ER YADA GEÇ HESAP VERECEKLER

Büro Emekçileri Sendikası yaptıkları basın açıklamasında;”AKP İktidarının toplumsal muhalefet üzerindeki faşizan politikaları devam etmektedir. Toplumun bir bütün olarak susturulması ve boyun eğdirilmesi için öncelikle örgütlü kesimleri baskı ve yıldırma politikalarıyla kuşatarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Kamu emekçilerine yönelik adli ve idari soruşturmalar, sürgünler, açığa alma, işten atma, gözaltı ve tutuklamalar bu politikanın parçası olarak gerçekleşmektedir. Sorun, […]

ER YADA GEÇ HESAP VERECEKLER

Büro Emekçileri Sendikası yaptıkları basın açıklamasında;”AKP İktidarının toplumsal muhalefet üzerindeki faşizan politikaları devam etmektedir. Toplumun bir bütün olarak susturulması ve boyun eğdirilmesi için öncelikle örgütlü kesimleri baskı ve yıldırma politikalarıyla kuşatarak yok edilmeye çalışılmaktadır. Kamu emekçilerine yönelik adli ve idari soruşturmalar, sürgünler, açığa alma, işten atma, gözaltı ve tutuklamalar bu politikanın parçası olarak gerçekleşmektedir.

Sorun, halkı yoksullaştıran, emekçileri ucuza ve kölece çalıştıran, kamusal olanakları ve zenginlikleri yandaşlara peşkeş çeken, ülkeyi katliamlarla kana bulayan, halkların kardeşliği ve eşitliği anlayışını mezhepçi, ırkçı savaş yöntemleriyle boğmaya çalışan, hırsızları ve yolsuzluk yapanları, tacizcileri, tecavüzcüleri ve katilleri koruyan dinci, piyasacı “Yeni Türkiye” düzenini kalıcı hale getirme sorunudur. Bu öyle bir sorundur ki oluşturulmaya çalışılan yeni rejim için her şey mubah anlayışı hakim hale gelmiştir. 1980 faşist darbesini bile aşan baskı ve yıldırma politikaları gündeme getirilmektedir.

Çünkü; uzun yıllardır uygulanan yoksullaştırma, köleleştirme ve savaş politikalarının yarattığı ya da yaratacağı öfkeli milyonlar, iktidarı rahat uyutmamaktadır. %50’ye yakın oy almasına rağmen her türlü hak mücadelesini, demokratik hak arayışı her defasında şiddetle yok edilmeye çalışılmaktadır. KESK’e ve sendikamıza, akademisyenlere, gazetecilere, aydınlara, Kürtlere, Alevilere yönelik baskı, yıldırma ve yok etmeye dayalı faşizan politikalarla toplum biat etmeye zorlanmaktadır. AKP, kendisi gibi düşünmeyen, muhalif tüm kesimlere gözdağı vererek sindirmeye çalışmaktadır.

Her ay yüzlerce işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybederken bizden susmamız bekleniyor. Kadınlar sokak ortasında katledilirken, tecavüze uğrarken, çocuklar cinsel istismara kurban edilirken göz yummamız isteniyor. Yaşam alanlarımız, doğamız talan edilirken, rantiyeye peşkeş çekilirken, emeğimiz güvencesizleştirilirken, milyonlarca emekçi açlığa ve sefalete mahkum edilirken, katliamlar yüzlerce insanımızın hayatına son verirken, bizlerden susmamızı ve biat etmemizi istiyorlar. Katliamcıları değil, katliamı lanetleyenleri ve katliamda hayatını kaybeden insanlarımızı ananları yargılıyorlar.

Susmayacağız. Biat etmeyeceğiz. AKP’nin yağma, talan, düşük ücretle güvencesiz ve esnek çalıştırma, piyasacılık, mezhepçilik, savaş, kan ve gözyaşı iktidarına boyun eğmeyeceğiz.

Değerli Basın Emekçileri,

Susmadığımız içindir ki son zamanlarda AKP’nin faşizan politikaları sendikamıza, üyelerimize ve yöneticilerimize de yönelmiş bulunmaktadır. 12-13 Ekim ve 29 Aralık Grevlerimiz, savaş politikalarına karşı barış talebimizi gündeme taşıdığımız basın açıklamalarımız ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek özellikle Başbakanlığın 2016/4 genelgesi sonrasında üye ve yöneticilerimize yönelik baskılar arttırılmaktadır. Emek, barış ve demokrasi mücadelemiz yasa dışı ilan edilmeye çalışılmaktadır.

Bu kapsamda 41 üye ve yöneticimiz hakkında adli ve idari soruşturma açılmış, bir çok üye ve yöneticimize çeşitli cezalar verilmiştir. Bursa Şube Örgütlenme ve Eğitim Sekreterimiz Mehmet Sabri GÜL tutuklanmış aynı zamanda açığa alınmıştır. Bursa Şube Kadın Sekreterimiz Aysun TORUN Keles Adliyesine sürgün edilmiştir. Muş İl Temsilcimiz Zahir AKTAŞ Kütahya’ya sürgün edilmiştir. (Mahkeme kararıyla sürgün durdurulmuştur.) Çanakkale Şube Üyemiz Macit USLU (emekli) memuriyetine son verilmiştir. Muğla’da üyemiz Aydın ÖZTÜRK ile Dersim’de üyemiz Ceyhun BULUT açığa alınmıştır. Ankara’da üyemiz Yavuz KOÇAK sürgün edilmiştir. Halen Zonguldak Şube Başkanımız Zuhal ENGİZ hakkında adli soruşturma, Aydın Şube Başkanımız Musa EKİCİ hakkında idari soruşturma,  Balıkesir il Kadın Sekreterimiz

Özgül ERDEM COŞAR hakkında adli ve idari soruşturma devam etmektedir.Mardin Şube Başkanımız Mustafa Üstündağ BENLİ hakkında adli ve idari soruşturma, Çorum Şube Başkanımız Ertuğrul ALPER hakkında ise idari soruşturma devam etmektedir. Adıyaman İl Kadın Sekreterimiz Tülay ERSÖNMEZve İzmir Eski Şube Başkanımız ve Kordon Vergi Dairesi Müdürlüğü İşyeri Temsilcimiz Ramis SAĞLAM hakkında memuriyetten men talebiyle başlatılan idari soruşturma devam etmektedir.

Son olarak Antalya Şube Örgütlenme ve Eğitim Sekreterimiz Güven TÜRKAY ve Mersin Şube Üyemiz Osman AŞAN’ın memuriyetlerine son verilmiş durumdadır. Türkiye İstatistik Kurumu Antalya Bölge Müdürlüğü’nde 4/C statüsünde görev yapan Şube Yönetim Kurulu Üyemiz Güven TÜRKAY, Ankara Katliamı sonrasında sosyal medya üzerinden “Arkadaşlarımızı katleden bir devletin kurumunda çalışmaktan hicap duyuyorum. Sorumlular kıs kıs gülerken çaresizlik daha da acı veriyor” paylaşımı nedeniyle işine son verilmiştir. Yine Mersin Adliyesinde görev yapan üyemiz Osman AŞAN’ın, sosyal medya üzerinden siyasi propaganda yaptığı gerekçesiyle işine son verilmiştir.

Sendikamıza, üye ve yöneticilerimize yönelik baskı politikalarına son verilmelidir. İşlerine son verilen Antalya Şube Örgütlenme ve Eğitim Sekreterimiz Güven TÜRKAY ve Mersin Şube üyemiz Osman AŞAN bir an önce görevlerine başlatılmalıdır.

Bizleri, sendikamızı soruşturma, işten atma ve tutuklamalarla susturacaklarını düşünenler yanıldıklarını göreceklerdir. Katliamcıları değil barış içerisinde insanca yaşamı savunanları takip edenler, susturmaya çalışanlar, direnişimizin eseri olarak er ya da geç hesap verecekler.

Gün, Sendikamıza, üye ve yöneticilerimize yönelen bu saldırılara karşı mücadeleyi yükseltme ve dayanışmayı büyütme günüdür.” dedi

 

 

 

Yorumlar

yorum