ERDİL, TERÖR SALDIRILARI CANIMIZI YAKMAYA DEVAM EDİYOR

  20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı ile başlayan son dönem terör olayları artarak devam etmektedir. 10 Ekim 2015’te Ankara Gar Meydanı’nda, 12 Ocak 2016 tarihinde Sultanahmet Meydanı’nda, 17 Şubat 2016’da Ankara Merasim Sokak’ta askeri servis aracına yönelik saldırı, 13 Mart 2016’da Ankara Kızılay Meydanı’nda, 19 Mart 2016’da Taksim İstiklal Caddesi’ndeki ve […]

ERDİL, TERÖR SALDIRILARI CANIMIZI YAKMAYA DEVAM EDİYOR

 

20 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı ile başlayan son dönem terör olayları artarak devam etmektedir. 10 Ekim 2015’te Ankara Gar Meydanı’nda, 12 Ocak 2016 tarihinde Sultanahmet Meydanı’nda, 17 Şubat 2016’da Ankara Merasim Sokak’ta askeri servis aracına yönelik saldırı, 13 Mart 2016’da Ankara Kızılay Meydanı’nda, 19 Mart 2016’da Taksim İstiklal Caddesi’ndeki ve 27 Nisan 2016’da Bursa Ulucami yakınındaki saldırı ile Türkiye’deki korku hali adeta topluma egemen olmuştur.

Son olarak 7 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler’de ve 8 Haziran 2016 Mardin Midyat’ta gerçekleştirilen bombalı saldırıda 14 yurttaşımız hayatını kaybetmiş, onlarca kişi ise yaralanmıştır. Gerçekleştirilen bombalı eylemler dolayısıyla hem yurttaşlarımız can güvenliğinden endişe etmekte ve toplumsal yaşam olumsuz etkilenmekte hem de tarımdan turizme kadar hemen her alanda ülkemiz zarar görmektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin saygınlığı ve yurttaşlarının güvenliği adeta yok edilmiştir.

Şüphesiz ki bir devlet hem kendi geleceği hem de yurttaşlarının huzuru bakımından istihbarat faaliyetlerini yürütmek, özgürlükleri güvence altına alarak gerekli güvenliği de sağlamak zorundadır. Ancak yaşanan tüm bu olaylar göstermektedir ki hükümetin istihbarat zafiyeti söz konusudur. Ortaya çıkan güvenlik açığı ise yurttaşlarımızın hayatı ile ödenmektedir. Bu durum hukuk devleti ve vatandaşların huzur ile güvenliği açısından kabul edilebilir bir durum değildir.

Geçmişte Emniyet organlarında iktidar partisine yakınlık bakımından yapılan değerlendirmeler, bugün ise, bazı oluşumlarla mücadele kaygısıyla liyakat anlayışından uzak biçimde sürmektedir. Bu durum mevcut güvenlik ve istihbarat zafiyetinin de temelini oluşturmaktadır. Bunun yanında diğer birçok etken de bu açığın büyümesine neden olmaktadır. Başkent Ankara’da aylarca atama yapılmaması neticesinde Emniyet Müdürlüğü vekaleten yürütülmüştür.

Yaşanan saldırılar dolayısıyla yurttaşlarımızdaki tedirginlik had safhadadır. Her eylemden sonra alınmayan tedbirler ve yapılmayan soruşturmalar neticesinde yeni saldırıların gerçekleşmesi neticesi ile karşılaşılmıştır. Bu alanda daha önce verilen araştırma önergeleri ya gündeme alınmamış ya da gündeme alınma talepleri reddedilmiştir. Bu durum da yeni saldırıların önlenmesi için gerekli çalışmanın TBMM tarafından yapılmadığı ve üzerine gidilmediği algısını kamuoyunda yerleştirmiştir.

Yorumlar

yorum