AKINCI: “MİLLİ BAYRAMLAR; BİR MİLLET OLMASINA İMKÂN SAĞLAYAN GÜNLERDİR”

  Atatürkçü düşünce derneği tarafından yapılan basın açıklamasında “Bugün burada, 96 yıl önce 23 Nisan 1920’de vatanımız düşman işgali altında iken,  Kurtuluş Savaşı sürerken, top sesleri arasında açılan ilk meclisimizin önündeyiz” denildi. ADD tarafından yapılan basın açıklamasının devamında ise “Milli mücadelenin kahramanlarını, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygı ile selamlıyoruz. 23 Nisan; 19 Mayıs, […]

AKINCI: “MİLLİ BAYRAMLAR; BİR MİLLET OLMASINA İMKÂN SAĞLAYAN GÜNLERDİR”

 

Atatürkçü düşünce derneği tarafından yapılan basın açıklamasında “Bugün burada, 96 yıl önce 23 Nisan 1920’de vatanımız düşman işgali altında iken,  Kurtuluş Savaşı sürerken, top sesleri arasında açılan ilk meclisimizin önündeyiz” denildi.

ADD tarafından yapılan basın açıklamasının devamında ise “Milli mücadelenin kahramanlarını, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere saygı ile selamlıyoruz. 23 Nisan; 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim’le birlikte Cumhuriyet’imizin kuruluş sürecini simgeleyen Milli bayram günlerimizdir.  Milli bayramlar; aynı topraklar üzerinde yaşayan, ortak dil ve ortak tarihe sahip, gelenek ve görenekleri aynı olan insan topluluklarının birlikte bir millet olmasına imkân sağlayan günlerdir. Bu Ülke, tarih 1919’ları gösterirken işgal altında idi. Mustafa Kemal ve arkadaşları yedi düveli kovmak ve geleceğin çağdaş ülkesini kurmak için bir araya geldiler ve Milli mücadeleyi başlattılar. 19 Mayıs Mustafa Kemal’in milli mücadeleyi başlatmak üzere Samsun’a çıktığı gündür. 23 Nisan da, bu mücadeleyi; yerelden katılacak temsilcilerle birlikte düşünüp tartışarak, alınacak ortak kararlarla yönetmek üzere; Mustafa Kemal öncülüğünde bilinçli bir tercihle kurulan ilk meclisin açıldığı gündür. Milli mücadelenin önderi bu Meclis’le, yani halkın meclisi ile birlikte zafere ulaştı. Bu nedenle bu Meclis aynı zamanda GAZİ MECLİS adıyla anılır. 30 Ağustos’ta bu zaferin simgesidir. Sevr’i yırtıp Lozan’ı dünyaya kabul ettiren de, Saltanatı, hilafeti kaldırıp halkını ümmet olmaktan çıkarıp millet yapan da, Türk Milletini yaratan da bu GAZİ MECLİS’tir. “Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu”, yaptığı ilk (1921) KURUCU ANAYASA’sına koyan da, / 29 Ekim’de Cumhuriyet’i ilan eden de bu GAZİ MECLİS’tir.  Bu GAZİ MECLİS yarattığı tarihsel dönüşümler sonucunda dünyanın tanıdığı en Devrimci meclistir. Halkıyla böylesine bütünleşip  bir savaş ortamında bile halkın temsilcileri ile tartışıp, kararlar alarak Kurtuluş Savaşı yöneten başka bir ülke var mıdır dünyada?   Bugün Meclis sistemini, yani halkın temsilcilerini dışlayarak ülkeyi başkanlıkla yönetmek isteyenlerin, tarihten ders almalarını beklemek hakkımız değil midir?   Oysa bugün Türkiye’yi yöneten zihniyet Milli olan hiçbir şeyi sevmez, Milli bayramları da sevmez onlar;

  • Halkımıza Cumhuriyetle ilgili her şeyi unutturmak,
  • Cumhuriyetle halkımızın bağını kesmek istiyorlar.

Bu açıdan bakarsak, iktidar Milli bayram kutlamalarını yasal zeminde zaten en aza indirmiştir. Ama bununla da yetinmiyor, her yıl bu haliyle yapılanı da yasaklıyor, iptal ediyor. Bugün Meclis Başkanı’nın terör ve Şehitlerimizi bahane edip kutlamaları iptal etmesi de bundandır. Ayrıca, yıllardır hiçbir İslam ülkesinde var olmayan bir “kutlu doğum” haftası yarattılar. Nedense hep 23 Nisan’a denk geliyor. Bu yıl (Kut-ül Amare) savaşını da kutlama bahanesiyle / Atatürk düşmanı Nurettin Paşa’yı öne çıkmaya çalışıyorlar. Bu arada İsmailağa Cemaati’nin bir yan kuruluşu da, Devletin sponsorluğunda “Ümmetin renkleri Türkiye’de buluşuyor” adlı çocuk etkinliğini 23 Nisan’a denk getirmiş. Kısacası Milli bayramlar unutturulmak ve millet yerine ümmet kavramı zihinlere yerleştirilmek isteniyor.   Neden? Çünkü bugünki iktidar Cumhuriyet’in kurucu temel ilkelerini, Türklüğü, Türk Milletini, Türk Vatandaşlığını Anayasa’dan çıkartmak, Millet kavramını unutturup,  Milleti etnik-dini, ayrıştırıp, sonunda bölgelere ayrılmış “Yeni” bir Türkiye kurmak istiyor.   1990’lı yıllarda etkisiz hale getirilen PKK terörü ile mücadeleden vazgeçip barış – çözüm – açılım adları altında gerçek gizlenerek halka dayatılan da aslında millet kavramını yok edip, bu bağı koparıp halkı bölünmeye razı etmekti. Halkımız bu oyunu gördü, direndi. Hem Yeni Anayasa’yı çıkartmadık. Açılımı sonlandırdık. Akiller rezil oldu. Hem de Milli bayramlarımızı bugün daha çok coşku ile kutluyoruz. Yine direneceğiz. Yine başaracağız.   Çünkü, Türk Milleti Ulus bütünlüğü içinde yaşamak istiyor; Bu coğrafyada özgür, Ülkesinin parçalanmak riski taşımadığı, İnsanların eşit,  kardeşçe yaşadığı, çalışanın köle olmadığı ve emeğinin değerinin bilindiği, çağdaş, demokratik bir, devlette yaşamak istiyor.  Sonunda bunu başaracağız” denildi.

Yorumlar

yorum