YARININ ÇOCUKLARINA

  23 Nisan 1920 günlerden Cuma günü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışını duyan halk büyük bir coşku yaşadı. Sabahın erken saatlerinde kadını, erkeği genci, ihtiyarı, evlerinden ayrılan kadın erkek, çoluk çocuk yaşlısı genci, sarıklısı kalpaklısı, yöresel giysili bütün halk tören alanını doldurmaya başladı. Meclis binası ile Hacı bayram camii arası doldu taştı. Hacı bayramda Cuma […]

YARININ ÇOCUKLARINA

 

23 Nisan 1920 günlerden Cuma günü, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışını duyan halk büyük bir coşku yaşadı. Sabahın erken saatlerinde kadını, erkeği genci, ihtiyarı, evlerinden ayrılan kadın erkek, çoluk çocuk yaşlısı genci, sarıklısı kalpaklısı, yöresel giysili bütün halk tören alanını doldurmaya başladı.

Meclis binası ile Hacı bayram camii arası doldu taştı. Hacı bayramda Cuma namazı kılmaya gelenler o kadar çok kalabalıktı ki, çoğu namazını taşlar üzerinde kıldı.

Bir yazarın dediği gibi; Şeriat içinde üslubu dairesinde yapılan bu ibadet olmaktan çok, milletin kendi yazısını kendisinin çizeceği bir dayanışma günü olmuştur. Namaz kılındıktan sonra hacılar, hocalar, ihtiyar şeyhler eşliğinde meclise doğru dualar okuyarak, tekbirler getirerek, bir insan seli Anadolu’da doğacak yeni bir düşünceyi karşılamaya çıkmışlardı.

Öğlen de Hacıbayram Veli’nin üzerinde ayetler yazılı sancağı, Sinop Milletvekili Hacı Abdullah Efendi’nin başı üzerinde taşıdığı bir rahlede Kur’anı Kerim’i, Sakal’ı Şerifi taşınıyordu. Bir manga kadar asker bu rahlenin iki tarafında ağır ağır ilerliyordu.

Meclisin önüne gelindiğinde Kurbanlar kesildi.

Bursa Milletvekili Fehmi Hoca yüksek sesle hatim duası okuduktan sonra Mustafa Kemal Paşa tarafından meclisin kapısındaki kurdeleler kesilerek içeri girildi. Arkadan bütün milletvekilleri içeri girerek sıralara oturdular. Bayrakla süslenen kürsüye Hacı Bayram-ı Velinin sancağı dikildi. Kürsünün üstüne Kur’anı Kerim ve Sakal’ı Şerif konuldu.

Küçük toplantı salonunun iki tarafındaki merdivenler ve localar dinleyenler tarafından tamamen dolduruldu.

Meclisin en yaşlı 1845 doğumlu Sinop Milletvekili Şeref Bey, vakarlı adımlarla Başkanlık kürsüsüne gelerek meclisi açtı. Şeref Beyden sonra Mustafa Kemal Paşa Kürsüye gelerek meclis üyelerini takdim etti. Mustafa Kemal Paşa tam oyla meclis başkanlığına seçildi. Meclisin adı (TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ) Böylece Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclis Başkanı unvanını aldı.

MECLİSİN KİMLİĞİ: İlk Meclis Milletvekillerinin sosyal ekonomik özellikleri yani yaşları eğitim düzeyleri, meslekleri ve geldikleri yerler itibari ile tam bir Milli Meclis Kimliğindeydi. Okul sıralarındaki kılıkları, giysileri, yaşları düşünsel düzeyleri ve görgüleri çok değişikti. Beyaz sarıklı aksakallı cüppeli eli tesbihli hocalar, pırıl pırıl üniformalı subaylar, yazma veya şal sarıklı aşiret beyleri, külahlı ağalar, kavuklu çelebiler, Avrupa da yüksek öğrenimini bitirip yeni dönmüş, batı kültürüyle yetişmiş (Kuv’i Milliye) Kalpaklı gençler yan yana oturuyorlardı.

Aynı dava uğruna bir ölüm kalım savaşı vermek için toplanmışlardı. Ya Anadolu’dan düşmanı kovacaklar, ya da bu uğurda öleceklerdi. Mustafa Kemal’in yönetiminde tarih sahnesinden silinecek olan bir devletin kurtuluşu için toplanmışlardı.

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisinin açılışında bu ruh, bu azim, bu kararlılık yatmaktadır. Bu milletvekilleri çok güç şartlar altında çalışıyorlardı. Üstelik maaşta alamıyorlardı.

Tek amaçları vardı Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olacaktı. Milletin yönetme yetkisini kullandığı, yönetimde söz sahibi olduğu gündür. Bu gün kutsal bir gündür. Bu günün adı “MİLLİ EGEMENLİK BAYRAMIDIR” Ulusal Kurtuluş savaşı ile ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Önderliğinde milletimiz dünyaya ulusal kurtuluş savaşı dersi verdi.

Büyük Millet Meclisinin açılışı ile birlikte milli egemenliğimize dayalı yeni Türk milleti doğmuş oluyordu.

SEVGİLİ ÇOCUKLAR bu günlere kolay gelinmedi. Bu ülkeyi yönetmek, yüceltmek sizin göreviniz olacaktır. Bu anlamda gün 23 Nisan 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisinde milli bayram olarak kabul edildi. Tarih milletimizin işgal devletlerine karşı davranışının bir simgesidir. 1929’da Atatürk bu bayramı Türk çocuklarına armağan etti. Dünyada hiçbir devlet başkanına nasip olmamıştır, olamazda… O tarihten itibaren her yıl günümüze kadar o bayramlar coşkuyla kutlanıyor.

1979 yılında ilk olarak 6 ülkenin katılımı ile bu bayram uluslar arası boyutlara taşınmıştır. Bu millet bayramımızı ortalama her yıl 40’ın üzerinde uluslardan gelen ve Türk çocuklarına misafir olan yabancı ülke çocukları bu bayramı coşkuyla kutladılar.

Geleceğin Parlak yıldızları Çocuklar: Bu vatanın yarınlarını sizlere emanet edeceğiz. Bu ülkeyi yönetmek, yüceltmek, yükseltmek sizin göreviniz olacaktır.

Atatürk’ün rehberliğinde Atatürk’ün çizgisinde marş marş hepinizin bayramını kutluyorum.

Sayın Bakan, her yıl coşku il kutlanan bu bayram son birkaç yıldır erozyona uğradı. Çocuklar adeta meydanlardan uzaklaştırıldı. Soğuk ve sevimsiz bir bayram havasına çevrildi.

Bu yıl da terör ve şehitlerimiz gerekçe gösterilerek meclis çatısı altında yapılmakta olan 23 Nisan resepsiyonu iptal edildi.

Bakan bey bu hususta çok hassas davrandı galiba. Ben tasvip etmiyorum. Benim gibi düşünenlerin de tasvip edeceğini sanmıyorum.

Ben bir Cumhuriyet öğretmeniyim. Yaşım 90’ın üzerinde. Çok şeyler gördüm, çok şeyler yaşadım.

Eğer başımız dik, bastığımız toprak bizim, gördüğümüz denizler ve akarsular bizimdir diyebiliyorsak, onu Mustafa Kemal’e, aziz şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz.

Ulusal kurtuluş savaşı ile ilgili kararlar bu mecliste alındı. Bugün kutsal bir gündür. . Bu günün adı “MİLLİ EGEMENLİK BAYRAMIDIR”

Mustafa Kemal önderliğinde milletimiz bütün dünyaya kurtuluş savaşı verdi. Bu karar bu mecliste alındı. Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir kararı bu mecliste alındı.

Sazı, dansı olmayan bu gecede geçmişi yaşamak neden aziz şehitlerimizi rahatsız etsin ki anlamıyorum.

Geleceğin parlak yıldızları çocuklar; bu vatanın yarınlarını sizlere emanet edeceğiz. Bu ülkeyi yönetmek, yüceltmek, sizin göreviniz olacaktır.

Atatürk’ün rehberliğinde, Atatürk’ün çizgisinde… İLERİ….

 

Yorumlar

yorum