Mehmet TÜM: zaman Denizleri haklı Çıkarmıştır

    Deniz Gezmiş , Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın İdam edilişlerinin 44. Yıl dönümü nedeniyle, Bir basın toplantısı düzenleyen CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet TÜM,   Onlar İdam sehpasına giderken son sözleri, Yaşasın Halkların kardeşliği oldu. Bizde Buradan Yaşasın Halkların Kardeşliği diyoruz. Çünkü Kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” dedi.     Deniz Gezmiş, Yusuf […]

Mehmet TÜM: zaman Denizleri haklı Çıkarmıştır

 

 

Deniz Gezmiş , Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın İdam edilişlerinin 44. Yıl dönümü nedeniyle, Bir basın toplantısı düzenleyen CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet TÜM,   Onlar İdam sehpasına giderken son sözleri, Yaşasın Halkların kardeşliği oldu. Bizde Buradan Yaşasın Halkların Kardeşliği diyoruz. Çünkü Kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var” dedi.

 

 

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972 de,12 Mart cellâtları tarafından asılarak katledildiler İdamları hukuksuzdu. Zaten hukuktan bahsetmek imkânsızdı. Onlar, Emperyalizme ve faşizme karşı, tam bağımsız ve demokratik bir Türkiye istediler Türkiye halkının ve devrimci gençliğinin onlara duyduğu özlem her gün biraz daha artıyor.  6 Mayıs 1972 den bu güne Denizler, milyonların yüreğinde halâ taptaze yaşıyorlar. Günümüzde emperyalizme karşı mücadele daha da büyük bir önem kazanmıştır.  Emperyalizm küreselleşme adı altında hala  yoksul halkların kaynaklarını sömürmeye ,savaşlar çıkarmaya devam ediyor. Zaman  Denizlerin ön görüsünü haklı çıkarmıştır. Bu gün halâ Denizlerin ileri sürdükleri talepler geçerliliğini sürdürmektedir. O tarihten bu güne bir çok hükümet, siyasal  iktidar  değişti.Ama ne yazık ki siyasal anlayış asla değişmedi.Bu günün gençliği  Denizlerden aldıkları onurlu mücadele mirasını,  halâ o günlerin ateşi ve kararlılığı ile sürdürmektedir.  Buna Gezi olaylarında yakından tanık olduk.  Onun için Türkiye gençliğinin  bu bilinçle  mücadeleyi daha da yükselteceğine  ve tam bağımsız , demokratik Türkiye hedefine  yılmadan,usanmadan ulaşacaklarına  inancımız tamdır. Deniz, Yusuf, Hüseyin birer destan oldular. Onların destanlaşmasında şüphesiz  eylemlerinin, düşüncelerinin, mücadelelerinin ve gençliklerinin çok büyük payı vardır.  Ancak asıl güçlerini halkın haklı taleplerinden aldılar, Denizler, Mustafa Kemalin önderliğinde emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş savaşının kazanımlarına sonuna kadar sahip çıktılar.      Her 6 Mayıs’ta,  binlerce genç,  Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, Emperyalizmin temsilcisi Amerikan askerlerini denize döktüğü  Dolmabahçe’ye yürüyorlar.Her 6 Mayıs’ta, devrimcilerin, ve demokratların ellerinde yine mücadele bayrakları var. Dillerinde kardeşlik türküleri var. Çünkü ; Onlar,ezilen halkın umudu olmuşlardır.Umut olmayada devam ediyorlar.Onlar ; Baskı gören, katliama uğrayan inanç sahiplerinin, ezilenlerin, mağdurların yoldaşıdırlar.Emperyalizme, faşizme ve sömürüye karşı  bağımsızlık ve özgürlük için çalışmak, başta işçi sınıfı olmak üzere  tüm ezilenlerin hakkını savunmak; onların  bize bıraktığı devrimci bir mirastır.  Denizler hiç tereddüt etmeden idam sehpasını kendileri tekmelediler. O karanlık gecenin ortasında  “kahrolsun  emperyalizm”, “yaşasın halkların kardeşliği” diye haykırdılar.. Bu gün biz de burada  kahrolsun emperyalizm,  yaşasın halkların kardeşliği diyoruz.. Çünkü Kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Özgürlük ve demokrasiyi savunmanın yolu, Denizlerin bu onurlu kavgasına sahip çıkmaktan geçer.Onlar ; ‘’Bu vatan  onu parsel parsel satanların değil, uğrunda can verenlerin vatanıdır.’’ Diyerek yola çıktılar ve mücadele verdiler.Onlar; Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemediler  ve hayatlarını bu yola koydular. Varlıklarını Türkiye halkına armağan ettiler.Şahsi hiçbir çıkar gözetmeden  halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için Mücadele ettiler. Tarih , İdamı verenleri , değil, Denizleri haklı çıkarmıştır.Siyasi idamlar Halkın Vicdanında kapanmayan bir yara olarak kalmıştır.Bu gün Denizlerin haksız yere idam edildiklerini, sadece sevenleri değil, o gün karşısında mücadele edenler de kabul ediyor ve üzülüyorlar. Şimdi Meclisimize düşen görev, bu haksızlıkları yok sayacak bir karar almaktır.  Denizlerin  iade-i itibara ihtiyacı yoktur. Halk zaten gerekli itibarı en üst düzeyde göstermektedir. Ancak Devletin bu haksızlığı gidermesi  bir hukuksuzluğu ortadan kaldırması gerekmektedir.Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, 2016 Bütçe konuşmasında,; “Türkiye’deki idam cezalarının hala TBMM’nin üzerinde “kara leke” olarak durduğunu belirtti ve  “Geçmişte bu idam cezalarına kim imza atmışsa atmış ama sonuçta bugün Türkiye’de bir Meclis var.  Gerçekten , Adnan Menderes’in,12 Eylül’deki idam cezalarından, Deniz Gezmiş’in idam cezasından rahatsızsak haydi buyurun dört parti burada, Meclis olarak bütün idam cezalarının bütün hukuki altyapısını kaldıralım ve Türkiye’nin demokratikleşmesi konusunda büyük bir adımı atalım” diyerek önemli bir açıklamada bulunmuştur. Şimdi Bende buradan Sayın Kurtulmuşa sesleniyorum, Bu idamların yok sayılması ile ilgili  Kanun Teklifi verdim , bunu değerlendirin, veya Hükümet olarak Tasarı halinde Meclise sunun  Geçmişte yapılan bütün siyasi idamları birlikte ortadan kaldıralım yok sayalım. Her fırsatta,  28 Şubat Mağduriyetini dile getiren iktidar, asıl Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen bu siyasal idamları yok sayacak adımları bir an önce atmalıdır,  İdamları Onaylayan TBMM bu kara lekeyi  üzerinden  kaldırmalıdır.Ebetteki ölenler geri gelmeyecek, ancak, vicdanlar da yaşayanları, siyasi kararlarla öldürmekten vazgeçmiş olacağız.  Kamu Vicdanı rahatlayacaktır.  Zaten Hiçbir Siyasi karar Denizleri öldüremez. Onlar, Sonsuza kadar hiç yaşlanmadan, Devrimin en hızlı koşucuları olarak hep 24 yaşında delikanlı olarak yaşayacaklar.  44. Ölüm Yıldönümlerinde  Devrim Şehidi üç fidanı tekrar saygı ve özlemle anıyor, hükümetten de gerekli adımları atmasını  bekliyorum. Sözlerimi bitirmeden, 68 Kuşağının, Devrimci önderleri olan, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya , Terzi Fikri ve onların tüm yoldaşlarını bir kez daha saygı ile anıyorum.Can Yücelin dizeleri ile sözlerime son veriyorum Ve işte Bizim Deniz;    En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim, O, onun en güzel yüz metresini koştu. En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak…. En hızlısıydı hepimizin, En önce göğüsledi ipi. Acıyorsam sana anam avradım olsun, Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun.

 

 

Yorumlar

yorum