki onun altından da çok büyük pislikler ortaya saçılacaktır.

Tabii o esnada ANAP’ın başında şimdi paralelci olarak suçlanan o zaman iktidarın koalisyon ortağı salya sümük ağlayıp duran Gülen Hoca’nın en büyük müritlerinden ve eski AKP bakanlarından Erkan Mumcu, DYP’nin başında da geçmişi karanlık olan Mehmet Ağar bulunmaktaydı.

İkinci büyük operasyonun adı Genç Parti’ydi. Birçok entrika ile siyaset sahnesinde yer alan Genç Parti’nin yönetimi iş adamı Cem Uzan tarafından satın alınarak ele geçirildi. Siyasi görüşüne, kişiliğine katılır ya da katılmazsınız, Cem Uzan’ın inandırıcılığı ne kadar sorgulanır ayrı bir konudur ama sonuçta katıldığı ilk seçimde yüzde 7 gibi azımsanmayacak bir oy oranına ulaşan Genç Parti’nin icabına Cem Uzan’ın sahip olduğu holdinglerin maliyeciler marifetiyle çökertilmesi sonucu bakıldı. Apar topar ülkeden kaçmak zorunda bırakılan Cem Uzan yarattığı kısa süreli heyecan ile AKP’nin yüreğini hop indirip hop kaldırdı.

Sıradaki dizayn edilen partilerin her ikisi de büyük lokmalardı. Biri ana muhalefet partisi CHP diğeri de diğer büyük muhalefet partisi MHP. Piyasaya sunulmadan önce büyük bir heyecanla seyrettiğini gördüğümüz dönemin başbakanı tarafından da itina ile kontrol edilen Baykal’ın sevişme görüntüleri ile beraber CHP kökten değişikliğe uğradı. Yine AKP’nin o dönemki büyük ortağı, devletin anahtarını teslim ettiği cemaat ile yapılan bu büyük operasyon CHP’yi sarssa da yıkmayı beceremedi.

Aynı dönem içerisinde seçimlerin arefesinde MHP’nin yönetim kadrosundaki birçok kişinin seks kasetleri piyasada bir numaraya oynayınca bunun açık bir şekilde MHP’ye oynanan bir oyun olduğu herkes tarafından kavrandı ve hatta MHP’nin baraj altında kalmaması için CHP’nin bir kesim seçmeni oylarını emaneten MHP’ye teslim etti.

AKP gerek CHP’nin liderine gerekse MHP yönetimindekilere yapılan kumpası cemaate yıkmaya çalışsa da kendisinden habersiz bunların yapılamayacağını aklı başında herkes bilir ama her zaman olduğu gibi AKP aldatıldık gibi saf ayaklarına yatıp sorumluluktan kurtulmaya çalışıyor.

Yaşadığımız günlerin son dizayn operasyonu yine MHP’de oynanıyor ama bu kez roller değişik. Bu kez operasyon yıllardır partisini AKP’nin stepnesi haline getiren MHP’nin başındakine değil, onu oradan indirip AKP’nin korkulu rüyası haine gelecek olan muhalefete yapılıyor. Yine sarıldıkları en büyük yalan da bunun bir cemaat operasyonu olduğu. Hukukçularıyla, bakanlarıyla her türlü desteği Devlet Bahçeli’nin emrine veren AKP böylece şimdiye kadar oynadıkları oyunu da açığa çıkarmış oldu.

Daha önceki operasyonları dikkate alırsak ve AKP ile geldiğimiz noktada hukukun bir kıymeti kalmadığına göre MHP’de beklenen değişimin yaşanmasına AKP’nin izin vermeyeceğini ve MHP’de bir bölünme yaşanarak yeni bir partinin ortaya çıkacağını ve bu parçalanmışlıkla AKP’nin istediği oy oranına ulaşıp otoriter başkanlık anayasasını yürürlüğe sokacağını şimdiden müjdelemiş olalım.

 

Yorumlar

yorum