FERİŞTAHINIZ GELSE BİZİ DURDURAMAZ

    Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanlığı Balıkesir Tüik Meydanında CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na İstanbul’da şehit cenaze töreni sırasında yapılan saldırı ve protestoyu kınamak için geniş katılımlı açık hava basın toplantısı düzenledi. CHP Balıkesir il başkanı Ender Biçki yaptığı basın açıklamasında “Salı günü İstanbul Vezneciler’de gerçekleştirilen terörist saldırı sonucu şehit olan 7 polisimiz […]

FERİŞTAHINIZ GELSE  BİZİ DURDURAMAZ

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanlığı Balıkesir Tüik Meydanında CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na İstanbul’da şehit cenaze töreni sırasında yapılan saldırı ve protestoyu kınamak için geniş katılımlı açık hava basın toplantısı düzenledi. CHP Balıkesir il başkanı Ender Biçki yaptığı basın açıklamasında “Salı günü İstanbul Vezneciler’de gerçekleştirilen terörist saldırı sonucu şehit olan 7 polisimiz ve 4 vatandaşımıza Allahtan rahmet dileyerek başlamak istiyorum.  2002 seçimlerinde iktidar olan AKP hükümeti neredeyse sıfırlanmış, etki alanı en aza indirilmiş bir PKK ile karşı karşıyaydı. İktidara geldiği ilk günden bu yana uyguladığı yanlış politikalar sebebiyle terör olayları gitgide arttı, Habur ve Oslo süreci ile başlayan, terör örgütü ve sözde elebaşını kayıtsız şartsız muhatap kabul eden politikaları nedeniyle bu günkü noktaya geldi. Oslo görüşmesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinde ilk kez terör örgütü ile masaya oturtulmuş oldu” dedi.

 

Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki yaptığı basın açıklamasının devamında şu cümleleri kullandı “Silahlı terör örgütünün şartlarını kabul edip herhangi bir silah bırakma olayı olmadan masaya oturulmuş ve PKK terör örgütü masada söz sahibi olmuştur. İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan talimatla TSK’nın operasyon yetkisi bu süreçte elinden alınarak valilere verilmiştir. Yurt içinde elini kolunu sallayarak dolaşan, memleketin her köşesine militan, silah ve mühimmat yığınağı yapan teröristlere hükümet talimatı gereğiyle hiçbir müdahale yapılmamıştır. Operasyon izni isteyen TSK ‘ya operasyon izni verilmemiş, şehirlerde resmi kurumlara ait araçlarla hendek kazılmasına barikat kurulmasına göz yumulmuştur. Dağdan inen teröristler davul ve zurnalar ile özgürlük savaşçısı gibi karşılanmış, devletin savcıları ayaklarına yollanmıştır. PKK’nın İmralı’da bulunan terörist başı ile devletin en üst düzeydeki yetkilileri aracılığıyla pazarlıklar yapılmış kendilerinin dışında hiçkimsenin bilmediği sözler verilmiş, kararlar alınmıştır. Açılım süreci diye halka dayatılan, ne olduğunu ve sonuçlarını kendilerinin bile bilmediği bir dönemde mitingler düzenlenmiştir. Zamanın Başbakanı RTE ve önde gelen bakanları bu mitinglerde PKK’nın savunucularını uçakla getirip hava alanında karşılamış ve meydanlarda PKK bayrakları arasında halay çekip türküler söylemişlerdir.  Hepimizin gurur duyduğu Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da uğruna binlerce şehit vererek kurduğumuz Türkiye Cumhuriyeti (TC) bu dönemde telaffuz edilmekten kaçınılmış, devlet kurumların kapılarında yazan TC utanç vesilesi olarak görülerek şimdiki iktidar tarafından kaldırılmıştır. Açılım süreci denilerek sempatikleştirilen, analar ağlamıyor diyerek reklamı yapılan, aslında tek amacı doğu halkına sempatik görünerek oy toplama amacı taşıyan süreç 7 Haziran seçimlerinde tepe taklak çakılmıştır. Terör örgütü ile masaya oturup sonuç elde etmeye çalışan AKP hükümeti kendisinden başka kimseye inanmadığı, PKK tarafından çok iyi kullanılan açılım sürecini 7 Haziran seçimlerinden sonra hiçbir bahane göstermeden bitirmiştir.  Birçok konuda olduğu gibi hesapsızca yapılan, devlet yönetme ilkeleri ile bağdaşmayan AKP’nin bakkal dükkanı yönetir gibi günlük uygulanan politikalarına yine kendi son vermiş ve sonucunda utanmadan kandırıldık diyebilmiştir. Açılım süreci içinde doğu ve güneydoğuda oylarını arttırmayı hayal eden AKP, PKK’ya verdiği desteğin cezasını 7 Haziran seçimlerinde fazlasıyla ödemiştir. AKP hükümeti başbakanı Davutoğlu ve bakanlar tarafından dile getirilen, doğu halkının seçimde PKK tarafından baskı altında olduğu ve rahat oy kullanamadığı konusu hepimizin malumudur. Bu sürece nasıl gelindiği ise AKP hükümeti tarafından yine atlanmış bu defa da zaten terör örgütü olan iş ortağı PKK suçlanmıştır. Yaptığı hatayı kabul etmeyen, KANDIRILDIK diyerek olayı hafifleten hükümet, 7 Haziran seçimleri sonrası bütün yaptıklarını unutarak yeniden milliyetçi geçinmeye başlamış ve PKK ile mücadele etmeye devam edeceğini duyurarak,  her türlü kolaylığı sağladığı şehirlere yerleşmesine izin verdiği PKK ile tekrar savaşa girmiştir. Konuşmamın başındada belirttiğim gibi 2002 yılında neredeyse bitmiş, silah bırakma aşamasına gelmiş terör örgütü AKP tarafından şımartılmıştır. Bugün gelinen noktada analar ağlamıyor diye hiçbir plan yapılmadan girişilen yolda, sadeceAKP’nin  menfaatlerine göre günlük olarak yönetilen planlar tamamen çökmüştür.  Şehit haberlerine nerdeyse alıştırılmaya çalışıyoruz; artık 2-3 şehit ana haberlerde 10 sn, gazete köşelerinde küçücük biryer bulunarak geçiştiriliyor. Halkımız o kadar alıştırıldı ki, 3-5 şehit kimsenin dikkatini çekmiyor. Şehirlerde canlı bombalar patlatılmadığı müddetçe  tüm olanlar günlük yaşantımızın bir parçası gösteriliyor. Aslında analar haykırarak ağlıyor ama tüm medya ve yazılı basın bunu görmezlikten geliyor. Vatandaşın tepkisini azaltmak için hükümet anında yayın yasağı getiriyor. Değerli yurttaşlarım değerli Basın mensupları. Ne Habur’da, ne Oslo’da, ne mitinglerde, ne İMRALI görüşmelerinde CHP bulunmadı. Valilere, TSK’ya operasyon yapmayın talimatını gönderen CHP değildi. Bu kararların hepsini hükmet tek başına verdi ve uyguladı. Biz CHP olarak yapılanların yanlış olduğunu terör örgütüyle görüşmelerin silah bırakmadan yapılamayacağını ilk günden bu yana söyledik ama bu beceriksiz iktidara dinletemedik. Neredeyse tüm medyayı elinde bulunduran, devletin kurumlarını da kullanarak gerçekleri halkından gizleyen AKP iktidarı bütün olanların sorumlusudur.   Bugün gelen her şehidin sorumlusu PKK Terör Örgütü’ne yardım ve yataklık yapmış olan Erdoğan ve AKP yöneticileridir. Şehitlere “kelle”, PKK terör örgütü lideri Öcalan’a “sayın” diyen, “şehit cenazesi gelince yaygara çıkartıyorlar” ifadesini kullanan, “AKP ile PKK doğrudan görüşüyor” diyerek işlediği suçu itiraf eden, Erdoğan ve AKP yöneticileri PKK’nın şehirleri silah deposu haline çevirmesine, vergi mahkemeleri kurmasına, trafik kontrolü yapmasına hatta asker alma şubeleri açmasına göz yummuş, valilere verdikleri “dokunmayın” talimatı ile PKK’nın önünde siper olmuştur. Tarihe geçen bu büyük suçların üstü çirkef politikalar, aşağılık saldırılar ve mesnetsiz iftiralar ile asla kapatılamaz. Bu büyük suçların hesabını sormak Cumhuriyet Halk Partisi’nin asli görevidir.  Yaşanan her kötü olaydan sonra AKP tarafından dile getirilen ‘bıçak kemiğe dayandı’ ifadesi tam da içinde bulunduğumuz durumu anlatmaktadır. evet ‘bıçak kemiğe dayandı arkadaşlar. Dün Genel Başkanımıza yapılan alçak saldırı ve ölüm tehdidi, ülkeyi teröre teslim etmiş ve artık parti olmaktan çıkarak mafyavari bir çeteye dönüşen AKP’nin yürüttüğü algı operasyonunun bir parçasıdır. Buradan kamuoyu vicdanına soruyorum: Bir insan, şehit cenazesine ne için gider? Şehidi uğurlamak, dua ve rahmet okumak için, şehit yakınına moral vermek için gider. Bir insan şehit cenazesine neden cebinde yumurtayla, kurşunla gider? Bu kişiler açıkça toplumda infial yaratmaya yönelik algı operasyonları yapmak için o cenazeye gitmişlerdir. Asıl dikkat çekici olan ise, bu provokatörlerin Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu’nun ayağına tabanca mermisi bırakmalarıdır. Dün Şehit polislerimizin cenazesinde Genel Başkanımıza bu alçakça saldırıyı ve ölüm tehdidini yapan aşağılık şahış, cinsel saldırıdan, uyuşturucu bulundurmaktan ve bilumum adi suçlardan sabıkalı bir provokatörden başka bir kimse değildir. Devletin koruyamadığı Genel Başkanımızı gerekirse bundan sonra BİZ KORUYACAĞIZ. Buradan AKP beslemesi çetelere sesleniyorum: Eğer gerçekten zerre kadar şerefiniz, namusunuz varsa şehide ‘kelle’ diyenlerin çelenklerini parçalayın. Ne Cumhuriyet Halk Partisi, ne de  Genel Başkanımız şehide hakaret etmez, terör örgütlerine kucak açmaz, onları meşru göstermez.  Değerli yurttaşlarım değerli Basın mensupları. Sizlere AKP’LİLERİN PKK için söydelediklerini hatırlatmak istiyorum.  DÖNEMİN BAŞBAKANI ERDOĞAN’IN ‘TERÖR ÖRGÜRTÜYLE GÖRÜŞEN ŞEREFSİZDİR’ sözleri hala kulaklarımızda. DÖNEMİN BAKANI BÜLENT ARINÇ ‘ın ‘Öcalan yeni çözüm sürecinde olmalıdır’ sözleri hala kulaklarımızda. AKP MİLLETVEKİLİ Mehmet Metiner’in “Öcalan’ın durduğu yer, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine katkı sağlayan bir yer. İmralı’da çok anlamlı, çok değerli şeyler söylüyor” Dediği hala kulaklarımızda.  Bizim kültürümüzde camiye, cenazeye, şehitlere saygısızlık yoktur. Camiye cebinde yumurta ve kurşunla giren kişiler en başta bu değerlere saldırmışlardır. Ben merak ediyorum, acaba ‘Camiye ayakkabıyla girdiler diyen’ zat, camiye cebinde tabanca mermisiyle girenlere karşı bir söz söyleyecek mi? Sanmıyorum, bu protestoyu yapanların talimatı aldığı yer belli. Bu olayın peşini bırakmayacağız. Bizi meydanlardan, şehit cenazelerinden uzaklaştıramayacaklar. Buradan Tüm Türkiye’ye ve Balıkesir’e haykırıyorum: Oslo’da PKK ile müzakere masası kuranların, Kandilden Otobüslerle teröristleri ülkeye getiren ve uydurma mahkeme kurup teröristleri aklamaya çalışanların, İmralı canisini ve Kandili muhatap alanların,  14 yıl önce sıfırlanmış terörü şehirlerimize indirenlerin, Şehirlerde PKK bombaları istiflerken seyredenlerin yaptıkları vatan hainliğidir. Bugün vatan toprağına düşen her şehidimizin tertemiz kanında bu ihaneti yapanların sorumluluğu vardır. Şunu unutmayın vatan hainleri, en kısa zamanda hayatını söndürdüğünüz her vatan evladımız için teker teker hesap vereceksiniz. Nazım Hikmet’in dediği gibi “ Hiçbir korkuya benzemez vatanını satanın korkusu”. Korkunun ecele faydası yok. Bütün yaptığınız hırsızlıkların, söndürdüğünüz canların hesabını vereceksiniz. Köklerinde Kuvayi Milliye olan bir partinin, 3-5 besleme tetikçiye pabuç bırakacağını sanan zavallılar varsa şaşarım onların aklına. Herkes bilsin ki, bir kişi ölürüz, bin kişi diriliriz. Herkes bilsinki CHP TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN bölünmesine ASLA İZİN VERMEYECEKTİR. Çünkü biz Türküz, Çünkü biz Türkiyeyiz. Kahrolsun PKK terörü yaşasın TÜRKİYE CUMHURİYETİ.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle