SENDİKACILARA BERAAT

Yazar Hakkında Son YazılarıAbout Haber MerkeziC.M Sanayispor’da Teknik Patron Kadir Aydemir – 22 Haziran 2016KANGREN OLMUŞ SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR – 21 Haziran 2016HAVRAN PAZARYERİ’NDE ” RAMAZAN BEREKETİ” – 21 Haziran 2016DENİZ KUM GÜNEŞ FESTİVALİ RENKLİ GÖRÜNTÜLERLE SON BULDU – 21 Haziran 2016BSM DE MİNİKLER SAHNEYE IŞIK SAÇTI – 21 Haziran 2016MHP’DE TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ GERÇEKLEŞTİ, ZAFER MUHALİFLERİN […]

SENDİKACILARA BERAAT

Dünya İnsan Hakları günü münasebetiyle, 10 Aralık 2015 tarihinde Edremit’te yapılan basın açıklaması dolayısıyla haklarında dava açılan Sendika üyeleri söz konusu davada beraat ettiler.

Edremit 1 Asliye Ceza Mahkemesine “2911 sayılı yasaya muhalefet” ve “Katil Devlet Hesap verecek” nedeni ile haklarında dava açılan BES Temsilcisi Özgül Erdem Coşar, Eğitim-Sen temsilcisi Tahsin Yelkovan, Tarım Orkam-Sen temsilcisi Bülent Coşar ve SES temsilcisi Cumali Fıratoğlu için mahkeme beraat kararı verdi.

Edremit Adliyesinde görülen son duruşma için arkadaşlarına destek olmak için toplanan KESK üyeleri beraat kararının verildiği duruşma sonrası basın açıklaması yaptı.

Kemal Yadırgı, KESK adına yaptığı basın açıklamasında; “Adım adım diktatörlük düzenini örmeye çalışan AKP iktidarı, muhalif parti, sendika ve kitle örgütleri üzerinde yargı yoluyla baskı kurmaya, onları sindirmeye ve susturmaya çalışıyor. Bunun en son örneklerinden biri, KESK Edremit Bileşenlerinin 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle yaptığı basın açıklaması hakkında dava açılmasıdır. Attığımız her adımı, yaptığımız her eylemi, söylediğimiz her sözü adli ve idari soruşturma konusu yapan AKP iktidarının hedefi, KESK’i kriminalize etmek ve itibarsızlaştırmaktır.

İnsan Hakları Günü, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin kabul edildiği gün olan 10 Aralık 1948’den bu yana her 10 Aralık’ta kutlanan gündür. Her yıl bu tarihte, dünyanın her yerinde, insan hak ve özgürlükleri ile ilgili ihlaller dile getirilir ve siyasal iktidarlar ve devletler bu ihlallerin giderilmesi konusunda uyarılır. Ülkemizde ilk ve orta dereceli okullarda da İnsan Hakları Günü kutlanır ve bu kutlama çerçevesinde çeşitli etkinlikler yapılır.

Böylesi anlamlı bir günde, Kamu Emekçilerinin mücadele örgütü olan KESK’ten sessiz kalmasını beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır. İçeride ve dışarıda savaşın eşiğine getirilen, düşünceyi ifade ve örgütlenme hakkı üzerinde ağır baskıların olduğu bir ülkede elbette Kamu Emekçilerinin de söyleyecek sözleri vardır. Yargılamaya konu olan 10 Aralık 2015 tarihinden tam bir ay önce, sendikamızın örgütleyicilerinden olduğu 10 Ekim Ankara Barış mitingi kana bulanmış ve içlerinde sendikamıza üye emekçilerin de bulunduğu yüzden fazla insanımız hayatını kaybetmiştir. Aradan bugüne kadar geçen altı aylık sürede bu Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamı hakkında dava bile açılmamıştır. Davadan aylar sonra güvenlik birimlerinin iç yazışmaları deşifre olmuş ve katliamın devlet kurumları tarafından önceden bilinmesine rağmen, hiçbir şekilde önleme çabası içine girilmediği de net bir biçimde ortaya çıkmıştır.

10 Aralık 2015’te İnsan Hakları Günü dolayısıyla yapmış olduğumuz basın açıklamasında, 10 Ekim Katliamının takipçisi olacağımızı, Ankara’da yitirdiğimiz barış güvercinlerimizin anılarına sahip çıkacağımızı ve bu ülkede eşitlik, özgürlük, adalet ve barış mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğimizi dile getirdik. Biz dün hangi noktada isek, bugün de aynı noktadayız ve insanlığın yüce değerlerini yarın da aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bunu dost düşman herkesin böyle bilmesini isteriz.

KESK Edremit üye ve yöneticisi arkadaşlarımıza 10 Aralık İnsan Hakları Günü ile ilgili açılan davanın hukukla uzaktan yakından alakası olmadığı gibi tamamen siyasidir. Savcının arkadaşlarımıza ‘’ Basın açıklaması için kimden izin aldınız’’ sorusu davanın ne kadar ciddiyetten uzak olduğunu ortaya koymaktadır. Oysa Hukuk Fakültesi birinci sınıf öğrencisinin bile bildiği gerçeklik şudur: Her yurttaş önceden herhangi bir kurum ya da merciden izin almaksızın istediği yerde basın açıklaması yoluyla görüş ve düşüncelerini serbestçe ifade edebilir. Bizler KESK bileşeni emekçiler olarak anayasa ve yasalarda güvence altına alınmış olan görüş ve düşüncelerimizi ifade etme hakkımızı kullandık. Basın açıklaması yapma hakkımız hiçbir şekilde yargı konusu yapılamaz.

Ülkemiz karanlık bir dönemden geçiyor. Emekçiler ve ezilenler üzerindeki baskı ve yıldırma politikaları artarak sürüyor. Çocuklarına onurlu bir gelecek bırakma idealine sahip emekçiler olarak bizler, her zaman emeğin, barışın ve özgürlüğün yanında saf tuttuk tutmaya devam edeceğiz. Ne baskılar ve sürgünler ne de adli, idari soruşturmalar yürüdüğümüz yoldan bizi çeviremeyecek. Türkiye’nin demokrasiden, eşitlikten ve adaletten yana tüm güçlerini, mücadelemize güç vermeye, karanlığın karşısında boyun eğmemeye, zulmün karşısında diz çökmemeye davet ediyoruz.”dedi.

 

Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.