TAHTACI FATMA

1979 yılında Süha Arın tarafından tahtacıların yaşamı hakkında oldukça kapsamlı bilgiler içeren Tahtacı Fatma Belgesel filimi büyük bir beğeni toplamıştı. Tahtacı Fatma belgeseli, Uluslararası 3. Balkan Film Festivali Birincilik Ödülü (1979), Uluslararası Şam Film Festivali Gümüş Kılıç Ödülü (1979), Antalya Film Festivali Altın Portakal Ödülü (1979) ve T.C. Kültür Bakanlığı Kısa Film Yarışması Birincilik Ödülünü […]

TAHTACI FATMA

1979 yılında Süha Arın tarafından tahtacıların yaşamı hakkında oldukça kapsamlı bilgiler içeren Tahtacı Fatma Belgesel filimi büyük bir beğeni toplamıştı.

Tahtacı Fatma belgeseli, Uluslararası 3. Balkan Film Festivali Birincilik Ödülü (1979), Uluslararası Şam Film Festivali Gümüş Kılıç Ödülü (1979), Antalya Film Festivali Altın Portakal Ödülü (1979) ve T.C. Kültür Bakanlığı Kısa Film Yarışması Birincilik Ödülünü (1979) almıştır.

Söz konusu belgesel filminde konu edilen Tahtacı Fatma ile Arkadaşımız Musa Güneş tanışma fırsatı bulmuş ve okuyucularımıza ulaştırmak için güzel bir söyleşi gerçekleştirdi.

Şimdi Sözü  Musa Güneş’ bırakıyoruz:

HÜSEYİN EROĞLU.

 

Antalya’ya yolum düştü. Daha gitmeden çok öne kendimi koşullandırmıştım: Tahtacı Fatma’yı görmeden, onunla konuşmadan dönemezdim. Antalya’dan dolmuşa bindim. Kumluca’ya gittim. Hızırkahya köyüne vardım. Simge Eldeniz’in bizim köye geldiğinde söylediklerini anımsadım: “İki Tahtacı köyü bu kadar mı birbirine benzer? (Kumluca Hızırkahya ile Bergama Yerlitahtacı köyleri) Şaştım kaldım.” Benzerliği görünce ben de şaştım kaldım. (1)

Köyün eski adı Çalka, köy dolmuşunda da zaten Çalka yazıyor. Hızırkahya köyünde Tahtacı Kültür Derneği şubesi vardı. Kapandı. Başkanı Ali Eldeniz ile tanışırız. Ali Eldeniz’i buldum. Birlikte Tahtacı Fatma’nın evine gittik. Fatma evde yok, işe gitmiş.

Tahtacı Fatma’yı görmeden, onunla konuşmadan dönmek olmazdı. Akşama kadar bekledim.

Akşam yemeğini Ali Eldeniz’in konuğu olarak yedim. Yemekten sonra Ali Eldeniz, Tahtacı Kültür Derneği Başkanı Yolcu Bilginç’i aradı. Konuştular. Ali Eldeniz, “Musa Başkan da burada, Tahtacı Fatma’yı görmeye gelmiş” dedi. (2) Yolcu Bilginç de bana, “Selamımı söyle. 15 Mayıs’ta Uzundere’de yapacağımız 6. Tahtacı Şenliğine davet et. (3) Yol giderlerini karşılarız. Onur konuğumuz olur” dedi.

20160224_191244

Tahtacı Fatma’nın kapısını çaldık. Bizi eşi Zait, Oğlu Ali, kızı Sedef karşıladı. Biraz sonra da Fatma geldi. Aradan geçen yıllar Fatma’yı yıpratmıştı, fakat gözlerindeki o ışıltı sönmemiş, öylece duruyordu.

-Hoş geldiniz, dedi.

Tanıştık.

Gündüz işe gitmişti. Ne iş yapıyordu?

-Serada çalışıyom. Patlıcan, biber, domates topluyom.

-Gündeliğin ne kadar?

-45 lira alıyom.

Sedef’in pişirip getirdiği kahveleri içtik.

Fatma’nın eşi fabrikada çalışıyor. Birkaç ay önce iş kazası geçirmiş. Kazadan bu yana çalışmıyormuş. 3-4 gün sonra işe başlayacağını anlattı. Oğlu (Ali) Turizm Meslek Yüksek Okulu’nu bitirmiş. Askerliğini de yapmış. Şu an işsiz. Turizm sezonunun açılmasına bekliyor. Sezon açıldığında Manavgat’ta bir otelde çalışmaya gidecek. Kızı (Sedef) Kumluca Sağlık Meslek Lisesinde okuyor. Okulunu, edineceği mesleği sevdiğini söyledi.

 

Musa Güneş (MG)- Belgesel filmi yaklaşık 10 kez izledim. Filmi izlerken iki yerde ağlarım.  İlki Aşık Civaroğlu’nun eşinin Elmalı Devlet Hastanesinde ölümü ve ölüm sonrası yaktığı ağıttır.

Fatma – Mehmet Civaroğlu.

Ali (Fatma’nın oğlu) – Orada sözlere dikkat edersen derin anlamlar var. İnsanın başına gelmeyecek işleri anlatır. Suda boğulan balık gibi…

MG- Bir de şekerli su doğramacı yapıp yiyorsunuz. Başıma geldiği için bilirim. O yokluğun yoksulluğun dip yaptığı andır. Soğuk suya şeker atılır karıştırılır. İçine kuru ekmek doğranır. Kaşıklanır…

Fatma – Yaa… Babacığım çok severdi. Bana yaptırırdı.

 

MG- Tahtacı Fatma belgeseli ne zaman çekildi? Nerede çekildi? Biraz bilgi verirsin, değil mi?

Fatma – Veririm tabi. 1978 -1979 yıllarında çekilmişti. Ben ilkokulu yeni bitirdim. Çocukluk yıllarımda… Bize rastgele, raslantı üzere karşılaştık. Yönetmen Süha Arın vardı. Orada filim çevirmek üzere giderkene bize raslamışlar. Benim küçük olduğum için, hani zor şartlar altında çalıştığımı görünce adamlar merak etmişler. Bu vesile ile çekimi yapmaya karar verdik. Çekimi yaptık.

MG- İyi ki çekilmiş değil mi?

Fatma- İyi ki çekilmiş…

MG- İyi ki çekilmiş, yoksa ben buraya gelmezdim mesala…

Fatma – Ama biz o zamanlar bunu bilmiyoduk.

MG- Çekim Akçeniş’in bir yerlerinde…

Fatma – Sulu Çukur dağlarında…

Zait – Dokuz göl.

Fatma – Dokuz Göl ile Sulu Çukur arasında…

Zait – Genelde Dokuz Göl geçiyor.

Fatma – Bu iki şeyin arasında. İki obada da Tahtacılar obası vardı.

Zait – Ağaç işlemesinde…

Fatma- Ağaç işlemesinde…

MG – Sedir ağaçları kesiyordunuz. Tomruk yapıyordunuz.

Fatma – Tomruk, odun… Orman işçiliğini yapıyoduk.

MG – Ve yatılı kalıyordunuz orda.

Fatma – Evet, ora göçüp gidiyok. Çadır kuruyok, çadırda yaşıyoduk.

 

MG – İki yıl kadar önce ben internette Oda TV röportajını okudum. (4) Video olarak da yayınlandı. Orada gazeteci…

Fatma – Gazeteci Yusuf Yavuz…

MG – Yazının başlığı da şeydi, ‘Dağlarda Daha Özgürdüm’.

Fatma- Evet. Yusuf Yavuz’un röportajıydı o. Onunla beraber yapmıştık.

MG – Ben o şeyi okuduktan sonra babanın öldüğünü öğrendim. Aşık Civaroğlu’nun öldüğünü öğrendim. Süha Arın’ın (belgesel filmin yönetmeni) öldüğünü öğrendim. Ama son dönem bir de senin yengen mi oluyodu, hani çam motorunu şöyle eliyle kaldırıyordu… Hakka yürüdü.

Fatma – Evet.

MG – Başka kim var?

Fatma – Oradakilerden çoğu gene öldüler. Kardeşimle ben varım şu an bildiğim kadarıyla, çoğu öldü.

MG – Röportajda annenin hayatta olduğu…

Fatma – Annem geçen yıl vefat etti. Burda benim yanımdaydı.

MG – Başın sağ olsun.

Fatma – Dostlar sağ olsun.

MG – Röportajda gene hasta hasta hala o şekilde gene devam ediyo diye…

(Belgeselde Fatma’nın annesi hasta olduğundan dağa çalışmaya gidememiştir. Yerine 12 yaşındaki kızı Fatma’yı göndermiştir.)

Fatma – Öyle. Annem öyle benim çocukluğumdan beri hasta yatardı. 3 yıl benim yanımda kaldı. Ben bakımlılığını üstlendim. Bu yıl şubat ayında vefat etti. Anne de gitti, baba da gitti, ikisi de gitti, vefat ettiler.

MG – Okudun mu ilkokuldan sonra?

Fatma – Hayır.

MG – Okumadın. Çalıştın, çalıştın, evlendin.

Fatma – Okumayı çok istiyodum ben. Amma babam fakirdi. Babamın okutmaya durumu yoğudu. İyi değildi yani. Ailede de en büyük ben olduğum için büyük kardeşimle ikimiz çalıştık. 90’da biz eşimle tanıştık. 1990’da da evlendim.

MG – İki tane çocuğun var. Allah bağışlasın.

Fatma – Evet.

MG – Askerliğini yapmış…

Fatma – Askerden yeni geldi.

MG – Okula gidiyo kızın.

Fatma – Sağlık Mesleğe gidiyo.

MG (Kızına) – Seviyon mu?

Kızı – Yani, seviyorum.

Fatma – Anası babası okutuyo…

Ben de kızımın Sağlık Meslek Lisesini bitirdiğini, hemşire olarak Bergama Devlet Hastanesinde çalıştığını anlattım.

 

MG – 15 Mayıs 2016 Pazar günü 6. Tahtacı Şenliği olacak, İzmir Uzundere’de. Karabağlar Belediyesi sponsor olacak. Yolcu Bilginç biraz önce telefon ettiğinde dedi, Fatma’yı ve ailesini ağırlamak isteriz, dedi. Sizi davet ediyoruz oraya.

Fatma – Teşekkür ederim.

MG – Gelecek misiniz?

Fatma – Ben gelmeyi, inşallah istiyorum yani.

Bu arada ben de Tahtacı Fatma ile ilgili Bergama’da bir program hayal ettiğimi söyledim.

MG – Uzak hayal yani…

Sedef – (İtiraz etti.) Uzak hayal diye bakmayın. Hani korkmayın. Sonuçta olağan bir hayal… Olabilecek bir hayal… Yapılmayacak bir şey değil yani.

MG – Şimdi ben ön yolunu açıyom. Bir tanesini çevirdik. O bitti. İkincisi nedir?

Fatma – İnşallah hayırlısıyla olur…

MG – İkincisi Kültür Merkezi yok daha Bergama’da. İnşaat halinde. Haziranda biteceği söyleniyo…

 

MG – Bergama’da Bergama Kermesi diye bir festival var. Belki duymuşsunuzdur. Kermeste 4 yıldır bize (Tahtacılara) bir gece veriyorlar. Biz de orada Tahtacılar Gecesi yapıyoruz. (5)

Fatma – Ne kadar güzel…

MG – Tahtacı sanatçıları çağırıyoruz. Tahtacı samahlarını sergiliyoruz. İşte böyle bir etkinlik içindeyiz. Bir önceki sene 4 saat falan sürdü. Uzattık yani… Geçen sene 80 dakikada bitirdik programı. Çok güzel bir etkinlik oldu. Programı nasıl bitirdik? Tahtacı Fatma belgeselinin sonu ile bitirdik.

Fatma- Bu etkinliği, Tahtacı etkinliği her yerde olmalı.

Fatma ile kızı Sedef’e cep telefonumda geçtiğimiz yıl Bergama Kermesindeki Tahtacı Kültür Gecesinin sonunda gösterdiğimiz Tahtacı Fatma belgeselinin son bölümünü açtım. Fatma Samah oynayan babasını görünce heyecanlandı.

Fatma – Hııımm, babam işte.

MG – (Samah çalan kişiyi kasdediyorum.) Civaroğlu, Aşık Civaroğlu

Fatma – Aşık Mehmet, Mehmet Civaroğlu. Onun (yönetmen) kamerasından baktım büyle. Samah dönüp oturudun bunuynan.

Zait (eşi) – Allah rahmet eylesin.

Fatma – Burda bu çekim gece yapıldı. Günüz çıkmış orda.

Ali (oğlu) – Akşamüzeri anne, gece değil.

 

Fatma – Bu film çekildikten sonra uzun yıllar bizi kimse aramadı. Gelen giden olmadı. Birkaç yıldır arayıp soran arttı.

Ali – Film internette, sosyal medyada yayınlandı da ondan.

 

Ali belgesel filmin bazı bölümlerinin kliplerde bölük pörçük kullanılasını istemiyor. Annesi daha hoşgörülü…

Yolcu Bilginç’in isteğini ilettim.

MG – Seni yalnız değil, aile olarak, eşin, oğlun, kızınla birlikte konuk ederiz.

Eşi (Zait) geçirmiş olduğu iş kazasından dolayı uzun süredir çalışmadığını, 3-4 gün içinde işe başlayacağını, izin almasının zor olduğunu, bu nedenle gelemeyeceğini söyledi. Fatma, oğlu ve kızıyla geleceğini bildirdi.

  1. Tahtacı Şenliğinin onur konuklarından biri de Tahtacı Fatma, oğlu ve kızı olacak.

Söyleşi bitti. Sedef yine kalktı. Çay demledi. Çaylar içildi. Tahtacı Fatma ertesi gün yine işe gidecekti. Fazla oturmadık. Vedalaştık. (5)

Yazıyı, okuyucuların affına sığınarak biraz iddialı bir cümle ile bitireceğim:

Tahtacı Fatma belgesel filmini izlemeyen, Tahtacıyım, demesin…

 

DİPNOTLAR:

Simge Eldeniz Yerlitahtacı köyüne 23.03.2010 günü gelmişti. O gün Sultannevruz Bayramı idi.

Yazarımız Musa Güneş Tahtacı Kültür Derneği Bergama Şube başkanıdır.

  1. Tahtacı Şenliği İzmir Karabağlar Uzundere Mahallesinde 15 Mayıs 2016 Pazar günü yapılacak.

OdaTV röportajı: http://odatv.com/34-yil-sonra-odatvye-konustu-2304131200.html

Bu yıl Tahtacı Kültür Gecesi 80. Bergama Kermesi içersinde 2 Haziran Perşembe günü saat 20.00 – 21.30 arasında yapılacaktır.

Röportaj 24 Şubat 2016 Çarşamba günü yapıldı.

 

Musa Güneş

04.05.2016

 

Yorumlar

yorum