ALEVİ KÜLTÜR DERNEĞİNDEN İDAM EDİLEN DENİZ’LER İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

  Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasında “Mayıs ayı faşizmin zulmüne karşı başkaldıran, teslim olmayan yiğit devrimcilerin şehit edildikleri aydır. 6 Mayıs, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in, üç fidanımızın, şafak vakti asılarak idam edildikleri gündür” denildi. Açıklamanın devamında  “18 Mayıs, Diyarbakır işkence hanelerinde yiğitçe direnen, işkencecileri dize getirip   cellatlarının yüzüne tüküren İbrahim Kaypakkaya’nın […]

ALEVİ KÜLTÜR DERNEĞİNDEN İDAM EDİLEN DENİZ’LER İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

 

Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şubesi tarafından yapılan basın açıklamasında “Mayıs ayı faşizmin zulmüne karşı başkaldıran, teslim olmayan yiğit devrimcilerin şehit edildikleri aydır.

6 Mayıs, Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in, üç fidanımızın, şafak vakti asılarak idam edildikleri gündür” denildi.

Açıklamanın devamında  “18 Mayıs, Diyarbakır işkence hanelerinde yiğitçe direnen, işkencecileri dize getirip   cellatlarının yüzüne tüküren İbrahim Kaypakkaya’nın öldürüldüğü gündür. 31 Mayıs, Nurhak’larda Kürecik üssünü vurmaya giderken “biz  dönmeye değil, ölmeye geldik” diyerek sonuna kadar savaşan Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alparslan Özdoğan’ın öldürüldükleri gündür.  Bilinçli ölüm ölümsüzlüktür. Yani bilinçle ölen canlanır, bir yaşam olur.  Mayıs şehitlerimiz de ölümü böyle kucakladılar. Onların direnişleri, yatağına sığmayan birer ırmağa dönüştü. Yüz binlerin isyan ateşi, başkaldırının sembolü oldular. 12 Mart paşaları faşist askeri mahkemede Deniz ve arkadaşlarını göstermelik olarak çok kısa zamanda yargıladılar. 2 ay içinde 18  kişiye idam cezası verdiler, daha sonra bu sayıyı üçe indirdiler. Ama  Deniz’ler faşist mahkemede de yargılanan değil, yargılayan oldular. Bütün oyunlarını açığa çıkardılar.  Bugün onların ardından timsah gözyaşı dökenler, idamlar  mecliste oylanırken faşist generallerle aynı tavrı takınmışlardı. Bugün Deniz’lerin fotoğraflarını  taşıyarak sahip çıkma gösterisi yapanlar, onlar için sahte göz yaşı dökenler, o gün Deniz’leri ölüme gönderip faşizmin koltuk değneği oldular. İdamlara karşı mücadele için yoldaşları harekete geçti.  Kızıldere’de etrafları sarılıp “teslim ol” çağrılarına son kurşunlarına kadar çatışaşarak karşılık verdiler.  Bizim mücadele tarihimize de adları altın harflerle yazıldı. Deniz’in sehpada söylediği “Yaşasın Kürt ve Türk halkının bağımsızlık mücadelesi!” sözleri onurla taşıdığımız bir miras oldu.  Onlar halkların eşitlik ve özgürlüğüne inandılar, onun için yaşadılar ve yaşamaya devam ediyorlar. Canlarımızı 6 Mayısta, bir şafak vakti astılar ama onların düştüğü topraktan isyan ateşleri yükseldi. Halka, gençliğe gözdağı vereceklerini sandılar, milyonlar Deniz, Mahir, İbo olmak için yarıştılar. Onlar  savaştılar yenildiler, ama bizlere, başkaldıran, devrim için savaşan canlarını seve seve feda ettikleri yoldan yürümeyi miras bıraktılar. Onları her ölüm yıldönümlerinde olduğu gibi bu yılda saygıyla anıyoruz ve aydınlattıkları yoldan yürüyeceğimize söz veriyoruz. Barıştan, kardeşlikten yana olduğumuzu her yerde söylüyoruz, söyleyeceğiz. Halkların kardeşliğinden yana yürüttüğümüz mücadele devam edecektir. Savaşlara karşı barış için elimizden geleni yapacağız” denildi.

Yorumlar

yorum