ELVEDA LAİK CUMHURİYET

Kaçaksaraydaki yine boyundan büyük laflar söyledi. Diyor ki; nüfus planlamasıymış, doğrum kontrolüymüş, Müslüman aile böyle bir anlayışta olamaz. Teröristlere karşı da onlar zerdüşt, onlar dinsiz diyor. Hani kendisi daha önceden devlet laik olabilir ama kişi laik olamaaaz diye bağırıyordu ya işte şimdi kendisiyle de çelişiyor. Yaptığı her konuşmayı cumhurbaşkanı sıfatıyla yapıyor ve kendisi devleti temsil […]

   ELVEDA LAİK CUMHURİYET

Tamer KAYIKÇI

Kaçaksaraydaki yine boyundan büyük laflar söyledi. Diyor ki; nüfus planlamasıymış, doğrum kontrolüymüş, Müslüman aile böyle bir anlayışta olamaz.

Teröristlere karşı da onlar zerdüşt, onlar dinsiz diyor.

Hani kendisi daha önceden devlet laik olabilir ama kişi laik olamaaaz diye bağırıyordu ya işte şimdi kendisiyle de çelişiyor. Yaptığı her konuşmayı cumhurbaşkanı sıfatıyla yapıyor ve kendisi devleti temsil ediyor ve bal gibi de devlet adına yaptığı o açıklamalarda laikliği ayaklar altına alıyor.

Birincisi, anayasal güvence altına alınmış laik bir ülkede doğum kontrollünü haddi olmadan dinsel açıdan yorumlayarak Müslümanların doğum kontrolü yapamayacaklarını söylüyor. Laik bir ülkede yürütmenin başı olarak kendisi de dahil olmak üzere başka hiçbir kurumun bu konuda fetva vermeye hakkı ve yetkisi olamaz. Kendisi aynı zamanda sayıları az da olsa hem diğer dinden olan vatandaşların hem de dinsizlerin cumhurbaşkanı olduğunu unutuyor. Dini resmen devlet işlerine alet ederek prim toplamaya kalkıyor.

Onlar Zerdüşt, onlar dinsiz demesi ise bırakın muhatap olarak söylediklerine, bu ülkede yaşayan milyonlarca dinsize ve zerdüşe yapılmış en büyük hakaret. En başta kendi inandığı İslam’da insanları zorla bir dine inanmaya zorlanamayacağı yazar. Laik bir ülkede hür bir insan istediği dine inanıp inanmamakta özgürdür. Bir insan pekala dinsiz de olabilir.  Kaldı ki bundan daha birkaç hafta yapılan bir araştırmanın sonucuna göre ülkemizde herhangi bir dine inanmayanların oranında çok büyük artışlar olduğu tespit edildi. Bunların sayısı da milyonlarla açıklanıyor. Kafa kesen, kadınları köle pazarlarında satan, küçük kız ve erkeklerin ırzına geçen ve tüm bu pislikleri yapanlara devlet yöneticileri tarafından verilen destekleri gören düşünen insan batsın sizin dininiz deyip en iyisi inanmamak diyor.

Bugün Fransız vatandaşlarının yarısına yakını, İskandinav ülkelerinin büyük bir kesimi ve diğer Avrupa ülkelerinin önemli bir kısmının vatandaşları herhangi bir dine inanmıyor. O inanmayan kişiler de bugün bir IŞID ya da el kaideliden çok daha insancıl ve ülkesine çok daha bağımlı. Ülkemizde farkında bile olmayıp hakaret ettiğin milyonlarca dinsiz de insancıl ve ülkelerine bağlı.

Sen şimdi bu ülkenin bir cumhurbaşkanı olarak nasıl olur da milyonlarca vatandaşına hakaret etme cüretini gösterebilirsin. Bence her bir inanmayan vatandaşımız kaçak saraydakini mahkemeye versin, alacakları tazminatlarla kaçak saraylının çocuklarının düğünlerinden topladığı ve onların gemiciklerini satarak ancak karşılayabilecekleri tonlarca parayı kesin götürürler.

İnanmayanlar mahkemelerde hakaret davaları açacaklar ama bu ülkenin bağımlı yarsının ne kadar bağımsız karar vereceğini kestirmek zor. Zira biliyorsunuz kaçak saray muhalefet partisi liderlerine hakaretler yağdırırken yanında gezdirdiği kendine sadık yüksek yargı başkanları da kendisine alkış tutuyorlardı.

İmamlar alkış tutarken alttaki cemaatin onlardan geri kalacağını zannetmiyorum. Biliyorsunuz ki bu ülke de sayıları artık milyonlarla anılan imam hatiplilerin ilk hedefi imam olmak değil, ya yargıç, savcı olacaklar, ya kaymakam, emniyet müdürü olup imanlı gençler olarak hizmet verecekler. Tabii ki hizmet verirken de hizmet verecekleri kişilerin kendilerinden mi yoksa karşı taraftan mı olup olmadıklarına bakacaklar.

Tıpkı Ergenekon, Balyoz, Oda Tv davalarında olduğu gibi. Şimdi paralelci olarak suçladıkları o savcılar, hakimler yüzlerce masum insan hakkında karar verirken hiçbir vicdan sızlaması dahi duymadılar. Kendilerine verilen görevi harfiyen yerine getirdiler.

Bir elden devletin başındaki kişi vatandaşlarına karşı en büyük hakaretlerde bulunurken diğer elden de yargı, sahibinin sesine uyarak ona uygun kararlar verirken yarınlardan ne yazık ki bu karanlık tablodan kurtulmanın işaretlerini de göremiyoruz. Hatta sanattan, bilimden uzaklaşarak ülkeyi imam hatip cennetine çevirerek yarınların bugünden de daha karanlık olacağı garantisini verebiliriz.

Garanti vermemin sebebi de uzun yıllardır milli eğitimin bilimden, sanattan bir haber olan, eğitimi tamamen dinselleştiren kadrolar tarafından ele geçirilmiş olmasıdır. Eğitimi ele geçirmek kaleyi içten ele geçirmektir. Kendi dünya görüşlerini daha bebek yaşlardan itibaren o çocuklara empoze ediyorlar.

Unutmayalım bu ülkede 1975 yılında yapılan milli eğitim şurasında zorunlu eğitimin sekiz yıla çıkarılması kararı alınmasına rağmen imam hatiplerin ve kuran kurslarının kapanacağı gerekçesiyle bu karar yürürlüğe sokulamadı. Ta ki aradan 22 yıl geçip 28 Şubat 1997’de askerin zorlamasıyla zorunlu eğitim sekiz yıla çıkarıldı. İmam hatipleri, kuran kurslarını koruyalım diye bu ülke 1997’de dünyada zorunlu eğitimi beş yıl olan en geri ülkelerin arasına girmişti. Aradan çok geçmeden de ülkenin yönetimi ele geçiren imam hatipliler zaten 28 Şubat’ın intikamını fazlasıyla aldılar ve bu kez ülkenin tüm eğitim sistemi dinselleştirildi. Şimdi siz bu yapıyla çağdaş dünyayı yakalayabileceğimizi, zaten yok olan laik yaşamın bir daha geri gelebileceğini düşünüyor musunuz?

Yaşadığımız topraklar itibariyle dünyanın en zengin medeniyetlerinin bıraktığı kültüre, çeşitliliğe sahip bir ülkeyiz. Bu topraklar üzerinde yaşayan her ırktan, her dinden, her dilden ve renkten insan bu topraklara zenginlik katar. Yeter ki o zenginliği kavrayabilecek ve o zenginliğin üzerine bilim ve sanata hizmet ederek yeni zenginlikler verebilecek yöneticiler iş başına gelsin. Şu an sahip olduğumuz zenginlikleri aşağılayarak varacağımız nokta IŞID’ın Irak’ta ve Suriye’de getirmeye çalıştığı noktadan başka bir şey değildir.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle