PROF DR. AZİZ SANCAR

Son günlerdeki ağır politik havanın içinde bizleri bu kasvetten kurtaran, içimizi ısıtan, bizi düşündüren, bizi onurlandıran, bizi mutlu eden bir haber duyduk. Hani çölde su bulmak gibi, hani karanlıkta bir mum yakmak gibi, hani en çaresiz durumdayken bir çözüm bulmak gibi. … 1946 Mardin doğumlu olan Aziz Sancar, 1963’de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazanıp […]

PROF DR. AZİZ SANCAR

Son günlerdeki ağır politik havanın içinde bizleri bu kasvetten kurtaran, içimizi ısıtan, bizi düşündüren, bizi onurlandıran, bizi mutlu eden bir haber duyduk. Hani çölde su bulmak gibi, hani karanlıkta bir mum yakmak gibi, hani en çaresiz durumdayken bir çözüm bulmak gibi. …

1946 Mardin doğumlu olan Aziz Sancar, 1963’de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini kazanıp tıp doktoru olmak için eğitimine başladı. 1969’da okulunu birincilikle bitirerek mezun oldu. Mardin’de iki yıl hekimlik yaptıktan sonra biyokimya alanında lisansüstü eğitim yapmak için Amerika’nın Teksas Üniversitesine gidip doktora yaptı.

Aziz Sancar, “hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırması” nedeniyle Nobel Ödülünü aldı. Aziz Sancar ve arkadaşlarının çalışmaları üç ana başlık altında sürmektedir.

Bunlar: 1. Memelilerde DNA Eksizyon Onarımı,

  1. Memeli DNA’sında Hasar Belirleme Denetim Noktaları,
  2. Memelilerde Sirkadiyen Saat. Her üç sistem de dış ve iç çevredeki uyarıcılara karşı hücrenin kendini koruması ve uyumunu farklı mekanizmalarla yanıt vererek sağladıkları halde, organizma düzeyinde birbirleri ile bağlantılı sistemlerdir.

Aziz Sancar kendisini şöyle ifade e diyor; “bilimde başarılı olmak için hem çok çalışmak hem de çok okumak gerekir. Başarının sırrı budur. Bütün katkılarımı alın ter ile kazandım. Hiç birinde şansın en ufak bir payı yoktu. Ama şunu kabul etmek gerekir ki şans da bilimsel başarıda rol oynar. Tabi, Pasteur’un dediği şans hazırlıklı zihinleri tercih eder.”

Bilim tarihimizde uluslar arası alanda ödül alan ilk insanımız. Hiçbir başarı böylesine büyük ve gurur verici olmaz. Yüzümüzü güldürdü, içimizi açtı, umutlarımızı yeşertti. Yalnızca Nobel Ödülü almakla kalmadı, insanlığı, alçakgönüllülüğü, vatanseverliği, laik cumhuriyetimize ve Atatürk’e olan sevgisiyle halkımızın gönlünde taht kurdu, ders verdi, örnek oldu, gurur oldu. Hele “ben bu ödülü Cumhuriyet eğitimine ve bu memleketime borçluyum” demesi, Atatürk demesi, ödülünü 19 Mayıs’ta Anıtkabir’de sergileme isteği birilerine çok şey anlatmak ve düşündürmek için yeterli oldu.

Ülkemizi ve milletimizi dünya sahnesinde en iyi şekilde tanıtan saygın bilim insanımız ve Cumhuriyet aydınımız olan Prof. Dr. Aziz Sancar’ı sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Recep Yalçın

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle