DİKTATÖRLÜĞE KARŞI ÖZGÜRLÜK

Mehmet TÜM”Hedef amacına ulaşırsa Türkiye toplumu sormayan, sorgulamayan, hakkını aramayan ve inanç üzerinden sömürülen bir toplum olacaktır”dedi Geçtiğimiz Hafta sonu Eğitim-Sen’in öncülüğünde 8 ilde Kamu Emekçileri Bileşenleri “Laik Eğitim, Laik Yaşam ve İş Güvencemizden Vazgeçmeyeceğiz!” adı altında Bölgesel mitingler yaptı.Ne yazık ki İktidar medyası bu eylemleri görmezden geldi.Değerli Arkadaşlar,Emekçiler başta olmak üzere toplumun her  kesimi iktidarın   […]

DİKTATÖRLÜĞE KARŞI ÖZGÜRLÜK

Mehmet TÜM”Hedef amacına ulaşırsa Türkiye toplumu sormayan, sorgulamayan, hakkını aramayan ve inanç üzerinden sömürülen bir toplum olacaktır”dedi Geçtiğimiz Hafta sonu Eğitim-Sen’in öncülüğünde 8 ilde Kamu Emekçileri Bileşenleri “Laik Eğitim, Laik Yaşam ve İş Güvencemizden Vazgeçmeyeceğiz!” adı altında Bölgesel mitingler yaptı.Ne yazık ki İktidar medyası bu eylemleri görmezden geldi.Değerli Arkadaşlar,Emekçiler başta olmak üzere toplumun her  kesimi iktidarın   uygulamalarından endişe duyuyorlar.Çünkü her demokratik talep, her hak arayışı, şiddetle bastırılıyor, hukuk ve adalet yok sayılıyor.Türkiye, ancak faşist rejimlerde görebileceğimiz baskıcı, otoriter ve anti demokratik politika ve uygulamalara giderek daha fazla tanık oluyor.Kendi içerisindeki farklı seslere dahi tahammül edemeyen AKP,  bütün toplumu tek adam diktasıyla kuşatmanın yollarını arıyor.Bu doğrultuda laik eğitimin de çeşitli uygulamalarla ortadan kaldırılmaya çalışıldığına tanık oluyoruz.Bunun için bir siyasal hedefin olduğunu görüyoruz. Bu hedef, dindar ve kindar bir nesil hedefidir.Bu hedef amacına ulaşırsa,  Türkiye toplumu sormayan, sorgulamayan, hakkını aramayan ve inanç üzerinden sömürülen bir toplum olacaktır.Değerli Arkadaşlar,Ülkede yaşanan  bu olumsuz durumu  eleştirenler  AKP’nin yürüttüğü cadı avının kurbanı yapılmak isteniyor.Hırsızlara dokunmayanlar, milletvekillerine dokunmanın derdine düşüyor.Milli iradeyi sadece kendisi için meşru görenler, kendisi gibi düşünmeyen milletvekillerini cezaevine göndermekle tehdit ediyor.Akademisyenler, gazeteciler, sendikacılar, sanatçılar, öğrenciler kısaca muhalif her ses, her düşünce susturulmak isteniyor.Değerli  basın Mensupları,AKP, kamusal olan her alanı dini kural ve referanslara göre biçimlendirmek istiyor. Toplumun dini duyguları her türlü sömürüye, zulme, talana ve yalana kalkan yapılmak isteniyor.Bunun için laikliği istemiyorlar. Çünkü laik eğitim, laik düşünen bireylerin yetişmesinin  ve laik toplumun oluşmasının  temel nedenidir.Laik düşünceye sahip insanları;  AKP anlayışı sömüremeyeceğini gayet iyi bilmektedir.Bunun için laikliği kaldırmak istiyorlar.TBMM Başkanı Sayın Kahraman’ın söylediği Laiklik Anayasadan çıkarılmalıdır anlayışı da bunun yansımasıdır.Değerli Basın Mensupları,Türkiye farklı inanç gruplarına ve farklı etnik kökene sahip yurttaşların yaşadığı bir ülkedir.Laiklik anlayışı bütün yurttaşları bir arada tutabilecek, bütün inançları eşit gören bir anlayıştır.Laikliğin Temelinde ötekileştirme yoktur.Tam tersine eşit yurttaşlık vardır.AKP bunu ilk önce eğitim sisteminden laikliği çıkararak yapmak istiyor. Zaten uygulamalarda laiklik ciddi anlamda ortadan kaldırılmıştır.Anayasamızın değiştirilemez maddelerinden olmasına rağmen Türkiye belirli bir grubun dinsel anlayışını dayatan sisteme doğru sürüklenmek isteniyor.Milli Eğitim Bakanlığında laiklik karşıtı yapılar, Eğitimin bileşenleri haline getirilmek isteniyor.Başta İHH, TÜRGEV, ENSAR olmak üzere, laiklik karşıtı vakıf ve kurumlar eğitim sistemine dahil edilmiş durumdadır.Çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle, hukuku arkadan dolaşarak, Çağdaş ve laik eğitimciler devlet kadrolarından uzaklaştırılıyor.Bunun yerine kimi hukuksuz yollarla, AKP’nin Ensar düşünceli kadroları işbaşına getiriliyor.Bu ülkemiz adına tehlikeli bir durumdur.Değerli Basın MensuplarıAKP bu tehlikeli anlayışından bir an önce vazgeçmelidir.İHH, TÜRGEV, ENSAR Gibi vakıflar Milli Eğitimin paydaşı olmaktan derhal çıkarılmalıdır.Demokrasi askıya alınarak, “tekçi” politikalar la, hukuk dışı yöntemleri kullanarak, yeni bir toplum yaratma düşüncesi, bu ülkeyi hiçbir yere götürmez.Bu gerici yaklaşım ancak yeni sorunlar yeni kaoslar yaratır. İktidarın görevi Ülkemizde var olan sorunları çözmektir.Ancak AKP var olan sorunları derinleştirerek yönetim krizi çıkarmak istiyor.Kamuoyuna başta laiklik olmak üzere mevcut yönetim sisteminin krizin sebebi olduğu algısını vermek istiyor. Böylelikle, hayal ettikleri,  anti-Laik ,tekçi fetvacı, sistemi,  milli irade böyle istiyor mantığı ile  yerleştirecekler.Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir toplum tamamen aynı düşünen, aynı inancı paylaşan, aynı değerleri benimsemiş insanlardan oluşmaz.Bu nedenle laikliğin varlığı ve anlamı : din ve mezhep farklılıkları üzerinden farklı inançtan ve mezhepten insanların birbiriyle çatışmalarına son vermektir. Her inancın kendisiyle ve diğer inançlarla eşit haklar temelinde ilişki kurmasını güvence altına almaktır.Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda “eşit yurttaş” olarak kabul edilmesidir.Devletin bütün inançlar karşısında eşit mesafede ve tarafsız olmasıdır.Devletin, Günlük yaşamın her alanında okulda, işyerinde, üniversitede, sokakta, farklı kimlik, inanç ve dünya görüşleri arasında ayırım yapmamasıdır. Değerli Arkadaşlar, Laikliğin AKP nin her gün tartışmaya açtığı gibi bir  çok anlamı yok.Laiklik en basit haliyle Devletin inançlar  karşısında eşit ve adil olarak durmasıdır.Bir taraftan belirli bir inanç grubuna hizmet evren Diyanete Bütçeden 10 Bakanlıktan daha çok kaynak ayıracaksınız, diğer taraftan, Aleviler dahil farklı inanç guruplarına tek kuruş vermeyeceksiniz.İşte sorunun en temel kaynağı bu çarpık anlayıştır. AİHM’in bir çok kararına karşın Zorunlu din derslerine devam edeceksiniz, bu yetmezmiş gibi,  Temel Görevi Din görevlilerinin özlük hakları ve  yurttaşların dini hizmetleri olan Diyanet İşleri Başkanlığını  , Milli Eğitim Bakanlığı ile  protokoller yaptırarak Eğitimin içine sokacaksınız.Sonrada Laik düzen yürümüyor diye şikayet edeceksiniz. Bunu değiştirelim diyeceksiniz.Bu en hafif şekli ile kötü niyettir. Vicdansızlıktır.  Toplumu kandırmaktır. Değerli Arkadaşlar,Kamu Emekçilerinin, endişeleri ve sıkıntıları işte AKP nin bu kötü niyetinden ve bu tekçi anlayışından kaynaklanıyor.Kamu Emekçileri çağdaş Demokratik ve laik bir ülke istiyorlar.Cumhuriyetin kazanımları korunsun  Bilimin Işığında bir eğitim düzeni olsun istiyorlar .Kısa Adı Eğitim-Sen Olan, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının kaygıları, AKP nin bu laiklik karşıtı uygulamalarından kaynaklanıyor. İşte bunun için alanlara çıkıyor seslerini duyurmak istiyorlar. Çünkü AKP bu Eğitim Emekçilerini susturma istiyor.İş güvencelerini çeşitli yollarla ellerinden almak istiyor.Her hak arayışında soruşturmalar açıyor. Müfettişlere olumsuz görüş yazmaları  için baskı yapıyor.Değerli Basın Mensupları Gerçek demokrasinin, eşit yurttaşlığın, temel hak ve özgürlüklerin, nitelikli kamu hizmetlerinin  temeli  laik eğitim, den geçer.Çünkü laik eğitim biçimi, kimseyi öteki olarak görmez. Laik Yaşam biçimini sağlar.Laik yaşam biçimi  inançsızlık değil, tam aksine, inançlar karşısında eşit durmak, onu  temel insan hakkı olarak görmektir.Komşusuna, İnancına göre değil insan olarak değer vermektir. Değerli Basın Mensupları AKP iktidarına   buradan sesleniyorum. 65. Hükümet TBMM den yeni güven oyu aldı. Türkiye’de yeni bir Başbakan, Yeni bir Milli Eğitim Bakanı var.Sayın Başbakan Sayın Bakan İktidarlarınızın bu güne kadar yaptıkları yanlışlardan vazgeçiniz.Türkiye’nin Barışı ve kardeşliğine katkı vermek istiyorsanız, Laik Eğitimle, Laik yaşamla, oynamayınız.Hak hukuk, tanıyınız. Eğitim ciddi iştir Eğitimcileri olmadık yöntemlerle, sürgünlere göndermekten vazgeçiniz.Biliniz ki, Öğretmenleri huzur içinde olmayan bir ülkede, okullarda başarı ve huzur sağlayamazsınız.Öğretmenlere sahip çıkmak herkesten önce sizin görevinizdir.Öğretmenlerimiz sizlerden bunu bekliyor.

 

Yorumlar

yorum