ALMAN KAZIĞI

Neredeyse her hafta görüştüğü Alman Şansölyesi ile verdiği mutlu pozlar yayın organlarında baş tacı edilip Şansölye evine dönerken arkasından salladığı el daha aşağı inmeden Alman Meclisi Ermeni soykırımını tanıyoruz dedi. Bizimkilerin tepkisi gecikmedi tabii. Gereken cevabı vereceğiz dedi yeni kabine amiri. Büyük ağabeyi de yine tribünlere oynatarak daha önce heyyy Amerika dediği gibi şimdi de […]

   ALMAN KAZIĞI

Tamer KAYIKÇI

Neredeyse her hafta görüştüğü Alman Şansölyesi ile verdiği mutlu pozlar yayın organlarında baş tacı edilip Şansölye evine dönerken arkasından salladığı el daha aşağı inmeden Alman Meclisi Ermeni soykırımını tanıyoruz dedi.

Bizimkilerin tepkisi gecikmedi tabii. Gereken cevabı vereceğiz dedi yeni kabine amiri. Büyük ağabeyi de yine tribünlere oynatarak daha önce heyyy Amerika dediği gibi şimdi de heyyy Almanya dedi ama gerisi gelmedi. Gelemez de!

Almanya’yı dize getirmek için elinde ne kozun var? Koca bir hiç!

Silah ambargosu mu uygulayacaksın? Geçiniz.

Mallarını mı satın almayacaksın? Almadığın takdirde kendi sanayin tamamen durur ve Almanya bundan gram etkilenmez.

Alman turistlerini kabul etmeyeceğiz mi diyeceksin? Zaten Rusya ile yaşanan kriz ve ülkeyi attığın Ortadoğu cehennemi sayesinde elinde kala kala sadece Alman turisti kalmıştı, onlar da gelmezse tüm turistik otellerin kapısına kilit vur daha iyi.

Almanya’daki yurttaşlarımızı mı çağıracaksın, paraları Alman bankalarından alıp bize gönderin mi diyeceksin? Anavatanlarını bu kadar çok sevseydiler seçtikleri tüm Türk milletvekillerine baskı kurar, tulum şeklinde tasarıya evet oyu verdirmezlerdi.

Kaçak saraydaki elindeki mülteci kozunu kullanarak batı ile yaptığı ahlaksız pazarlıklarda para peşinde koşmuş, bu isteğine Avrupa’nın lideri konumundaki Almanya başbakanı gelen tüm tepkilere, oy kaybına neden olmasına rağmen Erdoğan’ın isteklerine evet demiş ama bir yerden sonra da benden de buraya kadar deyip havlu atmıştır.

Şimdi kaçak sarayın penceresinden sağa baktığı zaman kocaman karanlık bir boşluk, sola baktığında kocaman karanlık bir boşluk görünüyor. Ve o karanlık boşluk da günden güne seni içine çekiyor.

Çok kısa bir zaman önce AİHM, soykırımın gerçekleşmesi için kriterlerin bulunduğunu ve Türkiye’yi mahkum ettirmek için öne sürülen delillerin soykırımın aradığı kriterlere uymadığı için Avrupa parlementolarının aldığı bu kararın yok hükmünde olduğu kesinleşmiştir. Kendisinin de içinde bulunduğu Avrupa’nın en yüksek mahkemesi kararına rağmen Almanya neden böyle bir adım atmak zorunda kalmıştır? Birinci Dünya Savaşında Ermenilerin yer değiştirme kararının verilmesinde İttihat ve Terakki’ye arka çıkan kendileridir ve bunu da şimdi çıkardıkları kararda belirtmelerine rağmen neden bu kazığı yüzyıldan uzun süren dostluğa gölge düşürürcesine atıyor.

Hukuki bir yaptırımı olmasa da verilen bir siyasi mesaj vardır. Şimdiye kadar yasalaşmasına karşı tavır takınan Almanya kaçak saraydakinin şantajını görmüş, buna karşılık bir karşı yaptırımın gelemeyeceğini bilerek en zayıf anında hem kendi içinde sıkıştığı Erdoğan severlik sendromundan kurtulmak, hem de Erdoğan’ın dayattığı koşullara mahkum değiliz, ayağını denk al mesajını Ankara’ya iletmek istemiştir. Ayrıca tarihteki en büyük soykırımı yapan kendilerine bir yoldaş bulmak istemişlerdir.

Böylece Kaçak Sarayın Avrupa’daki son dostu gibi görünen kalesi de yıkılmış, Türkiye dünyadan soyutlanan, iyice yalnızlaşan bir ülke haline gelmiştir.

Bu noktaya gelmemizin ilk kıvılcımlarını hatırlıyor musunuz? Hani Ortadoğu’da adına Arap Baharı dedikleri ama bölgeyi tamamen savaş ortamına sürükleyen, az da olsa var olan laik, cumhuriyetçi yönetimlerin yerine gerici, faşist yönetimlerin geldiği o Arap Baharında mevcut yönetimlerin yıkılması için en önde koşan bizim vizyonsuz AKP takımı ve dönemim başbakanıydı. Özellikle Suriye’de mezhepçi yaklaşımıyla daha önce beraber bakanlar kurulunu topladığımız, Esad’ın kaçak saraydaki ile beraber çektirdikleri tatil fotoğraflarının aksine ABD’nin emriyle bu görüntüsünden uzaklaşıp savaş tamtamlarını çalması sonucunda hayatını kaybeden binlerce ve yollara dökülen milyonlarca masum insan.

Arap Baharına kadar kendini bölgenin en etkili lideri gibi göstermeye çalışan kaçak saraylı şimdi sadece Ortadoğu’da değil, tüm dünyada en nefret edilen kişilerin başında geliyor. Tabi bunun yanında yalnızlaşan bir Türkiye.

Ortaya çıkan bu görüntü ile turizm tamamen bitme noktasına geldi. Önemli miktarda dış ticaret açığı verdiğimiz bir dönemde bunu turizmden gelen para ile kapatmaya çalışan Türkiye bu noktadan sonra bundan da mahrum kalmış vaziyette daha da çok borçlanmaya gidecek, elektiriğe, doğalgaza, yakıta zam üstüne zam yapacak, vergileri artıracak, bundan da önemlisi yurt içinde huzur kalmayacaktır. Zaten yaşadıklarımız da bunların yansımalarından başka bir şey değildir.

Gerçek gündem bunlarken gündemi değiştirme ustası Kaçak saraylı çocuk doğurmak istemeyen kadınları yarım olmakla suçlayıp onlara hakaret etmekten kendini sakınmıyor, üniversite diplomasının sahte olup olmadığı polemiğini körükleyip suni gündemlerin peşinden halkı koşturuyor. Bütün bunlar olup biterken doğuda her gün şehitler gelmeye devam ediyor, elektrik fiyatları meclisten geçen yasa ile iki katına çıkıyor, yargıda ayarlamalar devam ediyor.

tamerkayikci@yahoo.com

Yorumlar

yorum