GÜZELKÖY’LÜ KADINLAR:  “KISACIK ALTIN MADENİNE GEÇİT YOK”

    Küçükkuyu’da kısa adı Kazdağı Koruma olan dernek, Kazdağı ve çevresindeki doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunmasını, doğa koruma bilincinin geliştirilmesini, tarım, turizm, sanayi, imar faaliyetlerinde doğa dostu olan uygulamaların ve teknolojilerin desteklenmesini, ekolojik ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlamasını desteklemeyi, sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenlemeyi amaçlıyor. Bölgesel Kalkınmaya destek olmayı da hedefleyen dernek, kadınlarla birlikte […]

GÜZELKÖY’LÜ KADINLAR:  “KISACIK ALTIN MADENİNE GEÇİT YOK”

 

 

Küçükkuyu’da kısa adı Kazdağı Koruma olan dernek, Kazdağı ve çevresindeki doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunmasını, doğa koruma bilincinin geliştirilmesini, tarım, turizm, sanayi, imar faaliyetlerinde doğa dostu olan uygulamaların ve teknolojilerin desteklenmesini, ekolojik ürünlerin üretimi, işlenmesi, pazarlamasını desteklemeyi, sanatsal ve kültürel etkinlikler düzenlemeyi amaçlıyor. Bölgesel Kalkınmaya destek olmayı da hedefleyen dernek, kadınlarla birlikte çalışmaya özel önem veriyor.

 

 

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, yerel halkın doğa koruma mücadelesine daha aktif katılımını sağlamak amacıyla bir proje yürütüyor. Proje kapsamında, civar köy muhtarlarıyla, önderlerle, STK yöneticileri ve yerel yönetimlerle yüzyüze görüşmeler yapıldı.  Ayvacık Panayırında üç gün boyunca açılan stantta da köylüler ve yerel halkla konuşularak bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Küçükkuyu dernek merkezinde ve Güzelköy Köyü’nde birer buluşma düzenlendi. Env.net tarafından desteklenen projenin koordinatörü Olga Durel’in proje hakkında yaptığı açıklamadan sonra, Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, doğa mücadelesinde yerel katılımın öneminden bahsederek, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği olarak yerelde, köylerde çalışmanın önemine inandıklarını, köylüler ve yerli halk olmadan başarıya ulaşılamayacağını söyledi.

 

KAZ DAĞI’NIN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR

“Kaz Dağlılar Doğasına Sahip Çıkıyor” buluşması kapsamındaki seminerlerin ilk konuşmasını yıllardır Çanakkale Bölgesinde doğa koruma mücadelesine akademisyen olarak destek veren Prof. Dr. Kenan Kaynaş yaptı. Kaz Dağı’nın havasının, suyunun, toprağının, ormanlarının, tarımsal ürünlerin en büyük değerler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kaynaş, bu değerlerin altın madenciliği, termik santrallar ve tarım ilaçları, yapılaşma gibi tehditlerle karşı karşıya olduğunu anlattı. Kaz Dağı’nın gerçek altının zeytini ve diğer tarımsal ürünleri olduğunu söyleyen Sn. Kaynaş, altın madeninin ekonomik getirileri ile tarımsal gelirlerin ekonomik getirilerini kıyaslayan verileri ile de tarımsal üretimin bölgeye daha fazla gelir getirdiğini kanıtladı.

 

DOĞAMIZI KORUMAK ANAYASAL GÖREV VE HAKKIMIZ

Seminerlerin ikinci konuşmacısı Çanakkale Barosu Çevre Komisyonu başkanı Avukat Ali Furkan Oğuz, Kaz Dağı’na yönelik tehditlerle mücadelede Baro olarak hukuki destek verdiklerini söyledi. Çevre Etki Değerlendirme Kararları ve ruhsatların iptali için 2007 yılından bu yana 47 dava açtıklarını ve davaları kazandıklarını söyleyen Av. Oğuz, Anayasanın 56’ıncı maddesi gereğince her vatandaşın doğasını koruma görev ve hakkı olduğunu belirtti. Dava ücretlerinin Kazdağı ve Madra Dağı Belediyeler Birliği tarafından yatırıldığını söyleyen Sn. Oğuz, Kısacık Altın Madeni için de hukuki destek vereceklerini belirtti.

 

BİRLEŞELİM, KAZANALIM

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi üyeleri Muhammet Şapçı, Aytekin Er ve Fatma Çalışkan yaptıkları konuşmalarda, örgütlenmenin, bir arada olmanın önemine değinerek, doğa koruma mücadelesinde yerel halkın ve sivil toplum örgütlerinin birlikte çalışması gerektiğini vurguladılar. Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi olarak Kaz Dağı’nın her bölgesinde olduğu gibi, Ayvacık ve yöresindeki mücadeleye de aktif olarak destek olduklarını ve Kısacık Altın Madenine karşı Güzelköylülerin yanında olacaklarını ifade ettiler.

 

ÜRETELİM, KAZANALIM

Seminerlerin son konuşmacısı Buğday Derneği yönetim kurulu üyesi Berkay Atik, bir yandan doğa koruma mücadelesi yürütürken, bir yandan da bölgedeki köylülerin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunulması gerektiğini belirtti. Bu desteğin, köylerin ürettikleri doğal sağlıklı ürünlerin, güvenilir gıda arayanlara aracısız bir şekilde ulaştırılarak  “aracısız doğal ürün ağları” kurulması ile mümkün olabileceğini söyledi. Türkiye’de ve dünyadaki “topluluk destekli tarım” ve “gıda toplulukları” hakkında bilgi veren Atik, bölgede bu konuda Nusratlı Köyü’nde başlamış olan ve Güzelköy’de de nüveleri atılan çalışmalara destek olacaklarını ifade etti.

 

YIRCA’DAN GÜZELKÖY’E TAM DESTEK

Güzelköy’de gerçekleştirilen buluşma sırasında, Yırca Köyü Muhtarı Mustafa Akın ile canlı bağlantı sağlanarak, Yırca’daki termik santrala karşı mücadele deneyimleri hakkında bilgi alındı. Sn. Akın, 6666 zeytin ağaçlarının kesilmesini engelleyemeseler de köylülerinin mücadelesi ve sivil toplum örgütlerinin de desteği sonucunda termik santral ruhsatını iptal ettirdiklerini ve projeden vazgeçilmek zorunda kalındığı söyleyerek, Güzelköylü kadınlara umut verdi. Güzelköylü kadınlar, havalarına, sularına, topraklarına sahip çıkacaklarına ve Kazdağı’nı korumak için ellerinden geleni yapacaklarına söz verdi.

Yorumlar

yorum