DEMOKRASİYE VURULAN İLK DARBEDİR

  Cumhuriyet Halk Partisi Karesi İlçe Başkanı Onur Ayan yaptığı yazılı basın açıklamasında “Bugün 27 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri müdahalenin, demokrasiye vurulan ilk darbenin yıl dönümüdür. Bu sebeple anılmalı ve hatırlanmalıdır” dedi. Ayan yaptığı yazılı basın açıklamasının devamında “Dönemin şartları incelendiğinde Adnan Menderes ve DP iktidarının kardeşi kardeşe düşürdüğünü, laiklik karşıtı birçok […]

DEMOKRASİYE VURULAN İLK DARBEDİR

 

Cumhuriyet Halk Partisi Karesi İlçe Başkanı Onur Ayan yaptığı yazılı basın açıklamasında “Bugün 27 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askeri müdahalenin, demokrasiye vurulan ilk darbenin yıl dönümüdür. Bu sebeple anılmalı ve hatırlanmalıdır” dedi.

Ayan yaptığı yazılı basın açıklamasının devamında “Dönemin şartları incelendiğinde Adnan Menderes ve DP iktidarının kardeşi kardeşe düşürdüğünü, laiklik karşıtı birçok kararının bulunduğunu, yani yaptıklarının bugünden farkı olmadığını görebiliriz. Ancak bu gün bile darbe istemenin demokrasi karşıtlığından başka tanımı yoktur. Seçimle gelen iktidarlar seçimle gitmelidir. Darbe sonrasında yargılanan iki eski bakan ve bir eski başbakan idam cezası almıştır. Celâl Bayar’ın cezası müebbet hapse çevrilmiş, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın cezaları ise 16-17 Eylül 1961’de İmralı Adasında infaz edilmiştir. Bu infazlar Türkiye Cumhuriyeti tarihine sürülen kara bir lekedir. Yıllar sonra “üçe üç” felsefesiyle verilen ‘üç genç fidanın’ idam kararının da temelidir. Dönemin CHP Ankara milletvekili Bülent Ecevit darbe ile ilgili olarak “60 İhtilali… Ve kaptılar, işte kendileri güya demokrasisinin bayraktarlığını yapıyorlar… Müdahaleci ekip. Fakat ne yaptılar; üniversiteden geçmeler, 147’ler olayı, arkasından Bab-ı Ali önünden geçeceğiz lafları derken birden, bir ülke ve kültür birliği projesi ortaya çıktı. Bunu biz ortaya çıkardık. Dünyada görülmemiş bir totaliter rejim projesi, yani Nazi Almanya’sında bile eşi görülmemiş bir proje” yorumunu yapmıştır. Nitekim Cumhuriyet Halk Partisi ülkemizin içinde bulunduğu durumun sıkıntıları görmüş ve bunun rahatsızlığıyla, 1959 yılındaki 14. kurultayında, “İlk Hedefler Beyannamesi” adıyla bir bildiri yayınladı. Bu bildirinin 1961 Anayasası’nın temelini oluşturduğu ileri sürülür. Bildiri metnindeki başlıklar şu şekildeydi: 1. Eşit Muamele, 2. II. Meclis, 3. Anayasa Mahkemesi, 4. Nisbi Temsil Usulü, 5. Yüksek Hakimler Şurası’nın kurulması, 6. Memurlar Kanunu’nun düzenlenmesi, 7. Baskıdan uzak tutulan bir basın rejiminin kurulması, 8. Üniversite muhtariyeti, 9. Sosyal Güven ve Sosyal Adalet esaslarının teminat altına alınması, 10. Yüksek İktisat Şurası’nın kurulması. 6 Ocak 1961’den sonra Kurucu Meclis’e bağlı  Enver Ziya Karal ve Turhan Feyzioğlu başkanlığında 20 kişilik bir anayasa komitesi kurularak yeni anayasa için çalışmalara başlandı.  İlk kez Sosyal Devlet ilkesi bu anayasa ile ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu anayasada Güçler ayrılığı, yargı bağımsızlığı sağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır. İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır. Üniversiteler ve TRT özerkleştirilmiştir. Önceden izin almaksızın dernek kurma hakkı ve gösteri/protesto yapma hakkı tanınmıştır. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye Cumhuriyeti’nin en özgürlükçü anayasası hazırlanmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi her dönem olduğu gibi, o dönemde de üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır. İsmet İnönü’nün idamları önlemek için birçok girişimde bulunduğu bilinmektedir. Unutmayın; Cumhuriyet Halk Partisi 93 yıllık dev bir çınardır ve ülkemizin tarihindeki her önemli noktada, bugün olduğu gibi, sağduyulu ve ülkemiz çıkarları doğrultusunda hareket etmiştir. Etmeye de devam edecektir. Bugün AKP iktidarının yapmaya çalıştıklarına dur diyecek olan da yine Cumhuriyet Halk Partisidir” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

yorum