FATSA GERÇEĞİ NOKTALANMAYAN ÖYKÜ

      Özgürlük ve Dayanışma Partisi Burhaniye İlçe Başkanı Turgut BEYAZ yaptığı yazılı basın açıklamasında “Orkestranın şefi son kararı tarih verecek diye dipnot düşüp yazmaya devam etmişti, noktaya karşı. Şimdi tarih Maraş’ı, 12 Eylül karanlığını yaratanları mahkum ederken Fatsa’yı yaratanları aklıyor. Türkiye Fatsa olacak diyenlerin mücadelesi devam ediyor. Güzel bir gelecek yürüyüşünde dört yanda […]

     FATSA GERÇEĞİ NOKTALANMAYAN ÖYKÜ

 

 

 

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Burhaniye İlçe Başkanı Turgut BEYAZ yaptığı yazılı basın açıklamasında “Orkestranın şefi son kararı tarih verecek diye dipnot düşüp yazmaya devam etmişti, noktaya karşı. Şimdi tarih Maraş’ı, 12 Eylül karanlığını yaratanları mahkum ederken Fatsa’yı yaratanları aklıyor. Türkiye Fatsa olacak diyenlerin mücadelesi devam ediyor. Güzel bir gelecek yürüyüşünde dört yanda ‘Fatsa Fikri Sönmez’ pankartları asılıyor, ‘Ben ne yaptıysam halk için halkla birlikte yaptım’ diyen fikir yeni bir yaşam için yol göstermeye devam ediyor.” Dedi.

 

Beyaz açıklamasının devamında ise “Fatsa Kızıldere’de ekilen tohumların yeşermesidir. O yüzden Fatsa Kızıldere’nin eleştirisi ve devamıdır denilmiştir. Kızıldere Türkiye solu içine teorik-pratik olarak devrimci bir yol açmıştır, Fatsa bu yolun ete kemiğe bürünmesi olarak ortaya çıkmıştır. Bugün de devrimci yoldan yürümek, o tarihsel mecrayı günümüz koşullarına göre derinleştirmek ve yeniden üretmek devrimcilerin görevidir.

 

Bir ilçe nasıl terörist olabilirdi ki? Herkes orada olmaktan ve öylece yaşamaktan mutluyken sizi kurtaracağız diye topuyla, tüfeğiyle gelenler kimlerdi? Sen bilir misin Fatsa’yı? O güzel ve şirin kasabayı. Yazgıları avuçlarında güzel bir gelecek için yürüyen o onurlu insanları. Küçük bir ilçenin kocaman adamlarını ve orkestra şefi Fikri Sönmez’i. Ateş ve barut kokusu altında, maskeli ve maskesiz faşistlerin baskını sırasında güzel bir yaşamın üzerine düşen kalp krizini yaşadın mı? Neler hissettin filizlenen başka bir yaşam yok edilmeye çalışılırken?

 

Şimdilerde de bir ülkeyi terörist ilan ettiler orayı yok ediyorlar, terörist ilan etmek egemenlerin bir geleneği olsa gerek. Ve direnmek ve yenilmemek onurlu halkların bir geleneği. Noktalayacağız diye gelmişlerdi, dört yandan kuşatmışlardı güzel ilçeyi. Ne var ne yok yok etmek için girdiler, evleri bastılar, yaktılar, yıktılar hikmetinden sual olunmaz devletin gücünü kazıdılar ilçeye. ‘Fatsa’da yaşanan Fatsa Cumhuriyeti olayıdır’ diyenlerin yüzlerini çirkin bir gülümseme aldı. Fatsa’dan sonra ülkenin her yanını kana buladılar çirkin gülümse hiç eksik olmadı yüzlerinden.

 

Nokta operasyonu yapıyorlardı. Noktalamak istedikleri neydi ki? Nokta koymak bitirmek anlamına mı gelir, noktadan sonra yazmaya devam edilmez mi? Edilir de yazılan başka bir cümle mi olur, iki cümle arasında artık bağ kurulmaz mı? Noktaladılar da bitti mi? Elbette bitmedi, bitmedi o kavga diye barut kokuları arasında söylemeye başlamadık mı? Umudumuzu Karadenizin yeşillerine salıp, yeminler etmedik mi? 12 Eylül karanlığını bu umutla yırtamadık mı?

 

Noktalamak istedikleri Fatsa’da yeşeren ve ülkenin dört yanında umut olan yaşamdı. Fındıkta sömürüye son diye başlamışlardı sözlerine. Sözleri Fatsa’yı sardığında artık yaşam onlarındı. Egemenleri ve buyuranları yoktu. Sorun onların olduğu kadar çözümde onların ellerindeydi. Bir oldular, birlik oldular, el ele verdiler başka bir yaşam kurmaya giriştiler. Çamura son diye kazmayı, küreği kapıp kadın,erkek, çoluk çocuk tüm pislikleri ve bataklıkları kuruttular. Ülkenin dört yanında karaborsa, sömürü varken Fatsa’dan karaborsaya, sömürüye son verdiler. Sömürenler de aşkla, umutla, sevgiyle, dayanışmayla örülen bu ilçeye sömürüye ve zulmü geri getirmek için kuşattılar. Mesele K.Maraş değil Fatsa diyorlardı, Fatsa’yı ve ülkeyi Maraş yapmaya çalışıyorlardı?

 

Orkestranın şefi son kararı tarih verecek diye dipnot düşüp yazmaya devam etmişti, noktaya karşı. Şimdi tarih Maraş’ı, 12 Eylül karanlığını yaratanları mahkum ederken Fatsa’yı yaratanları aklıyor. Türkiye Fatsa olacak diyenlerin mücadelesi devam ediyor. Güzel bir gelecek yürüyüşünde dört yanda ‘Fatsa Fikri Sönmez’ pankartları asılıyor, ‘Ben ne yaptıysam halk için halkla birlikte yaptım’ diyen fikir yeni bir yaşam için yol göstermeye devam ediyor.

 

Mayıs’ta söylenenler herşey çoşkuyla ve hüzünle söylenir. 1 Mayıs’ı 4 Mayıs’a, 4 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlarız. Bağlamak noktaya karşı yenilmemektir. Ve tüm bağları bugüne ve geleceğe bağlarız. İşte bütün mesele budur, unutmak yenilmektir dünü bugüne bağlamak geleceği kazanmak. Yalnızca bir tarih değildir yaşananlar, bir ilçede olup bittiğiyle kalmamıştır. Kalmadığı için noktalanmamıştır” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar

yorum