ÇABA GEREK İNANDIĞIN DAVAYA

Bilindiği üzere 1 Mayıs,  1886 yılında Amerika’da işçilerin günde 12 saat, hafta’da 6 günlük çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları büyük gösteriye dayanmaktadır. Sadece işçilerin değil tüm emekçilerin bayramı olan 1 Mayıs, ülkemizde artık “Emek ve Dayanışma Günü olarak” kutlanmaktadır. Ülkemizde ise 1 Mayıs1977 yılında Taksimde, 34 kişinin yaşamını yitirdiği ve onlarca kişinin yaralandığı acı olay […]

ÇABA GEREK İNANDIĞIN DAVAYA

Bilindiği üzere 1 Mayıs,  1886 yılında Amerika’da işçilerin günde 12 saat, hafta’da 6 günlük çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları büyük gösteriye dayanmaktadır. Sadece işçilerin değil tüm emekçilerin bayramı olan 1 Mayıs, ülkemizde artık “Emek ve Dayanışma Günü olarak” kutlanmaktadır.

Ülkemizde ise 1 Mayıs1977 yılında Taksimde, 34 kişinin yaşamını yitirdiği ve onlarca kişinin yaralandığı acı olay hala hafızalarda. Unutulmadı unutulmayacak.

1 Mayıs hem “Emek ve dayanışma günü” olarak bayram havasında kutlanılmasının yanında aynı zamanda 1977 de Taksimde yitirdiğimiz mücadele şehitlerini anma günüdür. Dahası hakların örgütlü mücadele ile alınabileceğinin gösterildiği bir gündür.

Örgütlü olmak birlikte olabilmekle başlar. Birlikte olabilmekte karşıdaki insanı anlayabilmek, onun düşüncesine, görüşüne saygı duymakla olur.

Son yıllarda ülkemizde özgürlük ve demokratlık ölçüsü “BAŞÖRTÜSÜ”ne, Solculuk ve devrimcilikte “KÜRT HAREKETİ’ne indirgendi ne yazık ki. Başörtüsünü savunuyorsan özgürlükçüsün demokratsın, Kürt hareketini savunuyorsan solcusun devrimcisin. Başörtülü olmayıp özgürlüğü kısıtlı olan başka kesimler, Ezilen sömürülen; Türk’te var, Kürt’te var. Ezen sömüren Türk’te var Kürt’te var bu memlekette.

1 Mayıs Türk’üyle Kürt’üyle daha birçok etnik kimliğe sahip bütün işçi sınıfının dahası bütün emekçi insanların; memurların, küçük esnafın, çiftçinin üreten insanların bayramı. Bütün bu kesimleri kucaklayarak başta işçi ve memur sendikaları, emekten yana düşünen bütün siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, esnaf odaları birlikte, coşkuyla bu bayramı kutlaya bilmelidir. 1 Mayıslar böyle birlikte güçlü ve coşkulu kutlanırsa 1977 yılında bu uğurda yaşamını yitirmiş 34 can layıkıyla anılmış olur, Aksi takdirde o 34 can’ın kemikleri sızlar.

Maalesef Edremit bu yıl 1 Mayıs kutlamalarında sınıfta kaldı. İki insan dargınsa ikisinin de hataları kusurları vardır. Bir taraf hatalı bir taraf kusurlu değildir. Bir mayısta Edremit’te yaşanan bu ayrışmadan dolayı bütün tarafların kendi özeleştirisini yapmalıdırlar.

Gördüğüm ve bildiği kadarı ile bu ayrışmanın sebebi KESK’in Kürt hareketini savunur tutum ve eylemleri, CHP ve benzeri parti ve sivil toplum örgütlerinin de bu tavırlar karşısında HDP’ ile aynı eylemde bir yerde olmak istememeleri.

KESK Kürt hareketini savunur tutum ve davranış içinde mi? Herkes bir düşünsün.

7 Haziran seçimleri sonrası koalisyon görüşmelerinde MHP, HDP ile birlikte aynı hükümette yer alamayacağını söylemişti. Ama HDP ile Aynı meclis çatısı altında Milletvekilliği maaşlarını alırken aklınız nerdeydi?  Edremit’te HDP ile aynı eylemde olmak istemeyenler için de durum aynı. Partiniz CHP mecliste HDP’li vekillerle aynı çatı altında bulunmuyor mu? Siz işçi sınıfının bayramında bir arada niye duramıyorsunuz?

Meydanlarda bağırdığınız “GÜN GELECEK, DEVRAN DÖNECEK. AKP HALKA HESAP VERECEK” sloganını bir düşünün.

Ezilen sömürülen, işçi ve emekçi sınıfının bayramında bile bir araya gelemezseniz AKP’den hesap sormak için ancak “DEVRANIN DÖNMESİNİ” beklersiniz. Ozan (Fedayi) Mehmet Bağdaş’ın dediği gibi:

Fedayi değişmez böyle havaya,

Dağı Tercik eder düz bir ovaya,

Çaba Gerek inandığın davaya,

Onun için şairin canı sıkılır.

 

 

Yorumlar

yorum